12. Hukuk Dairesi 2022/10657 E. , 2023/3140 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma/Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul ... 18. İcra Hukuk Mahkemesi Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçluların borca itirazı üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın kabulüne, takibin borçlular yönününden iptaline karar verilmiştir. Kararın alaca
**12. Hukuk Dairesi 2022/10657 E. , 2023/3140 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma/Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul ... 18. İcra Hukuk Mahkemesi Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçluların borca itirazı üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın kabulüne, takibin borçlular yönününden iptaline karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, borçluların itirazının reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.İTİRAZ Borçlular itiraz dilekçesinde; senedin ön yüzünde aval şerhlerinin bulunmadığını, arka yüzünde yazılı olan ve borçlular tarafından yazılıp yazılmadığı belli olmayan "avalimdir" ibaresinin, kim için verildiği yazılmadığından geçerli olmadığını, lehtardan önce yazılmış olması sebebi ile ciro zinciri içinde kabul edilemeyeceklerini ve haklarında takip yapılamayacağını ileri sürerek takibin iptalini talep etmişlerdir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; takibe konu olan senedin arka yüzünde borçlulara ait imzalar, adreslerle avalimdir ibaresi karşılaştırıldığında hepsinin aynı kalemden çıktığının görüleceğini, senedin ön yüzünde yer olmaması sebebiyle borçlular ... ve ... tarafından senedin arka yüzüne "avalimdir" ibaresinin yazılmasıyla aval şerhinin verildiğinin açık bir biçimde görüldüğünü, avalin kim için verildiğinin belirtilmemesi halinde keşideci için verildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, ilk cirantanın lehtar olması halinde ciro zincirindeki kopukluktan bahsedilemeyeceğini, Serdar Yılmaz'ın lehtar olduğu ve usulüne uygun bir biçimde kendisine ciro ettiğini ileri sürerek itirazın reddini, borçlular aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve %10 para cezasına hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19 HD'nin 2021/566 E-2021/1072 K. sayılı ilamında da açıkça belirtiliği üzere senedin arka yüzüne yazılan aval şerhinin geçerli kabul edilemeyeceği ve ciro olarak kabul edilse dahi lehtardan önceki ciroların geçerli bir ciro olarak kabul edilmemesi sebebiyle borçlu sıfatı bulunmayan davacılar aleyhine başlatılan takibin İİK'nın 170/a maddesi uyarınca iptali gerektiği gerekçesi ile itirazın kabulüne, takibin borçlular yönününden iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Alacaklı istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının kanundaki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunu, senedin arka yüzüne aval şerhinin verilmesinin mümkün olduğunu, kaldı ki Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu, takibe konu senet incelendiğinde Serdar Kocaoğlu'nun lehtar olduğu ve usulüne uygun bir biçimde kendisine ciro ettiğini, borçluların takibe konu olan senedin ön tarafında yer kalmaması sebebiyle senedin aka yüzüne aval şerhi verdiklerini, senette avalist konumunda oldukları göz önüne alındığında ciro silsilesi içerisinde değerlendirmelerinin mümkün olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 778 inci maddesi atfı ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 701 inci maddesine göre; aval şerhinin, bono veya alonj üzerine yazılacağı, avalin, “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibare ile ifade edileceği ve aval veren kişi tarafından imzalanacağı, aval şerhinin çekin ön yüzüne yazılmasının zorunlu olmadığı, maddenin üçüncü fıkrası gereğince; düzenleyenin imzası hariç olmak üzere ön yüze atılan her imzanın aval şerhi sayılacağı, bononun arka yüzüne atılan her imza ciro hükmünde ise de, aval verildiğini gösterir bir ibare kullanılarak arka yüze imza atılmasının mümkün olduğu, söz konusu imzanın, ciro değil aval hükmünde olduğu, eş anlatımla, aval şerhini içermeksizin çekin arka yüzüne atılan her imzanın, ciro hükmünde olduğu, somut olayda, takibe konu bononun arka yüzünde; “Avalimdir ..." ve “Avalimdir ..." ibaresinin yer aldığı ve anılan şahısların inkar etmedikleri imzalarının bulunduğu, bu imzaların ciro hükmünde değil, aval hükmünde olduğu, yukarıda yer verilen maddenin dördüncü fıkrası gereğince de, kimin için aval verildiği belirtilmediğinden düzenleyen için verilmiş sayılacağı (Yargıtay 12 HD 2016/15689 Esas 2017/8305 Karar, Yargıtay 12 HD 2017/505 Esas 2017/6342 Karar) gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, borçluların itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlular temyiz dilekçesinde;senedin ön yüzünde aval şerhlerinin bulunmadığını, arka yüzünde yazılı olan ve borçlular tarafından yazılıp yazılmadığı belli olmayan "avalimdir" ibaresinin, kim için verildiği yazılmadığından geçerli olmadığını, lehtardan önce yazılmış olması sebebi ile ciro zinciri içinde kabul edilemeyeceklerini ve haklarında takip yapılamayacağını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde senedin arka yüzünde bulunan aval şerhinin geçerli olmadığı yönündeki borca itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK 169/a, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 778 inci maddesi atfı ile 701 inci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçluların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.