Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2746 E. , 2024/5543 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2746 Karar No : 2024/5543 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğünde 4. sınıf emn…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2746 E. , 2024/5543 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2746 Karar No : 2024/5543 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğünde 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının; 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine ve 3201 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek, iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, daha önce verilen kararın, Danıştay Onikinci Dairesinin 21/10/2021 tarih ve E:2021/1287, K:2021/5291 sayılı kararıyla eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verildiğinden bahisle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında, ilgili personelin re'sen emekliye sevk edilebilmesi için, bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re'sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re'sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibariyle terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucunun önem arz ettiği; bakılan uyuşmazlıkta, ara kararla taraflardan, "davacının 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edildiği gerekçesiyle geçmişe yönelik olarak 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilip ettirilmediği, davacının yine 2015 yılında katılmış olduğu rütbe terfi sözlü sınavından (40) puan verilerek başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptal edildiği gerekçesiyle sonrasında terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilip ettirilmediği, yukarıda belirtilen hususlarda davacının terfi değerlendirmesine alınmamasına ve/veya terfi ettirilmemesine ilişkin işlemlerin iptaline yönelik olarak davacı tarafından dava açılıp açılmadığı" hususlarının sorulduğu; davalı idareler tarafından verilen cevabi yazının incelenmesinden, "davacının 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptal edildiği gerekçesiyle geçmişe yönelik olarak 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin terfi değerlendirmesine alınmadığının, yine 2015 yılında katılmış olduğu rütbe terfi sözlü sınavından (40) puan verilerek başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı sonrasında, 13/08/2015 tarihinde re'sen emekliye ayrılan davacının, hukuki ve fiili imkansızlık sebebiyle sınava alınamadığının" anlaşıldığı; ayrıca davacı tarafından, "13/08/2015 tarihinde re'sen emekliliğe sevk edilmesi sebebi ile işbu hususlara (geriye dönük terfi listesine alınmama) ilişkin hukuki bir yarar bulunmadığından ve re'sen emekli edilmesi sebebiyle bir memuriyeti kalmadığından dava açılmadığı, takdir edileceği üzere emekli olduğundan dolayı bu hususta dava açma imkanının bulunmadığı" yönünde beyanda bulunulduğu; buna göre, yukarıda belirtilen hususlarda davalı idarece terfi değerlendirmesine alınmamasına ilişkin işlemlerin iptaline yönelik olarak herhangi bir dava açılmadığının anlaşıldığı; bu durumda, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgeler ile konuya ilişkin mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; emekliye sevk edilmeden önce 4. sınıf emniyet müdürü olan davacının, son olarak 30/10/2009 tarihinde emniyet amiri rütbesinden 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettiği, zorunlu en az bekleme süresinin üç yıl olması nedeniyle bulunduğu rütbedeki bekleme süresini 30/10/2012 tarihinde doldurması üzerine 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında herhangi bir rütbe terfi onayı bulunmadığı anlaşıldığından, bulunduğu rütbeye terfi ettiği 2009 yılından itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen davacının 3201 sayılı Kanun'un amir hükmü uyarınca zorunlu olarak emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2009 yılında verilen disiplin cezası nedeniyle 2012 ve 2013 yıllarında terfi değerlendirmesine alınmadığı, ancak söz konusu cezanın 2019 yılında yargı kararıyla iptal edildiği; ayrıca 2015 yılında yapılan rütbe yazılı sınavından 87,50 puan aldığı, rütbe terfi sözlü sınavından 40 puan verilerek başarısız sayıldığı, bu işleme karşı açtığı davanın sonucu beklenmeksizin 13/08/2015 tarihinde re'sen emekliye sevk edildiği, sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem yargı kararıyla iptal edildiği halde, emekli olması nedeniyle yeniden terfi değerlendirmesine alınmadığı, re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemin hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğünde 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı, Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile 30/10/2009 tarihinden geçerli olmak üzere 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmiş, iki yıllık zorunlu bekleme süresinden sonra, 2012 yılında terfi değerlendirilmesine tabi tutulması gerekirken Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle, 2012 ve 2013 yıllarında rütbe terfi değerlendirilmesine alınmamıştır. (Davacı 13/08/2015 tarihinde re'sen emekliye sevk edildikten sonra, söz konusu 24 ay uzun süreli durdurma cezası, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilmiş, bu karar Danıştay İkinci Dairesinin 28/02/2023 tarih ve E:2021/3226, K:2023/747 sayılı kararıyla onanmış ve karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 04/12/2023 tarih ve E:2023/3220, K:2023/5734 sayılı kararıyla reddedilerek kesinleşmiştir.) 2014 yılında yapılan rütbe terfi değerlendirmesinde ise davacı hakkında "terfi etmez" kararı verilmiş ve bu işleme karşı dava açılmamıştır. (Davacı 13/08/2015 tarihinde re'sen emekliye sevk edildikten sonra, 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin dayanağı olan 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 3. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmı, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11290, K:2016/1746 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/11/2018 tarih ve E:2017/40, K:2018/4529 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.) Davacı, 26/05/2015 tarihinde yapılan rütbe terfi sözlü sınavından (40) puanla başarısız sayılmış ve bu işleme karşı iptal davası açmıştır. (Davacı 13/08/2015 tarihinde re'sen emekliye sevk edildikten sonra, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla rütbe terfi sözlü sınavından başarısız sayılmasına ilişkin işlem iptal edilmiş, bu karar Danıştay Beşinci Dairesinin 26/12/2016 tarih ve E:2016/27330, K:2016/12845 sayılı kararıyla onanmış ve karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 07/11/2017 tarih ve E:2017/8495, K:2017/22368 sayılı kararıyla reddedilerek kesinleşmiştir.) 