4. Hukuk Dairesi 2010/3965 E. , 2010/13003 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... AŞ ve diğerleri aleyhine 14/03/2008 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin reddine, diğer davalılar hakkındaki istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 23/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar v
**4. Hukuk Dairesi 2010/3965 E. , 2010/13003 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... AŞ ve diğerleri aleyhine 14/03/2008 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin reddine, diğer davalılar hakkındaki istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 23/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu yayında yer alan sözlerin niteliği, olay günü ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen 12.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 2.000,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin 1. bendinde yer alan “...12.000,00...” biçimindeki sayısının silinerek yerine “...2.000,00...” sayısının yazılmasına; harç alınmasına ilişkin paragrafın tümden silinerek yerine “Alınması gereken 108,00 TL karar harcı peşin alınan 405,00 TL harçtan indirilerek artık 297,00 TL’nin karar kesinleştiğinde ve isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 108,00 TL ilam harcının davalılardan alınıp davacıya verilmesine” biçimindeki tümcenin yazılmasına; davacı ve davalılar yararına avukatlık ücreti takdirine ilişkin paragraflardaki “...1.440,00...” biçimindeki sayıların silinerek yerlerine “...575,00...” sayılarının yazılmasına; yargılama gideri ile igili bulunan paragrafdaki “421,30”, “443,8” ve “297,35” rakamlarının çıkarılarak yerlerine “16,30”, “38,80” ve “2,58” rakamlarının yazılmasına; öteki itirazların ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16/12/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.