11. Hukuk Dairesi 2009/6312 E. , 2010/12247 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 tarih ve 2008/731 - 2008/666 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanak…
**11. Hukuk Dairesi 2009/6312 E. , 2010/12247 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 tarih ve 2008/731 - 2008/666 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin, yüksek oranda kar verileceği ve parasını istediği her an geri alabileceği taahhüdünde bulunulması karşısında 50.000 DM'yi belge karşılığında davalılara verdiğini, kısa bir süre sonra ihtiyacı nedeniyle ödediği parayı talep ettiğini, ancak davalı tarafça ödenmediğini, davalıların para toplama faaliyetinin Bankalar Kanunu’na, TTK'na ve SPK’na aykırı olduğunu, hisse senetlerinin usulsüz olarak halka arz edildiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, müvekkiline süresi içinde hisse senedi teslimi yapılmadığını, şirket anasözleşmesinin ihlal edildiğini, şirket yöneticilerinin TTK’nun 67 nci maddesine ve SPK’na muhalefet suçlarından ceza aldığını ileri sürerek, davalılara verilen 50.000 DM alacağın şimdilik 6.500 TL'lik kısmının ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, müvekkilinin davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının, davalı şirketlerin ortağı olduğunu, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili bulunduğu şirketin Sermaye Piyasası Kurulu kaydında olan, bu kurul tarafından faaliyetleri denetlenen bir anonim şirket olduğunu, TTK'nun 329. ve 405. maddeleri gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketlerin tasfiye halinde olmadıklarını, 1 yıllık zamanaşımının dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.