(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5397 E. , 2010/10480 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili davalı Zekeriya Yılmaz’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek hacz
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5397 E. , 2010/10480 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili davalı Zekeriya Yılmaz’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait aracı İbrahim Bal’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiş, yargılama sırasında aracın aslında ...’e satıldığını iddia ederek adı geçen kişiyi davaya dahil etmiştir. Davalılar davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davalıların kötüniyetinin kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İptal davasından maksat İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarruflarının iptaline hükmettirmektir. Bu davanın önkoşulu ise, borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin bulunmasıdır. Ön koşulun bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddede akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan 2010/5397 2010/10480 akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmeli, aynı maddenin son fıkrasında yazılı koşulların yerine getirilip getirilmediği araştırılmalıdır. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda davacı vekili tarafından 05.02.2010 tarihinde verilen delil listesindeki deliller toplanmamış, 278. maddenin uygulanması açısından davanın konusu olan araç satışı ile ilgi satış sözleşmesi getirtilmemiş, aracın gerçek değerinin tesbiti açısından bilirkişi incelemesi yapılmamış, satılan aracın ticari olması nedeniyle İİK.nun 280/son maddesinde yazılı ticari işletme niteliğinde olup olmadığı hususu üzerinde durulmamıştır. Bu durumda mahkemece tasarrufa konu aracın satışına ilişkin sözleşmenin getirtilmesi, araç üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak tasarruf tarihindeki gerçek değerinin belirlenmesi, araç ticari nitelikte olduğundan yapılan tasarrufun İİK.nun 280/son maddesinde yazılı ticari işletmenin devri niteliğinde olup olmadığının araştırılması, dava konusu araç davalı üçüncü kişi konumundaki Mehmet tarafından da elden çıkarılmış ise davanın İİK.nun 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşeceğinin gözönüne alınması ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 2.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.