11. Hukuk Dairesi 2016/10702 E. , 2018/3120 K. "" MAHKEMESİ : ... (KAPATILAN) .... FİKRÎ VE Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....04.2016 tarih ve 2013/267-2016/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici .../.... maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun i…
**11. Hukuk Dairesi 2016/10702 E. , 2018/3120 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... (KAPATILAN) .... FİKRÎ VE Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....04.2016 tarih ve 2013/267-2016/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici .../.... maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, "..." ibareli markanın müvekkili tarafından ihdas ve istimal edilip tanıtıldığını, markanın topluluk markası olarak ve bir çok ülkede müvekkili adına tescilli olduğunu, Türkiye'ye de aynı marka altında ihracat yaptığını, davalının aynı ibareyi ihtiva eden 2007/44647, 2007/16905, 2007/46090, 2007/26629 sayılı markaları adına tescil ettirdiğinin öğrenildiğini, kötüniyetli davalının bu tescillerle müvekkilinin markasından haksız menfaat sağlamayı amaçladığını, yazı fontunda dahi müvekkilinin markalarının fontunu kullandığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2007/44647, 2007/16905, 2007/46090, 2007/26629 sayılı markaların hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin tescilden önce de markalarını kullandığını, davacının ... yıldır müvekkilinin markalarından haberdar olduğunu, davacının daha tescil aşamasında ... nezdinde itiraz ettiğini, itirazlarının reddedilmesine karşılık dava açmadığını, uzun süre sonra açılan davanın kötüniyetli olduğunu, markaların uzun süre piyasada yanyana yaşadığını, sessiz kalmakla hak kaybına uğrayan davacının müvekkilinin ticaretini engellemeyi amaçladığını, müvekkilinin tescillerinin 40. sınıfı da kapsadığı halde davacının bu sınıfta bir kullanımının ve tescilinin bulunmadığını, tanınmışlık iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "..." ibareli markalarının tanınmış olduğunu kanıtlayamadığı, ancak 2003 ve takip eden yıllarda davacı markasını taşıyan ürünlerin Türkiye'de satıldığı, davalının markayı bilebileceği, fantezi olarak üretilmiş kelimenin sektörde faaliyet gösteren davalı tarafından bilinmediğinin düşünülemeyeceği, dolayısıyla davalının kötüniyetle tescil yaptırdığı, öncelikli hak sahipliğinin davacı üzerinde bulunduğu, markaların aynıyet arzettiği, iltibasın oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.