10. Hukuk Dairesi 2016/5203 E. , 2018/6103 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, 24.01.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu malül kalan sigortalıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değeri, geçici iş göremezlik ödeneği ve tedavi masrafları nedeniyle oluşan Kurum zararının, davalıdan, rücuan tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davalı... ve Ortakları Ticaret Sanayi Kollektif Şirketi yönünden davanın kısmen kabul…
**10. Hukuk Dairesi 2016/5203 E. , 2018/6103 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, 24.01.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu malül kalan sigortalıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değeri, geçici iş göremezlik ödeneği ve tedavi masrafları nedeniyle oluşan Kurum zararının, davalıdan, rücuan tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davalı... ve Ortakları Ticaret Sanayi Kollektif Şirketi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ile davalı... ve Ortakları Ticaret Sanayi Kollektif Şirketi avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun'un 26. maddesinden doğan rücu hakkı; "halefiyete" değil, "Kanundan doğan basit rücu hakkına" dayalı olup, Kurumun rücu alacağı, ilk peşin sermaye değerli gelirin kusura tekabül eden miktarıyla sınırlı bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak, Kurumun, sigortalı veya hak sahiplerine bağladığı ilk peşin sermaye değerli gelirden fazlasını isteme hakkı bulunmadığı gibi, bağlanan gelirin kesildiği veya kesilmesi gereğinin yargılama sürecinde ortaya çıktığı durumlarda, Kurumun ödemediği veya ödemeyecek olduğu gelir kısmının da rücuan talep edilemeyeceğini gerektirir. 506 sayılı Kanun'un 92. maddesi "Hem malullük hem de yaşlılık sigortasından aylık bağlanmasına hak kazanan sigortalıya, bu aylıklardan yüksek olanı, aylıklar eşitse yalnız yaşlılık aylığı bağlanır. Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir." düzenlemesini içermektedir. Somut olayda, sigortalıya 01.10.2005 ten beri ödenen yaşlılık aylığının; 23.03.2010 tarihinden itibaren, iş kazası nedeniyle 13.09.2006 tarihinden geçerli olmak üzere bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinden yüksek olduğu, bu tarih itibariyle, sürekli iş göremezlik gelirinin yarıya indirildiği Mahkemesince belirlenmiş, bu nedenle oluşan Kurum zararları yeniden izahlı şekilde talep edilmiş ancak Kurum tarafından bildirilen ve yeniden hesaplanmış olan ilk peşin sermaye değeri ve fiili ödemeye davalı vekilinin itirazları nedeniyle konusunda uzman bilirkişi tarafından inceleme yaptırılmayıp, bildirilen miktarlar üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.