4. Ceza Dairesi 2015/19432 E. , 2019/16810 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Düşme, beraat Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: A- Hakaret suçundan verilen düşme kararına yönelik temyiz incelemesinde; Mağdur ...'un, sanığın hazır bulunduğu 09/09/2013 tarihli duruşmada şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmakla; CMK'nın 290. maddesindeki “sanığın yararına olan
**4. Ceza Dairesi 2015/19432 E. , 2019/16810 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Düşme, beraat Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: A- Hakaret suçundan verilen düşme kararına yönelik temyiz incelemesinde; Mağdur ...'un, sanığın hazır bulunduğu 09/09/2013 tarihli duruşmada şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmakla; CMK'nın 290. maddesindeki “sanığın yararına olan hukuk kurallarına aykırılık, sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermez” hükmü gereğince, o yer Cumhuriyet savcısının TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, B-Tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyize gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez. Bu açıklamalar doğrultusunda, sanığın mağdura söylediği iddia edilen ''seni yaşatmayacağım, öldürüm'' şeklindeki sözlerin objektif olarak korkutucu nitelikte bulunması nedeniyle tehdit suçunun oluşacağı gözetilmeden, ''müştekinin, sanığın tehdit fiil ve sözlerinden derin bir endişe ve korku duymadığını bildirdiğinden yasal unsurları oluşmadığı'' şeklindeki kanuni ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi, 2-Bozmaya uyularak yapılan incelemede tüm deliller değerlendirildikten sonra sanığın üzerine atılı TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen suçu işlediğinin kabul edilmesi halinde ise; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması; Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.