Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3179 E. , 2024/6031 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/3179 Karar No : 2024/6031 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : 1-... İnşaat Mühendislik Müşavirlik Sanayi ve Ticaret A.Ş. 2-... İnşaat Nakliye Gıda Petrol Doğalgaz İş Makinaları San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, tem
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3179 E. , 2024/6031 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/3179 Karar No : 2024/6031 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : 1-... İnşaat Mühendislik Müşavirlik Sanayi ve Ticaret A.Ş. 2-... İnşaat Nakliye Gıda Petrol Doğalgaz İş Makinaları San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından ihale edilen ve davacı şirketlerin uhdesinde kalan "Adana İli, Yüreğir İlçesi, Kışla Mahallesi, Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi Kapsamında 772 Adet Konut, 43 Adet İşyeri ve Park Alanı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi''ne ilişkin olarak 04/07/2014 - 06/04/2017 tarihleri arasında hakediş ödemeleri üzerinden kesinti suretiyle tahsil edilen toplam 895.598,40-TL damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işe ilişkin TOKİ- Adana Büyükşehir Belediyesi ve Yüreğir Belediyesi arasında yapılan protokol incelendiğinde; protokolün 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında imzalandığının görüldüğü, davacı iş ortaklığı tarafından 07/10/2020 tarihli dilekçe ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığından "ihale konusu işin yapıldığı alanın 6306 sayılı Kanun kapsamında Rezerv Yapı Alanı olup olmadığı" hakkında bilgilendirilme talep edildiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ... sayılı yazısında "Adana İli, Yüreğir İlçesi, Kışla Mahallesi sınırları içerisinde 6306 sayılı Kanun kapsamında ilan edilmiş herhangi bir riskli alan veya belirlenmiş rezerv yapı alanı bulunmadığı, söz konusu alanın 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73.maddesi kapsamında Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı ilan edilmiş olduğu ve çalışmaların Yüreğir Belediye Başkanlığınca yürütüldüğü"nün belirtildiği, dava konusu edilen damga vergilerine ilişkin ihale konusu işin yapıldığı alanın 6306 sayılı Kanun kapsamında "Rezerv Yapı Alanı" olmadığı, ihale edilen işin de 6306 sayılı Kanun kapsamında ihale edilmediği ve anılan Kanun kapsamında yapılan bir iş niteliğinde bulunmadığı yine anılan işin 775 sayılı Kanun kapsamında da kalmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 5393 sayılı Belediye Kanununun "Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı" başlıklı 73. maddesinin altıncı fıkrasında "kentsel dönüşüm ve gelişim alanları içinde yer alan eğitim ve sağlık alanları hariç kamuya ait gayrimenkullerin harca esas değer üzerinden belediyelere devredileceği, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılarda ilgili vergi, resim ve harçların dörtte biri alınacağı"nın belirtildiği, bu hükümler birlikte incelendiğinde, görülmekte olan davada, "hata" sözcüğünden ve "yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılar" tanımlamasından neyin anlaşılması gerektiğinin yoruma muhtaç olup olmadığının saptanması ve ayrıca maddi olaya konu yapının bu saptamalara uygun "münferit yapı" kabul edilip edilemeyeceğinin belirlenmesinin önem arz ettiği, hata sözcüğünden, belli bir istenç veya eylemde amaçlananın dışında farklı bir sonucun elde ediliğinin ilk bakışta ve hemen anlaşılması durumunun kast edildiğinin sözlük bilgisi şeklinde yoruma ihtiyaç duyulmayacak kadar net olduğu, münferit sözcüğünün ise, bir olayın veya düşüncenin kendine sıkı sıkıya bağlı özelliklerinin bulunduğu hususunu belirtmek için kullanıldığının açık olduğu, o halde, "yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılar"dan anlaşılması gerekenin ne olduğunu tayin etmede, neye istinaden "münferit" olduğuna bakmak gerektiği, bunun da yeni yapının eski yapının kendine has özelliklerini taşıyıp taşımadığına bağlı olduğu, anılan işe ilişkin TOKİ - Adana Büyükşehir Belediyesi ve Yüreğir Belediyesi arasında yapılan protokol incelendiğinde; protokolün 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında imzalanmış olması, davacı iş ortaklığı tarafından 07/10/2020 tarihli