8. Ceza Dairesi 2013/13940 E. , 2014/1772 K. "" Tebliğname No : 8 - 2013/134917 MAHKEMESİ : Kars 1. Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 07/02/2013 NUMARASI : 2012/286 (E) ve 2013/111 (K) SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık Gereği görüşülüp düşünüldü: 5237 sayılı TCK.nun "hata" başlıklı 30. maddesi; -"Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilme- yen bir kimse, kasten haraket etmiş olmaz. Bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hali saklıdır. -Bir suçun daha …
**8. Ceza Dairesi 2013/13940 E. , 2014/1772 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 8 - 2013/134917 MAHKEMESİ : Kars 1. Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 07/02/2013 NUMARASI : 2012/286 (E) ve 2013/111 (K) SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık Gereği görüşülüp düşünüldü: 5237 sayılı TCK.nun "hata" başlıklı 30. maddesi; -"Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilme- yen bir kimse, kasten haraket etmiş olmaz. Bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hali saklıdır. -Bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır. -Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır" şeklinde düzenlenmiş iken, 08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanunun 4. maddesi ile eklenen, "işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, cezalandırılmaz" biçimindeki dördüncü fıkra ile son halini almıştır. 5377 sayılı Kanun ile eklenen dördüncü fıkrada, kişinin işlediği fiilden dolayı kusurlu ve sorumlu tutulabilmesi için, bu fiilin bir haksızlık oluşturduğunu bilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Fail; yasalarla yasaklandığının bilinmemesi hükmün uygulan- ması için yeterli olmayıp fiili, bir haksızlık yaptığını da bilmemelidir. Buna göre fail, işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düşmüş, diğer bir ifadeyle eyleminin hukuka aykırı olmadığı, haksızlık oluşturmadığı, meşru olduğu düşüncesiyle hareket etmiş ve bu yanılgısı da içerisinde bulunduğu şartlar bakımından kaçınılmaz nitelikte ise, artık cezalandırılmayacaktır. Hatanın kaçınılmaz olduğunun belirlenmesinde, kişinin yaşı, bilgi düzeyi, gördüğü eğitim, yetiştiği ve halen içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre şartları göz önünde bulundurulmalıdır. Üçüncü ve dördüncü fıkraların uygulanması yönüyle kişinin kaçınılmaz bir hataya düşmesi şartı aranmakta olup, hatanın kaçınılabilir olması halinde kişi kusurlu sayılacak, diğer bir ifadeyle fiilden dolayı sorumlu tutulacak, ancak bu hata temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınacaktır. Kast ise; suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçek- leştirilmesi olup, suç tipindeki maddi unsurlara ilişkin bilgisizlik, eksik ya da yanlış bilgi, maddi unsurlara ilişkin hatadır. Hatanın varlığı kabul edildiğinde kasten işlenmiş bir suçtan söz edilemez, ancak hatanın; kastın varlığına engel olacak düzeyde bulunması halinde sanığa ceza verilemeyecektir. Suçun maddi unsurlarına ilişkin hatanın, fiilin suç teşkil etmesi için bulunması zorunlu hususlara ilişkin esaslı bir yanılma olması gerekir.