TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2024 NUMARASI : 2024/361 Esas 2024/588 Karar DAVA : Kar Payı Alacağının Tahsili DAVA TARİHİ : 27/05/2024 KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/12/2025 Taraflar arasındaki kar payı alacağının tahsili istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine …
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1558 Esas 2025/1357 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1558 KARAR NO : 2025/1357 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2024 NUMARASI : 2024/361 Esas 2024/588 Karar DAVA : Kar Payı Alacağının Tahsili DAVA TARİHİ : 27/05/2024 KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/12/2025 Taraflar arasındaki kar payı alacağının tahsili istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin 16/08/2013 tarihinden beri ortağı olduğu, müvekkiline hiçbir şekilde kar payı ödemesinin yapılmadığı, müvekkiline kar payı ödemesi yapılmadığı gibi herhangi bir şekilde şirketin mali durumuna ilişkin güncel ve detaylı bir bilgi de verilmediği, şirketin yönetim kurulu üyesi ve genel müdürü ...'ın şirketin hakim ortağı olarak kar payı dağıtılmasını engellediği gibi müvekkilinin avukat ve mali müşavir eşliğinde şirketin defterlerini ve gelir giderlerini incelenmesine engel olduğu, davalı şirketin içinin boşaltılması nedeniyle 19/03/2024 tarihli genel kurulda alınan kar dağıtmama kararının kesin hükümsüzlüğünün tespiti için müvekkili tarafından dava açıldığı, kar dağıtmama kararının yok hükmünde olduğu, bilançonun onaylanması ile birlikte net dönem karı alacak hakkına dönüşeceğinden söz konusu karın tespiti ve davalı tarafından müvekkiline ödenmesinin gerektiği, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve ortağı olan ...'ın şirketi kendi kişisel, siyasi ve ekonomik çıkarları doğrultusunda kullandığı ve müvekkilinin kar dağıtımı, inceleme talebini keyfi olarak reddettiği, davalı şirket hakkında bağımsız ve uzman bir bilirkişi tarafından özel denetim yapılması gerektiğini belirterek kar dağıtımına ilişkin net dönem karının, kar payının ve müvekkilinin alacak hakkının tespitine, şimdilik 1.000,00 TL'nin kar payının meydana geldiği tarihten itibaren dönemsel olarak işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı tarafından ödenmesine, davalı şirkete ilişkin özel denetim taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kar payı hakkının alacak hakkına dönüşmesi için kar payının dağıtılmasına ilişkin bir genel kurul kararı olmadığından ve talep edilen alacağın da muacceliyet kespetmediğinden davanın reddinin gerektiğini, karın dağıtılmaması yönündeki genel kurul kararına muhalefet etmeyen davacı ortağın huzurdaki davasının da dinlenilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, TTK'nın 616/1-e maddesinde, kar payı hakkında karar verilmesinin genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayıldığı, davacının 19/03/2024 tarihli genel kurulda karın dağıtılmaması yönünde alınan kararda dahil olmak üzere bütün kararların iptali için açtığı davanın derdest bulunduğu, kar payı dağıtılmaması yönünde genel kurulda alınmış bir karar ve bu kararın iptali için açılmış bir dava varken kar payı istemine ilişkin işbu davanın dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; genel kurul kararının iptali istemli davanın bekletici mesele yapılması gerekirken derdestlik iddiasıyla işbu kar payının tespiti ve ödenmesi davasının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, şirketin hakim ortağı ve genel müdürü olan ... tarafından müvekkiline zarar vermek ve davalı şirketin içinin boşaltılması amacıyla 19/03/2024 tarihli genel kurulda alınan kar dağıtmama kararının kesin hükümsüzlüğünün tespiti ve iptali için davalı şirketin %49 ortağı olan müvekkili tarafından Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2024/286 Esas sayılı dosya kapsamında dava açıldığını, kar dağıtılmamasına ilişkin genel kurul kararının TTK'daki kar dağıtılmasının esas olduğuna ilişkin hakim ilkeye ve şirket esas sözleşmesindeki kar dağıtımına ilişkin maddedeki düzenlemeye aykırı olduğunu, temel kar payı bakımından şirketin kar dağıtmama kararının yok hükmünde olduğunu, bilançonun onaylanması ile birlikte net dönem karı alacak hakkına dönüşeceğinden söz konusu karın tespiti ve davalı tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğini, 19/03/2024 tarihinde gerçekleşen genel kurulda hiçbir somut ve makul bir gerekçe gösterilmeden kar dağıtılmaması kararı alınmasının hukuka aykırı bulunduğunu, öğretide ve uygulamada, pay sahibinin temel kar payı hakkı net dönem karı ve mevcut bilançonun genel kurul tarafından onaylanması ile alacak hakkına dönüşeceğinden, pay sahibi alacağın tespiti ve ifa davası ile bu hakkın ödenmesini talep edebileceğini, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkeme kar payının alacak hakkına dönüşmediği kanaatinde ise, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin görüşü uyarınca kardan sürekli bir şekilde mahrum bırakılan pay sahibinin esas sözleşmede belirtilen paylaştırma oranınca bilançodaki net karın dağıtılmasını talep ettiklerini, davalı şirketin kuruluşundan beri kar payı dağıtmadığını, bu konuda ortaklar arasında uyuşmazlık çıktığını ve davalı şirketin direngen hale geldiğini, davacı ortağın kar payının tespit ve tahsilini mahkemeden isteme hakkının bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kar payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurularak dosyanın Dairemize gelmesinden sonra davacı vekili Av. ...'nın 20/11/2025 tarihli UYAP üzerinden sunduğu e-imzalı dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Bilindiği üzere feragat, 6100 sayılı HMK'nun 307. maddesinde; davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmıştır. Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Aynı Kanun'un 311. maddesinde ise, feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı açıklanmıştır. Davadan feragatin, davayı sona erdiren kesin bir usul işlemi olması sebebiyle dilekçede açıkça gösterilmesi, kayıtsız ve şartsız olması gerektiği kuşkusuzdur. Davacı vekili Av. ...'nın dosya içerisinde yer alan Antalya 16. Noterliğinin 03/01/2024 tarihli 00198 yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Öte yandan, davalı vekili 20/11/2025 tarihli dilekçesi ile, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir. Hal böyle olunca, davacı vekilinin istinaf aşamasında davadan feragat ettiği gözetilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin davadan feragat ettiği gözetilerek istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/09/2024 tarih 2024/361 Esas 2024/588 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 4-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden 410,26 TL harçtan dava dosyasında peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 17,34 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin talebi de gözetilerek davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı vekilinin talebi gözetilerek davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 8-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde yatırana iadesine, B)1-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin, kararın kaldırılma gerekçesi gözetilerek üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/11/2025 Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...