Başvuru; şüphelinin elleri kelepçeli şekilde halka teşhir edilip kamera kaydına alınması, şüphelinin gözaltında maruz kaldığı eylemler ve bu eylemler hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan yasağın, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, müdafi yardımından yararlandırılmama ve müdafinin soruşturma evrakına erişmesine izin verilmemesi nedeniyle adil
Başvuru; şüphelinin elleri kelepçeli şekilde halka teşhir edilip kamera kaydına alınması, şüphelinin gözaltında maruz kaldığı eylemler ve bu eylemler hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle Anayasa’nın maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan yasağın, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, müdafi yardımından yararlandırılmama ve müdafinin soruşturma evrakına erişmesine izin verilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla hakkında yürütülen bir ceza soruşturması kapsamında 23/9/2016-4/10/2016 tarihleri arasında gözaltında tutulmuştur. Başvurucu hakkında düzenlenen 4/10/2016 tarihli adli raporun “muayene edilenin tıbbi öz geçmişi” bölümünde sarı ve yeşil renkli, eski ekimozdan bahsedilmiştir (Rapor okunaklı olmadığı için ekimozun bulunduğu yer anlaşılamamıştır.). Sözü edilen rapora göre muayene sırasında muayene odasında sadece doktor ile başvurucu bulunmaktadır ve başvurucu ekimozun nasıl oluştuğunu hatırlamamaktadır. Önceki adli raporlarda herhangi bir yara izi tarif edilmemiştir. Başvurucu 4/10/2016 tarihinde kardeşi A.K. ve B. isimli şüpheli ile birlikte tutuklanma talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilmiştir. Yapılan sorgusunda başvurucu,gözaltındayken fiziksel ve ruhsal şiddete maruz kaldığını öne sürmüştür. İddiasına göre ayakta bekletilmiş, soğuk su ile yıkanmış ve darbedilmiştir. Başvurucu hakkında düzenlenen son adli raporda belirtilen yara izi başvurucunun maruz kaldığı şiddet sebebiyle oluşmuştur. Başvurucu, kötü muamelede bulunan kişileri görememiştir zira başı hep öne bakar vaziyettedir. Sözünü ettiği kişilerin kendi aralarında birbirlerine nasıl hitap ettiklerini de hatırlamamaktadır. Kendisine fiziksel şiddet uygulayan sadece bir kişidir. Başvurucunun kardeşi A.K. da sorgusunda gözaltında bulunduğu sırada başvurucunun beş altı kez yürüyerek gittiği yerden iki kişinin kollarında geldiğini ve terör örgütü aleyhine bağırmaya zorlandığını iddia etmiştir. Anılan iddialar üzerine sulh ceza hâkimliği aynı gün işkence suçu yönünden savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur. Başvurucu 10/10/2016 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları İnceleme Komisyonuna (İnceleme Komisyonu) bir dilekçe yazmış ve gözaltında tutulduğu süre içinde yaşadığını iddia ettiği kötü muameleleri anlatarak kamera kayıtlarının incelenmesini, süreçte görev alan görevliler ile gözaltında tutulan kişilerin ifadelerinin alınmasını istemiştir. Ceza infaz kurumu dilekçeyi aynı gün İnceleme Komisyonuna gönderilmek üzere savcılığa göndermiştir. Başvurucunun talebi üzerine İnceleme Komisyonu, kendilerine 10/10/2016 tarihli dilekçenin gelmediği yönünde başvurucuyu bilgilendirmiştir. Başvurucu 4/11/2016 tarihinde, gözaltında tutulurken maruz kaldığını iddia ettiği kötü muameleler nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur. İddiasına göreyapıldığını öne sürdüğü mülakatta kendisine sorulan kişileri tanımadığını söylediği için Gaziantep Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM Şube) binasında tutulduğu sürede küfre maruz kalmış, tehdit edilmiş, dövülmüş, üzerinde elbise olduğu hâlde yıkanmış ve uzun süre belirli bir şekilde ayakta bekletilmiştir. Ayrıca terör örgütü aleyhine bağırmaya ve bazı fiziksel hareketlerde bulunmaya zorlanmış, zaman zaman da yemek ve sudan mahrum bırakılmıştır. Y. isimli müdür bir gün başvurucuya eşinin de oraya geleceğini, bir başka gün ise eşinin yurt dışına gittiğini söylemiştir. 