11. Hukuk Dairesi 2022/5905 E. , 2024/378 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/725 Esas, 2022/775 Karar DAVALILAR : 1.... 2.Yeğenoğulları ve Saç ve ... Mamulleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2012/1405 E., 2018/1237 K. Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali ve ortaklığın tespiti davasında
**11. Hukuk Dairesi 2022/5905 E. , 2024/378 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/725 Esas, 2022/775 Karar DAVALILAR : 1.... 2.Yeğenoğulları ve Saç ve ... Mamulleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2012/1405 E., 2018/1237 K. Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali ve ortaklığın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.01.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 22.09.2011 tarihli hisse devir sözleşmesi ile şirketteki mevcut hisselerini davalıya devrettiğini, ana sözleşme gereği hisse devrinin yönetim kurulu iznine tabi olmasına rağmen izin almadan yapıldığını, bu nedenle geçersiz olduğunu, devir senedinde bedelin reel değerin altında gösterilmesi konusunda davalının müvekkilini hataya düşürmek suretiyle ve bu yöndeki hileli davranışlarıyla müvekkilinin iradesinin davalının hilesi ile sakatlanıp müvekkilinin hataya düştüğünü, gerçekte müvekkilinin davalı ile sözleşmeyi imzalama iradesinin olmadığını, yalnız taahhüt sözleşmesi imzalamak iradesi olmasına rağmen devir sözleşmesinin imzalandığını, müvekkilinin ihtarname ile sözleşmeyi iptal ettiğini ileri sürerek müvekkilinin davalı şirketin halen ortağı ve yönetim kurulu ... yardımcısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş, 08.10.2018 tarihli ıslah dilekçesinde, dava dilekçesindeki tüm talepleri asli ve öncelikli talepleri olmak kaydıyla bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde devre konu hisselerin reel değerleriyle bilanço değeri arasındaki 450.441,27 TL farkın hisseleri devralan davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin hile sebebi ile iptali istemi yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu, devir sözleşmesinin şirket ana sözleşmesinde aranan şekil şartlarına uygun olarak yapıldığını, hisse devrinin yönetim kurulu kararı ile kabul edilip pay defterine kaydedildiğini, bedelin 18.10.2011 tarihinde banka havalesi yolu ile ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hisse devri hususunda davalı tarafından aldatıldığı, hileye düşürüldüğünü kanıtlamak yükümlülüğünde olduğu, davacı tanıklarının görgüye dayalı bir bilgileri olmadığı gibi davacının bu iddiaları konusunda davasını kanıtlayacak başkaca bir delil de sunmadığı, resmi senette yazılı devir bedeli bulunduğundan davacının gerçekte hissenin bedelinin daha büyük miktar olduğu iddiasının dinlenmesinin mümkün bulunmadığı, davalı ...'na yemin teklifinde bulunduğu, davalı tarafın yemin ettiği, 08.10.2018 tarihli dilekçe ile davacının ıslah talebinde bulunduğu, ıslah dilekçesinde dava dilekçesindeki talep konusu olan müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu ... yardımcısı olduğunun tespiti istemi yanında terditli olarak devir nedeniyle müvekkilinin zararının tazmini suretiyle denkleştirme uygulanarak hisselerin reel değeri ile bilanço değeri arasındaki 450.441,27 TL farkın ticari faizi ile birlikte davalı ... kişiden tazminine karar verilmesini talep ettiği, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağının mümkün olmadığı, bu nitelikteki bir ıslahın gerek kısmi ıslah gerekse davanın tamamen ıslahına ilişkin usul kurallarına uygun olmadığı dikkate alınarak ıslah isteminin reddine ve açıklanan gerekçelerle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hisse devir sözleşmesinde müvekkilinin iradesinin davalı ...'nun hileli davranışları ile sakatlandığını, bu nedenle sözleşmenin niteliğinde ve devir bedelinde hataya düştüğünü, sözleşmenin noterde değil şirketin muhasebe ofisinde davacıya imzalatıldığını, güncel ortaklık paylarının hesaplanmasına ilişkin rapor alındığını ve müvekkilinin hisselerinin değerinin 1.441.591,27 TL tespit edildiğini, bunun üzerine davalı ... davacıya kredi çekmesi gerektiğinin bankanın da kredi vermek için hisselerin kendisine devredeceğine dair taahhütname istediğini söylemiş ve davacıya buna ilişkin imzasının da olduğu faks metnini gönderdiğini, taahhüt sözleşmesi imzalamak için bir araya gelindiği sanan müvekkilinin diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşmeyi imzaladığını, sözleşmenin müvekkili için bağlayıcı olmadığını, hilenin her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılmasının hiçbir şekle bağlı olmadığını, mahkemece davanın tespit davası olarak ele alınıp karar verildiği halde nispi harca ve nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hisseleri devralan davalının, davacıyı hataya sevk eden bir hareketi veya ihmali bir davranışı ispat edilemediği gibi, hisse devir sözleşmesinin yapılması için hileli hareketlerde bulunduğunun da ispat edilemediği, davacı tanıklarının beyanlarının da duyuma ve davacının kendilerine anlattıklarına dayalı olup ispata elverişli olmadığı, hisse devir sözleşmesinin hile nedenine dayalı olarak iptalinin geçerli olmadığı, hile nedeniyle tazminat istenebilmesi için akde icazet verilmesi gerektiği, bu haliyle davacının terditli taleplerinin birbiriyle çeliştiği, davacı tarafın hata ve hile nedeniyle hisseleri devrettiğini ispatlayamadığına göre, bu nedenle zarar gördüğünün kabulünün de mümkün olmadığı, hisse devir bedeli para ile değerlendirilebilir olduğundan davalı lehine nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiği, mahkemece harç ve vekâlet ücretinin nispi tarife üzerinden belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hisse devrinin hile nedeniyle iptal edildiğinin ve şirket ortağı olduğunun tespiti yahut ... hisse devir bedelinin ödenmesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, hisse devrinin hile ile yapılıp yapılmadığı ve ıslahın geçerli olup olmadığı noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 176 ıncı maddesi ve devamı hükümleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 24 üncü ve 28 ... maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 39 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.