9. Hukuk Dairesi 2018/6393 E. , 2018/14759 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının 01.01.1991 tarihinden 28.01.2001 tari
**9. Hukuk Dairesi 2018/6393 E. , 2018/14759 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının 01.01.1991 tarihinden 28.01.2001 tarihine kadar davalı işyerinde muhasebeci olarak çalıştığını, 10.01.2001 tarihinde hiçbir işlem yapmamasını söylediğini, bundan bir süre sonra 28.01.2001 tarihinde işveren tarafından irade dışı izne gönderildiğini, daha sonra ... 12. Noterliği'nin 16.02.2001 tarih ve 6874 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla ..., ücret, sosyal hak ve TİS’ten kaynaklanan hak ve alacaklarını talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının hizmet akdinin doğruluk ve bağlılığa uygun olmayan davranışları nedeniyle bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedildiğini, davacının sorumluluğunda bulunan davalı şirketin muhasebe kayıtlarında Ocak 2001 ayı hesaplarında yapılan iç denetim sırasında muhasebe kayıtlarında yapılan incelemelerde kayıtlarda tutarsızlık olduğunun fark edildiğini, davacının sorumluğunda bulunan kasa sayılarak 27.01.2001 tarihli tutanak İle teslim alındığını, davacının 29.01.2001 tarihinden itibaren 15 iş günü süre ile yıllık izne çıkarıldığını, hesaplarda geriye doğru yapılan inceleme sonunda şeker bayramı ve yeni yıl tatiline rastlayan 26.12.2000-31.12.2000 tarihleri arası ve 01.01.2001 tarihi ile kasanın tutanak ile teslim alındığı 27.01.2001 tarihi öğle saatine kadar havalimanı satış ünitelerinde yolculara yapılan satışlardan yazar kasalara girişi yapılarak tahsil edilen ve satış elemanları tarafından form dökümü yapılarak muhasebeye nakit olarak teslim edilen nakit miktarı ile bankaya yatırılan nakit miktarı arasında açık olduğunun tespit edildiğini, satış elemanları tarafından muhasebe departmanına teslim edilen nakit paraların muhasebe tarafından en geç takip eden gün bankaya yatırılması gerektiğini, paraların süresinde bankaya teslim edilmediğini, günlük hasılatların yaklaşık birer haftalık gecikmelerle ilgili bankaya teslim edildiğini, ancak hasılatın şirket kasasında muhafaza edilmediğini, ayrıca ilgili bankadan yapılan araştırmada mevcut uygulama dışında davacı ile muhasebe elemanı tarafından takip eden ayın ilk günlerinden toplanan hasılattan çek ve nakit döküm föyü düzenlenmeksizin banka şubesine elden nakit teslim edilerek ay sonlarında cari hesabın denkleştirildiğinin tespit edildiğini, şirket ve banka hesaplarında mevcut olmayan paranın davacı ve muhasebe elemanının zimmetinde kaldığını, bu nedenle iş akitlerinin haklı ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, ayrıca haklarında Cumhuriyet Başsavcılığına güveni kötüye kullanma suç isnadı ile şikayette bulunduklarını, davacının hizmet akdinin feshedildiği 12.01.2001 tarihine kadar çalıştığı süre ile orantılı olarak hesaplanan Şubat ayı ücretinin kendisine ödendiğini, fazla mesai alacağının olmadığını, , davacının kullanmadığı 46 gün izin hakkı olduğunu, müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olması nedeniyle davacıya ödenemediğini savunarak davanın reddini istemiştir. C) Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti : Yerel Mahkemenin ilk kararı tarafların temyizi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 14.11.2013 tarih ve 2013/11699 E. ve 2013/19179 K. sayılı ilamı ile, davalı şirketin hesaplarının tutulduğu banka kayıtları, davalı şirketle davalı şirketin hesabının bulunduğu banka arasında imzalanan sözleşme, 27.01.2001 tarihli bilanço, mizan cetveli ve kasa hesabı muavin defterleri ile ... 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/1109 E.sayılı dosyası ve ... 1.İş Mahkemesinin 2001/272 E.sayılı dosyası ve ekindeki iki klasör halindeki davalı işyeri kayıtlarının getirtilmesi, gerekirse işyeri kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişinin de olduğu bilirkişi heyeti tarafından inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatı talepleri hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş olup, Mahkemenin bozmaya uyarak davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının bu kez davalı vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 30.03.2017 tarih ve 2017/1914 E. ve 2017/5369 K. sayılı ilamı ile "gerekçe ve hüküm arasındaki çelişki" nedeniyle usulden bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak, gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki giderilmiş, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır. Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir. HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Öncelikle belirtmek gerekir ki “Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir”. Kamu düzenine ilişkin hususlar hakkında aleyhe bozma yasağı uygulanamaz. Yani Yargıtay, kamu düzenine aykırı bir husustan dolayı hükmü temyiz edenin aleyhine (temyiz etmemiş olan tarafın lehine) olarak da bozabilir. Çünkü kamu düzenine ilişkin hususları hâkim (ve Yargıtay) kendiliğinden gözetme ile yükümlüdür. Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir hüküm kuramaz. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur. Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu nedenle bozma kararından sonra da Mahkemece HMK.nun 297 vd. maddelerinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorundadır. Somut uyuşmazlıkta, Mahkemenin ilk kararı Yargıtay 7. Hukuk Dairesince, Ceza Mahkemesi kararının davacının suç işlemediği gerekçesine dayanmadığı gibi ceza mahkemesinin delil yetersizliğine dayanan beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı, davalı şirketin hesaplarının tutulduğu banka kayıtları, davalı şirketle davalı şirketin hesabının bulunduğu banka arasında imzalanan sözleşme, 27.01.2001 tarihli bilanço, mizan cetveli ve kasa hesabı muavin defterleri ile ... 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/1109 E.sayılı dosyası ve ... 1. İş Mahkemesinin 2001/271 E.sayılı (ilamda sehven 2001/272 E. yazıldığı anlaşılmıştır) dosyası ve ekindeki iki klasör halindeki davalı işyeri kayıtları getirtilmesi, gerekirse işyeri kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişinin de olduğu bilirkişi heyeti tarafından inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatı talepleri hakkında bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş olup, Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozma doğrultusunda inceleme yapılmamış ve gerekçe oluşturulmadan bozmadan önceki aynı gerekçeyle hüküm kurulmuştur. Bu nedenle, bozma ilamının gereğinin yerine getirilerek, ... 1.İş Mahkemesinin 2001/271 E.sayılı dosyası ve ekindeki iki klasör halindeki davalı işyeri kayıtlarının getirtilmesi, ayrıca ... Sigorta A.Ş tarafından davacı ve ...'a karşı rücu davası açılmış ve Dairemiz incelemesinden geçen dosyada genel mahkemelerin görevli olduğu belirtilerek bozma kararı verilmiş olup, bu dava dosyasının da getirtilerek, tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve gerekçe oluşturularak, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talepleri hakkında bir karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.