4. Hukuk Dairesi 2009/3693 E. , 2010/817 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/11/2007 gününde verilen dilekçe ile internet sitesindeki yayın nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 11/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik h…
**4. Hukuk Dairesi 2009/3693 E. , 2010/817 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/11/2007 gününde verilen dilekçe ile internet sitesindeki yayın nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 11/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, internetteki yayında kullanılan sözler nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, “... ...” adındaki internet sitesinde 08/11/2007 günü yayınlanan “... ağzını bozdu: 'Bu haberleri ... hangi münasip deliğinden uydurdu? Haberleri para karşılığı yaptı” biçimindeki sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu bildirerek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davacı dava dilekçesinde olayla ilgili hakaret suçundan Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunduğunu belirtmişse de yerel mahkemece, dava konusu olayla ilgili cumhuriyet savcılığı dosyası araştırılmadan karar verilmiştir. Davacının temyiz dilekçesi ekinde sunduğu iddianame örneğine göre dava konusu sözleri nedeniyle davalı hakkında ... 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2008/239 Esasında kayıtlı ceza davası bulunmaktadır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değil ise de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, ceza davasının sonucu beklenilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.