4. sınıf emniyet müdürü olan davacının, rütbe terfi sözlü sınavından başarısız sayılmasından sonra, 3201 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulunduğu rütbeye terfi ettiiği tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun dava konusu ... tarih ve ... sayılı kararıyla re'sen emekliye sevk edilmesi üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır. Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür. Anılan maddenin, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan ondokuzuncu fıkrasında, "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler." hükmüne yer verilmiş ve yirmibirinci fıkrasında, ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110'u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır. 3201 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur. Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen 3201 sayılı Kanun hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, anılan Kanun'un amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları kanunla belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu işlemin dayanağı olan ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında, ilgili personelin re'sen emekliye sevk edilebilmesi için, bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re'sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re'sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibarıyla terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir. Ayrıca anılan düzenlemede "bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren" ibaresi ile personelin re'sen emekliye sevk edilmesinde bulunulan rütbede fiili olarak çalışmaya başlanılan tarihin değil, bulunulan rütbeye hukuki olarak terfi edilen tarihin esas alınacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfiin hak edildiği tarihin geriye çekildiği durumlarda, polis amirlerinin re'sen emekliye sevk koşulları değerlendirilirken, bulundukları rütbelerde kıdemlerine esas alınan tarih dikkate alınacak ve zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanarak, takip eden yıllarda rütbe terfi değerlendirmesine alınmaları gerekecektir. Bakılan uyuşmazlıkta; Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğünde 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 2009 yılında Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile 30/10/2009 tarihinden geçerli olmak üzere 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirildiği; iki yıllık zorunlu bekleme süresinden sonra, 2012 yılında terfi değerlendirilmesine tabi tutulması gerekirken Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun 30/12/2009 tarih ve 2009/477 sayılı kararıyla "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle, 2012 ve 2013 yıllarında rütbe terfi değerlendirilmesine alınmadığı; ancak, söz konusu cezanın (davacı 13/08/2015 tarihinde re'sen emekliye sevk edildikten sonra) ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edildiği, temyiz ve karar düzeltme aşamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, 2014 yılında yapılan rütbe terfi değerlendirmesinde davacı hakkında "terfi etmez" kararı verildiği ve bu işleme karşı dava açılmadığı açık ise de; 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin dayanağı olan 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 3. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının, (davacı 13/08/2015 tarihinde re'sen emekliye sevk edildikten sonra) Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11290, K:2016/1746 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın temyiz aşamasından geçerek kesinleştiği dikkate alındığında; davacı hakkında 2014 yılında verilen "terfi etmez" kararının dayanağının ortadan kalktığı ve yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı açıktır. Öte yandan, davacının 26/05/2015 tarihinde yapılan rütbe terfi sözlü sınavında (40) puanla başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, (davacı 13/08/2015 tarihinde re'sen emekliye sevk edildikten sonra), ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edildiği; dolayısıyla davacının 2015 yılı rütbe terfi işlemleri hakkında söz konusu yargı kararında yer verilen gerekçeler doğrultusunda davalı idareler tarafından değerlendirme yapılması ve yeniden işlem tesis edilmesi gerektiği kuşkusuz ise de; Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Akademisi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısında belirtildiği üzere, davacının 13/08/2015 tarihinde re'sen emekliye sevk edilmesinin, hukuki ve fiili imkansızlık oluşturduğu gerekçesiyle, söz konusu yargı kararı kapsamında 2015 yılı için yeniden terfi değerlendirmesine alınmadığı görülmektedir. Buna göre, 2014 yılında davacı hakkında "terfi etmez" kararı verilmiş ve bu karara karşı dava açılmamış ise de, "terfi etmez" kararının dayanağı olan 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın ilgili kısmının, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11290, K:2016/1746 sayılı iptal edilmesi sonrasında, oluşan yeni hukuki durum çerçevesinde başvuru şartı aranmaksızın 2014 yılı için kıdem ve liyakat yönünden yeniden terfi değerlendirilmesine alınması gerektiği; yine 2015 yılında yapılan rütbe terfi sözlü sınavından (40) puanla başarısız sayılmasına ilişkin işlemin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptali üzerine, söz konusu yargı kararının gerekçesi doğrultusunda 2015 yılı için davacı hakkında yeniden terfi işlemlerinin yapılması gerektiği; dolayısıyla, Danıştay Onaltıncı Dairesinin ve Zonguldak İdare Mahkemesinin söz konusu kararları çerçevesinde, 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin olarak davalı idareler tarafından kıdem ve liyakat yönünden davacının yeniden terfi değerlendirilmesine alınması ve bu değerlendirme sonrasında 2015 yılı itibarıyla 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası kapsamında emeklilik durumu hakkında bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulunduğu rütbeden beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle, 13/08/2015 tarihinde re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk; davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 12/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.