11. Hukuk Dairesi 2021/9069 E. , 2023/2694 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2007 Esas, 2021/1590 Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki maden sahası ruhsatının devri davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekil
**11. Hukuk Dairesi 2021/9069 E. , 2023/2694 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2007 Esas, 2021/1590 Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki maden sahası ruhsatının devri davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında davalının uhdesinde bulunan krom sahasının müvekkiline devrine yönelik 16.03.2016 tarihli sözleşme yapıldığını, sözleşme gereği kararlaştırılan meblağın davalıya ödenmesine rağmen ruhsatın müvekkili adına devir ve tescil edilmediğini ileri sürerek işletme ruhsatının davacı müvekkili adına devir ve tesciline, mümkün olmadığı takdirde davacı şirket tarafından davalıya ödenen 450.000,00 TL'nin 24.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesine, davaya konu ruhsat sahasının davacı şirkete devredilmesinden dolayı davacı şirketin doğmuş ve doğacak tüm zararlarına ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulmasına, ruhsat kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ödeme iddiasını ispatlayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 10.11.2015 tarihinde imzalanan maden rödovans sözleşmesinin karşılıklı anlaşılarak feshedilmemesi sebebiyle dava tarihi itibariyle halen geçerliliğini koruduğu, taraflar arasındaki 16.03.2016 tarihinde imzalanan maden sahası satış sözleşmesine göre sahanın devri için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü nezdinde devir evrakları tamamlandıktan ve sahanın üzerinde bulunan tüm borçları ödenip Müdürlükçe olur verildikten sonra devredilebileceği, davacı şirketin dava tarihi itibariyle 265.616,00 TL ve dava tarihinden sonra 11.298,00 TL olmak üzere toplam 276.914,00 TL tutarında ödeme yaptığı, devir evraklarının tamamlanmadığı, sahanın üzerinde bulunan borçlar ödenip Müdürlükçe olur verilmediğinden maden işletme ruhsatının davacı adına devir ve tescili talebinin reddine, davacı tarafından davalıya ödenen toplam 276.914,00 TL bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının 24.05.2016 tarihli ödeme belgesi adı altındaki imzayı inkar etmediğini, 450.000,00 TL ve ruhsat satım bedeli haricinde 61.000,00 TL aldığını ikrar ettiğini, bu nedenle devir ve tescile karar verilmesi gerekirken aksine hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, satım sözleşmesinin beşinci maddesinde devirden sonra ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, sözleşmeye istinaden devir işlemlerinin yapılmasının önünde bir engel bulunmadığını, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce devre olur verilmediğine dair bir bir belge olmamasına rağmen hangi delile istinaden anılan Kurum tarafından devre olur verilmediği kanaatine varılamadığının anlaşılamadığını, sözleşmenin halen geçerli ve yürürlükte olduğunu, dava tarihinden sonra yapılan ve dikkate alınmayan ödemeler olduğunu, dava tarihinden sonra müvekkili tarafından ruhsat sahasına ilişkin yapılan ödemelerin davalı tarafından kabul edildiğini, bunun da sahanın müvekkiline ait olduğunun kabulü anlamını taşıdığını, dava konusu ruhsat sahası için ödenen bedelin ayrıntısı ile tablo halinde sunulduğunu, dava tarihinden sonra yapılan ve dikkate alınmayan ödemelerin de bulunduğunu, müvekkili şirketin satış sözleşmesine istinaden tüm edimlerini yerine getirdiği, işletme ruhsat kaydında bulunan tedbir şerhinin kaldırılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dayanağı olmayan ödeme iddialarına itibar edildiğini, uzman bir heyete hesaplama yaptırılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu 24.05.2016 tarihli belge içeriğinde maden ruhsatının 450.000,00 TL'ye davacıya satıldığı ve 60.000,00 TL'nin avans olarak davalı tarafça alındığının belirtildiği, davacının söz konusu satış tutarının ödediğini ve bu