4/10/2016 tarihinden önceki adli muayeneler sırasında başvurucu, korkusundan maruz kaldığı muameleleri doktorlara anlatmamıştır. Başvurucunun iddialarına bakılırsa kendisine kötü muamelede bulunanlar Y. isimli müdür ile diğerlerinin “asker abi” diye seslendikleri kişidir. Başvurucunun suç duyurusu üzerine savcılık konuyla ilgili bir ceza soruşturması başlatıp TEM Şubeden gerekli tahkikatın yapılmasını istemiştir. TEM Şube tarafından gönderilen belgelere göre nezarethane ve ifade alma odalarındaki kameralar ancak 28 gün süreyle kayıt yaptığı için başvurucunun gözaltında tutulduğu döneme ait kamera görüntüleri mevcut değildir. Anlaşmalı yemek şirketinden gelen yemekler günde üç öğün şeklinde başvurucuya verilmiştir. Başvurucuya kötü muamelede bulunulmamıştır ve başvurucu 4/10/2016 tarihinde müdafii ile görüştürülmüştür. Savcılıkça yürütülen soruşturma sonunda, başvurucunun kendisine işkence edilip küfredildiğine ilişkin olarak soyut iddiası dışında delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Başvurucu, savcılıkça verilen karara itiraz etmiş; itiraz dilekçesine başka belgeler yanında kendisiyle aynı dönemde TEM Şubede gözaltında tutulan ve tutuklanmalarının ardından kendisiyle aynı koğuşa yerleştirilen A.Ü., S.T., T. ve S.K. isimli şüphelilerin gözaltında iken maruz kaldıklarını iddia ettikleri kötü muameleler nedeniyle 8/11/2016-22/9/2017 tarihleri arasında yaptıkları suç duyurularına ilişkin dilekçeler ile yine kendisi ile aynı dönemde gözaltında tutulan B.A. isimli kişinin maruz kaldığını öne sürdüğü kötü muameleler nedeniyle çeşitli adli ve idari makamlara yazdığı dilekçeleri eklemiştir. B.A. dışındaki şüpheliler dilekçelerinde başvurucunun iddialarının bir kısmını doğrulamaktadır ve bütün şüpheliler aynı terör örgütüne üye olmakla suçlanmaktadır. Başvurucunun anılan itirazı sulh ceza hâkimliğince reddedilmiş, karar başvurucuya 11/1/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Savcılık, sulh ceza hâkimliğince yapılan suç duyurusunu (bkz. § 3) 21/11/2016 tarihinde kayda almış vekonuyla ilgili belgeler ile kamera görüntülerini temin etmek için TEM Şube ile yazışmıştır. TEM Şube, başvurucunun suç duyurusu nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında verdiği bilgilerinin aynısını (bkz. § 6) göndermiştir. Başvurucunun suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma sonunda verilen kararın -bu kararda başvurucunun 4/11/2016 tarihli suç duyurusunda dile getirdiği iddialar ayrıntılı olarak yer almaktadır- bir örneğini soruşturma dosyasına alan savcılık, başvurucunun kendisine işkence edilip küfredildiğine ilişkin olarak soyut iddiası dışında delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucunun anılan karara yönelik 18/1/2018 tarihli itirazı sulh ceza hâkimliğince 11/10/2018 tarihinde reddedilmiştir. Bu karar başvurucuya 2019 yılı Nisan ayında tebliğ edilmiştir (Tebliğ belgesindeki tarih okunaklı olmadığından tebliğ günü kesin olarak saptanamamıştır.). Başvurucu, infaz hâkimliğinden kendisine sağlık dosyasının fotokopisinin verilmesi yönünde talepte bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği talep edilmesi hâlinde dosyanın ivedilikle ilgili makama gönderileceğini de belirterek başvurucunun talebini reddetmiştir. Bu karara yapılan itiraz ağır ceza mahkemesince yerinde görülmemiştir. Ağır ceza mahkemesi, isnat edilen suçlama sebebiyle başvurucuyu süreli hapis cezasına mahkûm edip başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucubu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge adliye mahkemesinin ilgili ceza dairesi başvurucunun istinaf isteminin esastan reddine ve tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucunun tutukluluk hâlinin devam ettirilmesine ilişkin itirazı 15/8/2018 tarihinde reddedilmiş ve bu karar başvurucuya 6/9/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu temyiz kanun yoluna başvursa da istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar Yargıtayca onanmıştır. Başvurucu 2019 yılında 20/10/2016-4/2/2019 tarihleri arasında gördüğü tedavilerle ilgili evrakın dosyasına eklenmesi için sulh ceza hâkimliğine dilekçe yazmıştır. Bu talep savcılıkça reddedilmiştir. Başvurucu 26/4/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca adli yardım talebinin kabulü ile başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.