İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket hakkında İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak teşkil eden ...Bankası Çatalca şubesi 14.02.2019 keşide tarihli 147.970,00 TL miktarlı ve yine aynı bankanın 07.03.2019 keşide tarihli…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/59 KARAR NO : 2026/374 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 12/09/2023 NUMARASI : 2022/104 E. - 2023/644 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket hakkında İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak teşkil eden ...Bankası Çatalca şubesi 14.02.2019 keşide tarihli 147.970,00 TL miktarlı ve yine aynı bankanın 07.03.2019 keşide tarihli 147.970,00 TL miktarlı iki adet çek üzerinde müvekkili şirkete ait olduğu iddia edilen imzaların müvekkili şirket temsil ve ilzama yetkili kişilere ait olmayıp sahte imzalar olduğunu, müvekkili şirketin takibe dayanak teşkil eden çeklere imza atmadığını, imzaların tümüyle sahte olduğunu, bu iki adet çekin alınmasını veya imzalanmasını gerektirecek hiç bir hukuki işlem yapılmadığını, müvekkili şirketin alacaklı taraf ile diğer borçlular arasındaki ilişkiye neden ve nasıl karıştırıldığı müvekkili şirket yetkililerince anlaşılamamış olduğunu ancak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına bu konuda suç duyurusunda bulunulacağını, takibe dayanak teşkil eden sahte imzaları havi iki adet çekle ilgili müvekkili şirketin hiç kimseye borcu olmadığını, davanın kabulünü, takibe dayanak teşkil eden çekler bakımından müvekkili şirketin davalıya hiç bir borcunun bulunmadığının tespitini, takibin davacı müvekkili yönünden iptalini ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile resmi evrakta sahtecilik yapılarak müvekkili şirketin mal varlığına hacizler koyulduğundan dolayı davacı yönünden takibin durdurulmasını davalı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu çeklerin, dava dışı müvekkili banka kredi borçlusu ... A.Ş. firması tarafından, tahsil edilerek, kredi borcundan mahsup edilmek üzere, temlik cirosu ile müvekkili bankaya verildiğini, tahsil edilmek üzere, müvekkili bankaya temlik edilen çekin karşılıksız çıkması üzerine, keşidece ve cirantalar hakkında İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, davacı hakkında yapılan takibin 13.03.2020 tarihinde yapılan tebligat ile 19.03.2020 tarihinde kesinleşmiş olduğunu, takibin kesinleşmesinden geçen 2 yıllık süre sonunda huzurdaki işbu davanın açılmasının kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu çekle ilgili olarak müvekkili bankanın iyi niyetli hamil durumunda olduğunu, çeki keşideciden almamış cirantadan almış olduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Davaya konu her iki çek üzerindeki borçlu imzasının sahte imza ile tedavüle konulduğu iddia edilmiştir. Bu kapsamda uyuşmazlığın davacının imza inkarına dayalı olarak menfi tespit isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkemece davaya konu, imza inkarı yöneltilen çek asılları getirtilmiş, davacı şirket yetkilisinin uygulamaya elverişli imza asılları, davaya ve imza inkarına konu çeklerin düzenleme tarihinden önceki dönemlere ait mukayeseye elverişli belgeler, yine çeklerin düzenlenme tarihinden önceki döneme ait davacının resmi kurumlar önünde atılmış imzaları celp edilmiş, mahkeme huzurunda imza örnekleri alınmış, çek üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Yapılan incelemede çekler üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı belirlenmiştir. Sahtelik def'i, mutlak def'i olduğundan iyiniyetli olsa dahi hamile karşı da ileri sürülebilmektedir. (Yargıtay 19.H.D 2013/18072 esas, 2014/1981 sayılı kararı) Tüm bu gerekçeler ışığında mahkemece icra edilen yargılama ve tüm dosya kapsamından edinilen vicdani kanaat gereğince, dava konusu olan... Bankasının Çatalca Şubesine ait 07/03/2019 tarihli 150.000,00 TL bedelli çek ve ...Bankasının Çatalca Şubesine ait 14/02/2019 tarihli 150.000,00 TL bedelli çek üzerindeki borçlu imzasının, mevcut imza örnekleriyle göstermiş olduğu kesin ve açık farklılık nedeniyle davacı şirket yetkilisine ait olmadığı sabit olduğundan, davanın kabulüne" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Dava konusu çeklerin, dava dışı müvekkili Banka kredi borçlusu ... A.Ş. Firması tarafından, tahsil edilerek, kredi borcundan mahsup edilmek üzere, temlik cirosu ile Müvekkili Bankaya verildiğini, çekin karşılıksız çıkması üzerine, keşidece ve cirantalar hakkında İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, çekle ilgili olarak Müvekkili bankanın iyi niyetli hamil durumunda olduğunu, çeki keşideciden almadığını cirantadan aldığını, defilerin ileri sürülemeyeceğini, Banka iyi niyetli 3.kişi hamil olduğundan çekin keşideci elinden ne şekilde çıktığını ve keşidecinin hangi amaçla verdiğini bilebilmesinin mümkün olmadığını, -Davacı tarafın davasında samimi ise böyle bir davayı çek dolaşıma çıkarılmadan ve ciro edilmeden önce açması gerektiğini, çek ciro yolu ile müvekkili Bankaya geçtikten, karşılıksız çıkan çek hakkında icra takibine geçilip takibin kesinleşmesinden sonra yaklaşık 2 yıllık bir süre sonunda davanın açılmasının, müvekkili Bankaya karşı iyi niyetli olmadığını gösterdiğini, çeki verip bu çek ciro yolu ile dolaşıma çıktıktan sonra lehtar olan ciranta tarafından cirodaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ile dava açmak ve işbu iddiaları öne sürmek iyi niyetle bağdaşmadığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, ...Bankasının Çatalca Şubesinin 14/02/2019 keşide tarihli, 150.000,00 TL ve yine aynı bankanın 07/09/2019 tarihli 150.000,00 TL bedelli çeklerinden ve bu çeklerin tahsili için başlatılan İstanbul Anadolu 16. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasından davalıya imza inkarına dayalı olarak açılmış borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Grafoloji uzmanı bilirkişinin 27/12/2022 teslim tarihli raporunda "inceleme konusu iki adet çekte borçlu imzaların, ...'ın el ürünü olmadığı kanaatine varıldığı'' belirtilmiştir. Davalı vekilinin bu rapora itirazı üzerine dosya imza incelemesi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, Adli Tıp Kurumunun 12/06/2023 tarihli raporunda "inceleme konusu çeklerde yer alan imzalar ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği" bildirilmiştir.Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı). Dosya kapsamına göre ; dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, imza incelemesi yapılmış olup, Dava konusu çek nedeniyle takip yapıldığı, ancak denetime elverişli ATK raporuna göre çekin keşidecisi olan davacı şirket yetkilisi adına atılmış olan imzanın davacı şirketin tek yetkilisi olan ...'ın eli ürün olmadığının tespit edildiği, imzanın sahteliği iddiası herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defilerden olup çek hamillerinin iyiniyetli olup olmamaları hukuki sonucu değiştirmeyeceği, imza incelemesine esas raporun , uzman bilirkişiler tarafından çeklerin düzenleme tarihi öncesi ve sonrasına tarihli borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belge asıllarının mukayeseye esas alınması suretiyle ve yeterli teknik optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak değerlendirildiği, raporun denetime elverişli ve yeterli olduğu, hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, bu itibarla davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2023 tarih ve 2022/104 E., 2023/644 K.sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026