11. Hukuk Dairesi 2013/38 E. , 2013/2994 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/01/2012 tarih ve 2011/501-2012/1 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belg
**11. Hukuk Dairesi 2013/38 E. , 2013/2994 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/01/2012 tarih ve 2011/501-2012/1 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, yoğun yağmur nedeniyle davalıya ait kanal ve mazgalların tıkandığını, geri tepen suların sigortalıya ait işyerine zarar verdiğini, hasar bedelinin ödendiğini, zarardan davalının sorumlu olduğunu, yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek., itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davada hizmet kusuruna dayanıldığı, adli yargının görevli olmadığı gerekçesiyle, yargı yolu yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle yargı yolu yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, 6762 Sayılı ...'nın 18 nci maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiş, aynı yasanın l2/11 nci maddesinde su, gaz, elektrik dağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır. Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanun’da bu kurumun genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği denetçileri vasıtasıyla denetim yapılacağı, yıllık faaliyet ve yatırımlarının bilançolarda belirlenip, genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülüne göre düzenleneceği açıklandığına göre, bu kuruluşun özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olduğunun kabulü gerekir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 2560 sayılı Kanuna tabi olan İSKİ Genel Müdürlüğü’nün "gördüğü hizmet kamu hizmeti ise de, faaliyetini özel hukuk kuralları altında yapması itibariyle ...'nın 18/1'inci maddesi anlamında tacir sayılacağını ve tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan (...'nın ... ncü maddesi) davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiğini YHGK'nın 2l.09.1983 gün ve Esas 1980/11-2721 Karar, 1983/323 sayılı kararında benimsenmiştir. Her ne kadar ....02.1959 gün 1958/... Esas - 1959/... Karar sayılı idari eylemlerle ilgili bir içtihadı birleştirme kararı varsa da ....11.1981 tarihinde yürürlüğe giren 2560 sayılı Yasa'nın hükümleri karşısında bu içtihadı birleştirme kararının ASKİ ve İSKİ bakımından uygulama alanın kalmadığı sonucuna varılmalıdır. Nitekim bu kurallar, YHGK'nun 29.11.1995 gün 1995/11-647, 1043 Karar sayılı içtihadında aynen benimsenmiştir. Bu itibarla, tacir olan davalı İSKİ Genel Müdürlüğü ile davacının sigortalısı arasında haksız fiilden kaynaklanan davaya bakma görevinin adli yargıya ait olduğu gözönünde bulundurularak, işin esasına girilmesi, taraf delillerinin toplanarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, dediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.