edimini yerine getirip davalının ruhsat devrinden vazgeçtiğini ispat edemediği, davalının da davacının edimi yerine getirdiğine ilişkin bir kabulünün olmadığı aksine edimini yerine getirmemesi sebebiyle sözleşmenin yerine getirilmediğine dair savunmasının bulunduğu, böylece tarafların kabulünde olan sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmemesi sebebiyle sözleşmenin ayakta olmadığı, tarafların aldıkları bedelleri iadesinin gerektiği, her davanın açıldığı tarihteki hal ve koşullara göre değerlendirilip dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumuna göre karar verileceği, davacının belgelendirebildiği ödemelerinin toplamının dava tarihi itibariyle 265.616,00 TL olduğu gözetilerek bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken dava tarihinden sonra davacının yapmış olduğu iddia edilen ödemeyi de kapsar şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu, 24.05.2016 tarihli belgedeki imzanın davalı tarafça inkâr edilmediği, 16.03.2016 tarihli ruhsat sahası satış sözleşmesinin 5 nci maddesinde kira sözleşmesi yapılırken verilen 30.000,00 TL'lik bedelin bulunduğunun belirtildiği, diğer ödemelerin de belgelendirildiği gerekçesiyle davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, Denizli ili Acıpayam ilçesi 3148265 erişim numaralı, 200708001 ruhsat numaralı işletme ruhsatının davacı adına devir ve tescil talebinin reddine, davacı tarafından davalıya ödenen toplam 265.616,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, maden sahasının ruhsatının devrine ilişkin sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı ruhsatın devir ve tescili, bu talebin kabul edilmemesi halinde devir kapsamında ödendiği iddia edilen paranın iadesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 97 nci maddesi 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Her iki tarafa borç yükleyen sözleşme türlerinde kural olarak, taraflardan birinin önceden ifada bulunma yükümlülüğü mevcut değilse, kendi edimini ifa etmeyen borçlu, karşı taraftan edimini ifa etmesini talep edemeyecektir (Prof. Dr. ... M. Kılıçoğlu; Borçlar Hukuk Genel Hükümler, Yeni Borçlar Kanununa göre Hazırlanmış; Genişletilmiş 15. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2012, s.581). Bu husus 6098 sayılı Kanun'un 97 nci maddesinde "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir" şeklinde düzenlenmiştir. 2. Somut olayda taraflar arasında akdedilen 16.03.2016 tarihli Ruhsat Sahası Satış Sözleşmesinin 4 üncü maddesinde, ruhsat fiyatının 450.000,00 TL olduğu, yine aynı Sözleşmesinin 5 nci maddesinde sözleşme tarihi itibariyle 50.000,00 TL'nin peşin ödeneceği, kira sözleşmesi yapılırken verilen 30.000,00 TL'lik bedelin geri kalan 400.000,00 TL'den düşülerek 370.000,00 TL olarak ödeneceği, ruhsatla ilgili önceden olan borçların kurumlara alıcı tarafından ödenip makbuzların ibraz edileceği ve devirden sonra ödenmesi gereken 370.000,00 TL düşülerek ödeme yapılacağı kararlaştırılmıştır. 3. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda davacı şirket defterlerinde 50.000,00 TL ödeme yapıldığı kayıtlı olmasına rağmen ödemeyi tevsik edici mahiyette belge bulunmamasına karşın 30.000,00 TL'lik ödemeye ilişkin belge bulunduğu belirtilmiştir. 4. Bu itibarla, Mahkemece davacı tarafa bu sözleşme kapsamında yapılan 50.000,00 TL'ye ilişkin ödeme belgesini ibraz etmek üzere süre verilmesi, belgenin ibrazı halinde davacının devir öncesi üstlendiği edimleri yerine getirdiğini ve ifa sırasının davalıya geçtiğini; ibraz edilmemesi halinde ise, kendi edimini yerine getirmeyen davacının davalıdan ifayı talep edemeyeceği nazara alınarak tarafların aldıklarını iade ile yükümlü oldukları kabul edilerek bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde hüküm tesisi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış hükmün temyiz eden taraflar yararına bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin herbir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.