6. Ceza Dairesi 2023/14682 E. , 2025/5247 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2691E., 2022/159 K SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin biri…
**6. Ceza Dairesi 2023/14682 E. , 2025/5247 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2691E., 2022/159 K SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; Meşru müdafaanın kabul edilebilmesi için saldırıya ve savunmaya ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. A- Saldırıya ilişkin koşullar; a) Bir saldırı bulunmalıdır; burada somut bir saldırının varlığı gerekmekte ise de, başlayacağı muhakkak olan ve başladığı takdirde savunmayı olanaksız kılacak veya güç hale getirecek bir saldırıyı başlamış, keza bitmiş olmasına rağmen tekrarından korkulan bir saldırıyı da henüz sona ermemiş saymak zorunludur. b) Saldırı haksız olmalıdır. c) Saldırı 765 sayılı Yasaya göre, nefis ya da ırza; 5237 sayılı Yasaya göre ise herhangi bir hakka yönelik olmalıdır. d) Saldırı ile savunma eşzamanlı bulunmalıdır. B-Savunmaya ilişkin koşullar; a) Savunma zorunlu olmalıdır, b) Saldırı ile savunma arasında oran bulunmalıdır. CGK 2007/1-281-2008/37 5237 sayılı Yasanın 27/2. maddesinin uygulanabilmesi için; 1-Meşru savunma ile korunabilecek bir hakkın bulunması, 2-Saldırıya ilişkin koşulların var olması, 3-Savunmaya ilişkin koşullardan “ölçülülük” şartının, savunma lehine ihlal edilmesi suretiyle sınırın aşılması, 4-“Sınırın aşılmasının” mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmesi, Gerekmekte olup, tüm bu şartların birlikte gerçekleşmesi halinde, meşru savunmada sınırı aşan faile ceza verilmeyecektir. CGK 2007/1-281 E, 2008/31 K CGK 2015/6-1219 E, 2019/13 K; “...5237 sayılı TCK’nın 29. maddesinde yer alan haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gereklidir...”şeklindedir. Söz konusu şartlar; - Tahriki oluşturan haksız bir fiil bulunmalı, - Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı, - Failin işlediği suç, bu ruhi durumun tepkisi olmalı, - Haksız tahrik teşkil eden eylem, mağdurdan sadır olmalıdır. Daireminizin uygulamalarında da sıralamanın bu şekilde olması gerektiği, eylemin niteliği ve deliller birlikte değerlendirilip örnek, 6. CD 2022/4023 E, 2024/276 K sanığın savunmalarında üzerine atılı yağma suçuna ilişkin suçlamayı ısrarla kabul etmemesi, sanığın aşamalarda ''kaçmak için silah çektiğini ancak katılanı tehdit edip para istemediğini'' ifade etmesi, katılan ...'nin, şikâyetçiler ...., ...'nin beyanları, işyeri önündeki kamera kayıtları, dosyadaki bilgi ve belgeler karşısında; sanığın kaçmasını engellemeye çalışan şikâyetçiler ..., ...,. ...'ye karşı olay yerinden kaçıp kurtulmak için silah çekmesinin meşru müdafaa veya meşru müdafaa sınırlarını aşıp aşmadığı, meşru müdafa sınırlarında değil ise ağır tahrik altında silahla tehdit suçunun işlenip işlenmediği hususları tartışılmadan, yağma suçunu işlediğine ilişkin, katılanın soyut beyanı ve diğer katılan ....'nin mahkemede doğrulamadığı iddiası dışında, hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak, sanığın nitelikli yağma suçundan beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi... Bozmayı gerektirmiş... BOZULMASINA...” şeklindeki kararlarında da görüldüğü üzere meşru müdafaanın şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği meşru müdafaa şartlarının oluşmadığına kanaat getirilmesi halinde meşru müdafaada sınırın aşılması hususunun tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği, olayın niteliği itibariyle bu kapsamda da kalmadığı değerlendirilmesi halinde bu kez tahriğe ilişkin hükümlerin uygulanıp uygulanmamasının tartışılması gerektiği açıktır. Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelecek olursa karpuz satışı hususunda anlaşan taraflar arasında anlaşmanın bozulması üzerine katılan ...'un karpuzları dava dışı ...'a sattığı ve ...'nin karpuzların söktürdüğü esnada katılanlar ... ve ...'ın olay yerine geldiği, kapuzları yoldurtmayız sahibi arayın diyerek katılan ...'u çağırttığı, oğlu olan sanık ... ile katılan ...'in olay yerine gelmesi akabinde taraflar arasında çıkan tartışmada katılan sanık ...'un müşteki ...'e silah doğrultulması üzerine sanığın silahı eline aldığı ilk eli ateşledikten sonra şahısların olay yerinde bulunan araçlarına binerek uzaklaştıkları dikkate alındığında sanığın eyleminin meşru müdafaada kapsamında olup olmadığı veyahut meşru müdafaada sınırın aşılmasını düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 27. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının tartışılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,14.05.2025 tarihinde çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Dosya kapsamı ve Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü nazara alındığında, sanık lehine Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının isabetli olduğu, meşru müdafaa veya meşru müdafaada sınırın aşılması hususlarının tartışılması gereken bir halin mevcut olmadığı, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun kararına iştirak etmiyorum.