(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/24129 E. , 2013/8047 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ust…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/24129 E. , 2013/8047 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; Ağrı ilinden Tutak ilçesine gelen sanığın, şikayetçi İbrahim'e ait tüpçü bayiine giderek Hacı isminde birisinin büyük tüp istediğini söylediği ve şikayetçinin çırağıyla birlikte tüpü alıp dışarı çıktıkları, bir süre sonra tekrar tüpçü bayiine dönen sanığın, tüpün gideceği evde 100 TL olduğunu, 63 TL para üstü gerektiğini söylediği ve şikayetçiye hiç para ödemeden 63 TL'yi alarak ortadan kaybolduğu; aynı gün bu kez katılan Bedir'e ait tüpçü bayiine giden sanığın, aynı şekilde büyük tüp alacağını söyleyerek dükkanın ilerisinde bulunan bir aracı gösterip tüpün araca götürülmesini istediği, yine katılanın çırağıyla birlikte işyerinden çıkan sanığın, kısa bir süre sonra tekrar dönerek katılana 100 TL parası olduğunu, 70 TL para üstü gerektiğini, evdeki boş tüp ile 100 TL'yi çırağa vereceğini söyleyerek hiç para ödemeden 70 TL parayı alarak ortadan kaybolduğu sabit olmakla, şikayetçi ve katılana yönelik ayrı ayrı dolandırıcılık suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, hapis cezası alt sınırdan verildiği halde, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde tayin edilmesi;