6. Hukuk Dairesi 2010/8848 E. , 2011/1246 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı-davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av..... ile davalı vekili Av..... geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki…
**6. Hukuk Dairesi 2010/8848 E. , 2011/1246 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı-davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av..... ile davalı vekili Av..... geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, 67.200 TL cezai şartın tahsiline ilişkindir..Mahkemece davanın kısmen kabulü 33.600 TL cezai şartın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalılar vekili tarafından ayrı temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince ; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.2.2004 başlangıç tarihli ve sekiz yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile kiralanan davalı şirkete lokanta olarak kullanılması için kiralanmış, sözleşmeyi diğer davalı ... müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Sözleşmenin özel şartlar 14 / D maddesinde süre bitmeden evvel yersiz ve haksız olarak tek taraflı fesih ile bu sözleşmenin münfesih olacağı, 15. maddesinde de 14 / D maddesine uygun olarak ilk üç yıl içinde akdin feshine sebebiyet vermesi durumunda kiracının kiralayana cezai şart olarak fesih tarihindeki kira tutarının iki yıllık karşılığını tazminat olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği kararlaştırılmıştır. Serbest irade ile konulan bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar. Kiracılık süreci içinde davalı kiracı şirket Ankara... Noterliği’nden 25.5.2005 tarihinde verdiği tahliye taahhüdü ile kiralananı 1.10.2005 tarihinde tahliye etmeyi taahhüt etmiş, ayrıca 28.9.2005 tarihli adi yazılı tahliye taahhüdü ile de yine mukavele sorumlulukları uhdesinde kalarak kiralananı 1.10.2005 tarihinde tahliye etme taahhüdünü yinelemiştir Kiralanan davalı tarafça 3.10.2005 tarihli protokol ile tahliye edilerek kiralayana teslim edilmiştir. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 11. maddesinde ikinci kira yılının aylık kirası 2.800 TL olarak kararlaştırılmış olduğundan davacı işbu dava ile sözleşmenin 15. maddesi gereği kira sözleşmesinin ilk üç yıl içinde feshedilmesi nedeniyle aylık 2.800 TL üzerinden iki yılık kira parasını cezai şart olarak talep etmektedir. Türk Ticaret Kanunu’nun 3.maddesine göre bu yasada düzenlenen hususlarda bir ticarethane veya fabrikayı ya da ticari şekilde işletilen diğer bir müesseseyi ilgilendiren bütün muamele, fiil ve işler ticari iştir. Aynı yasanın 21 / 2 maddesi hükmü gereği taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler yasada aksine hüküm olmadıkça diğeri için de ticari iş sayılır. Davalı kiracı şirket Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş tüzel kişiliğe sahip bir limitet şirket olduğundan anılan yasanın 18. maddesine göre tacir statüsündedir. Davalı kiracı tüzel kişi olup tacir sıfatını taşıdığından Türk Ticaret Kanunu’nun 24. maddesi gereğince sözleşmeye konulan cezai şartın indirilmesini isteyemez. Olayda Borçlar Kanunu’nun 161 / 3 maddesinin uygulanma olanağı yoktur. Gerek yasa hükmü, gerek yerleşmiş yargısal içtihatlar da bu yöndedir. Lokanta olarak kullanılan kiralananın kapasitesi mevcut duruma etkili değildir.Bu durumda mahkemenin koşulları oluşmuş cezai şarttan herhangi bir tenkise gitmeksizin istemin kabulüne karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda ( 2 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 825 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 8.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.