(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/14102 E. , 2010/13253 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/14102 E. , 2010/13253 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava , davacının iş kazası sonucu beden güç kaybına uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. H.U.M.K.’nun 388/son maddesi gereğince, hüküm kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Öte yandan aynı kanunun 389. maddesinde de verilen karar ile iki tarafa yükletilen yükümlülüklerin kuşku ve duraksamaya gerektirmeyecek surette çok açık olarak yazılması gerektiği bildirilmiştir. Somut olayda davacı, davalı olarak hem işveren ... Mekanizma Makas Sistemleri İmalatı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ni hem de Koç Allianz Sigorta A.Ş'ni göstermiş ve maddi ve manevi zararlarının davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini istemiş olduğu halde, mahkemece hangi davalı aleyhine hangi miktarda tazminata hükmolunduğu açıkca belirtilmeden hükmün infazda tereddüde yol açacak nitelikte ve H.U.M.K'nun 388 maddesine aykırı olarak karar verilmiştir. Yapılacak iş; davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi yönünde hangi davalı aleyhine hangi miktarda tazminata hükmolunduğu veya davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulup tutulmadığı açıkca belirtilmek suretiyle açık, net ve infazda herhangi bir teredddüt yaratmayacak şekilde bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.