dilekçe ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığından "ihale konusu işin yapıldığı alanın 6306 sayılı Kanun kapsamında Rezerv Yapı Alanı olup olmadığı" hakkında bilgilendirilme talep edilmesi sonucunda da, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ... sayılı yazısında "Adana İli, Yüreğir İlçesi, Kışla Mahallesi sınırları içerisinde 6306 sayılı Kanun kapsamında ilan edilmiş herhangi bir riskli alan veya belirlenmiş rezerv yapı alanı bulunmadığı, söz konusu alanın 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesi kapsamında Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı ilan edilmiş olduğu ve çalışmaların Yüreğir Belediye Başkanlığınca yürütüldüğü"nün belirtildiği görüldüğünden, "Adana İli, Yüreğir İlçesi, Kışla Mahallesi, Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi Kapsamında 722 Adet Konut, 43 Adet İşyeri ve Park Alanı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İnşaatları İşi"nin tamamının ya da içerdiği bazı yapıların eski binalara ait özelliklere bağlı kalınarak yapıldığı yönünde bir iddiada bulunulmamasının yanı sıra, bu işin, eski yapı veya yapılara ait özelliklere bağlı kalınmadan yapılması halinde de 5393 sayılı Kanunun 73. maddesindeki kısmi istisnadan faydalanılabileceği sonucuna varmanın yorum yapmadan ilk bakışta ve hemen elde edilebilecek bir sonuç olmadığı, bu durumda, mevzuatın ve işe konu önceki ve yeni yapıların durumunun yorumlanmasını gerektiren olayda, 213 sayılı Kanunun düzeltme ve şikayet hükümlerinin uygulanması mükmün olmadığından, davaya konu şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemde ve iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin istinafa konu Mahkeme kararında, aynı gerekçe ve nedenlerle ve yukarıda yer verilen gerekçe eklenmek suretiyle hukuka aykırılık görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davaya konu ihale konusu işin 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında yer aldığından vergiden muaf olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından ihale edilen ve davacı şirketlerin uhdesinde kalan "Adana İli, Yüreğir İlçesi, Kışla Mahallesi, Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi Kapsamında 772 Adet Konut, 43 Adet İşyeri ve Park Alanı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi''ne ilişkin olarak 04/07/2014 - 06/04/2017 tarihleri arasında hakediş ödemeleri üzerinden kesinti suretiyle tahsil edilen toplam 895.598,40-TL damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istenilmektedir İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların, şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı ise aynı Kanun'un 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapılmış, 117. maddesinde, hesap hataları olarak; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması; 118. maddesinde de, vergilendirme hataları olarak; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hatalar gösterilmiş bulunmaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanununun "Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı" başlıklı 73. maddesinin birinci fıkrasında belediyelerin, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabileceği ; altıncı fıkrasında kentsel dönüşüm ve gelişim alanları içinde yer alan eğitim ve sağlık alanları hariç kamuya ait gayrimenkullerin harca esas değer üzerinden belediyelere devredileceği, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılarda ilgili vergi, resim ve harçların dörtte biri alınacağı belirtilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesinin gerekçesinde de sağlıksız ve hızlı kentleşmenin ülkemizin önemli sorunlarının başında geldiği, kentlerimizin özellikle ülkemizin batı bölgelerinde aşırı şekilde büyüdüğü fakat buna uygun sosyal imkanlarla donatılmadığı, büyük kentlerde trafik, hava kirliliği, yetersiz konut, çarpık yapılaşma, alt yapı hizmetleri ve benzeri sorunların acilen çözüm beklediği, bu düşünceden hareketle büyükşehir belediyeleri ve nüfusu 50.000'in üzerinde belediyelerin kentin gelişimine uygun konut alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları ve sosyal donatılar oluşturmak, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak ve restore etmek amacıyla kentsel gelişim alanları ilan etme ve uygulayabilmelerine imkan vermenin kaçınılmaz olduğu, maddenin bu amaçla düzenlendiği yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta; temyize konu kararda, dava konusu işin dosyada yer alan belgelerden kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilen bölge içerisinde kaldığının anlaşıldığı belirtildikten sonra 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun kısmi vergi istisnasına ilişkin 73/6 maddesindeki "yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılar" ifadesinde yer alan "münferit" kelimesinin anlamından yola çıkılarak anılan madde kapsamında kısmi istisnadan faydalanabilmek için dava konusu yapım işi ile inşa edilen yeni yapıların eski yapıların kendine has özelliklerini taşıması gerektiği yönünde yapılan yorumla söz konusu işin tamamının ya da içerdiği bazı yapıların eski binalara ait özelliklere bağlı kalınarak yapıldığı yönünde bir iddiada bulunulmadığı, ayrıca, işin, eski yapı veya yapılara ait özelliklere bağlı kalınmadan yapılması halinde de anılan maddedeki kısmi istisnadan faydalanılabileceği sonucuna varmanın yorum yapmadan ilk bakışta ve hemen elde edilebilecek bir sonuç olmadığı, mevzuatın ve işe konu önceki ve yeni yapıların durumunun yorumlanmasını gerektiren olayda, 213 sayılı Kanun'un düzeltme şikayet hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı şeklindeki ek gerekçe de belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmüştür. Yukarıdaki maddenin ve gerekçesinin birlikte değerlendirilmesinden; yeni yapının yapılacağı alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanında yer alması ve bu alanda yer alan mevcut (eski) yapının yıkılarak yeni bir yapının inşa edilmesi koşullarının gerçekleşmesi halinde yapılacak bu yapılarla ilgili alınması gereken vergi, harç ve resmin 3/4'lük kısmının tahsil edilmeyeceğinin kurala bağlandığı, kısmi istisnadan faydalanabilmek için başka bir şartın öngörülmediği, inşa edilen yeni yapıların tamamının veya bazılarının yıkılan eski yapıların kendine has özelliklerini taşıması gerektiği yönünde bir kurala yer verilmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca, sağlıksız ve hızlı kentleşmenin yol açtığı sorunları gidermek amacıyla ilan edilen kentsel dönüşüm ve gelişim alanlarında inşa edilecek yapılarda eski yapıların özelliklerine bağlı kalınmasının şart koşulmasının Kanunla tanınan bir hakkın yorumla daraltılması anlamına geleceği de açıktır. Olayda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Dairesi Başkanlığı'nca davacı şirketlere verilen cevabi yazıda "Adana İli, Yüreğir İlçesi, Kışla Mahallesi, Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi Kapsamında 772 Adet Konut, 43 Adet İşyeri ve Park Alanı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi"nin 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında yapıldığının belirtildiği, ayrıca yine davacı şirketler tarafından dava dilekçesi ekinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve Yüreğir Belediye Başkanlığı ile yapılan "Adana Yüreğir Kışla Mahallesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesine ilişkin Protokol"ün sunulduğu, adı geçen Protokolün 8. maddesinde kentsel dönüşüm ve gelişim alanında yer alan yapı ve eklentilerinin tasfiyesi, yıkımı ve enkaz temizleme işlemlerinin Belediye tarafından yapılacağının belirtildiği ve bu çerçevede mevcut (eski) yapıların yıkıldığı anlaşıldığından, dava konusu olayda, 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi nedeniyle, hakedişlerden kesinti suretiyle tahsil olunan 895.598,40-TL damga vergisinin sözleşme ve ihale kararı damga vergisinin dörtte üçlük kısmının düzeltme-şikayet hükümleri kapsamında vergilendirme hatası olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında söz konusu vergilerin dörtte birine isabet eden kısım yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle hukuka aykırılık, diğer kısımlar yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu işlemin davacının hakedişlerinden kesinti suretiyle tahsil olunan damga vergilerinin dörtte üçüne isabet eden miktara ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısımların yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, Temyiz isteminde bulunandan ...-TL maktu harç alınmasına, Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 06/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.