TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO : 2022/1096 KARAR NO : 2025/1779 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15/02/2022 NUMARASI : 2020/903 Esas - 2022/176 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 02/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/07/2017…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO : 2022/1096 KARAR NO : 2025/1779 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15/02/2022 NUMARASI : 2020/903 Esas - 2022/176 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 02/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/07/2017 tarihinde müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı aracın, ... plakalı araçla karıştğı çift taraflı kaza sonucunda hasarlandığını belirterek 17.110 TL hasar ve 5.000 TL değer kaybı tazminatının davalılardan (sigorta şirketlerinin sorumluluk oranları dahilinde) olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı görmeye yetkili ve görevli Mahkemenin, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile; 11.800 TL hasar bedeli ve 2.700 TL değer kaybı olmak üzere toplam 14.500 TL'nin ... ve ... yönünden olay tarihi olan 23/07/2017 tarihinden itibaren, sigorta şirketleri yönünden 01/09/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... AŞ vekili: hükmedilen tutarın trafik poliçesi limitinde kaldığını, limit aşılmadığından İMM kapsamında müvekkili şirket aleyhine karar verilmesinin hatalı olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkete sigortalı aracın sürücüsüne kusur atfedilemeyeceğini, tespit edilen değer kaybı ve hasar bedelinin piyasa şartlarına uygun olmadığını ve fahiş olduğunu; Davalı ... AŞ vekili; talebin zamanaşımına uğradığını, kusura yönelik yapılan tüm değerlendirmelerin eksik ve hatalı olduğunu, aracın kaza sonucunda uğradığı hasarın tamamının onarılarak giderildiğini, araçla ilgili bu onarım dışında haricen herhangi bir masraf yapmadığını, Mahkemenin bilirkişi raporuna yapılan itirazları dikkate almadan hüküm kurulduğunu; Davalılar ... ve ... vekili ise; davalı tarafların beyan ve taleplerine iştirak ettiklerini, eksik inceleme sonucu verilen kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, ilk kaza tutanağındaki haklılıkları doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazası nedeniyle zarar sorumlularından hasar ve değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir. Davanın açılmamış sayılması kararı nihai bir karardır. Yargıtay HGK'nin 07/02/2001, 20-100/108 sayılı kararında da belirtildiği gibi HMK'nin 150.maddesine göre, davacının açılmamış sayılacağı kararı yasanın emredici nitelikte hükmü gereği olup başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden yürürlük kazanır. Davanın açılmamış sayılması, bu konuda herhangi bir davanın bulunmadığı anlamına gelir. Bu sebeple daha önce açılan fakat HMK'nin 150/6.maddesi hükmü uyarınca açılmamış sayılan dava dolayısıyla daha önce ortaya çıkmış bulunan sonuçlar (örneğin zamanaşımı kesilmesi veya sürenin durması gibi) açılacak olan ikinci dava bakımından kesinlikle dikkate alınmaz. Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır (HMK m.150/7). Bu sebeple açılmamış sayılan davada verilen dava dilekçesindeki talep miktarı sonradan açılacak davalar bakımından önleyici veya sonuç doğurucu etki meydana getirmez. Maddi hukuk bakımından açılmamış sayılan davanın mevcut kabul edilmemesi gerekir. Somut olayda, davacı 23/07/2017 tarihli kaza sonucunda aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı tazminatı için 18/01/2019 tarihinde Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2019/13 E sayılı dosyada dava açtığı, mahkemece görevsizlik kararı verildiği, taraflarca talep edilmediği halde, dosyanın görevsizlik kararı uyarınca ticaret mahkemesine tevzi edilmek üzere gönderildiği ve Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/11/2020 tarih, 2019/789 E, 2020/677 K.sayılı kararıyla HMK m.20 gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği ve mahkemenin 2020/350 esasına kayıt edildiği, süresi içinde taraflarca dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davaya konu kaza maddi hasarlı kaza olup KTK'nin 109/2.maddesi; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmünü içermektedir. Mahkemesince Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/200 E. Sayılı dava dosyasında davacının davalı sıfatıyla yer aldığı, dava tarihinin 06/04/2018 olduğu ve bu mahkemedeki bilirkişi raporu tebliğ tarihinin 29/11/2018 olduğundan dolayı zararın öğrenilme tarihi 19/11/2018 olduğu değerlendirilmiş ise de; iş bu davada davacının zararının belirlenmediği açıktır. O halde mahkemece kazanın 23/07/2017 tarihinde gerçekleştiği, iş bu davanın ise 10/12/2020 tarihinde açıldığı göz önüne alındığında, yukarıda açıklanan nedenlerle zamanaşımını durduran yada kesen sebep olmadığından davanın cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunan davalılar ... AŞ vekili ile davalı ... AŞ yönünden reddi gerekirken kabulü doğru olmamıştır. Karara karşı davalılar ... ve ... vekili ise "katılma yoluyla" istinaf başvurusunda bulunduğunu belirttiği dilekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmektedir. HMK'nin 348/1. maddesinde katılma yoluyla istinaf başvurusunun, aleyhine istinaf başvurusunda bulunulan tarafça yapılabileceği öngörülmüştür. Eldeki dosyada davacı tarafça bir istinaf başvurusu yoktur. Dolayısıyla davalılar ... ve ..., kendisiyle müteselsil sorumlu diğer davalıların istinaf başvurusunun yanında katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunma imkanı bulunmamaktadır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davalılar ... ve ... vekilinin katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinin HMK'nın 352/1-ç maddesi uyarınca reddine, B-Davalı ... AŞ vekili ile davalı ... AŞ vekili, vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davacının, davalı ... AŞ ile davalı ... AŞ yönünden açılan davanın zamanaşımından reddine, 2-Davanın, davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile; 11.800 TL hasar bedeli ve 2.700 TL değer kaybı olmak üzere toplam 14.500 TL'nin davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 23/07/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 990,49 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 377,59 TL harcın mahsubu ile bakiye 612,90 TL'nin davalılar ... ve ...'tan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen 54,40 TL başvuru harcı, 377,59 TL peşin harç olmak üzere toplam 431,99 TL'nin davalılar ... ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre alınan 1.320 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 865,67 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre alınan 1.320 TL arabulucu ücretinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 454,32 TL'nin davalılar ... ve ...'tan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından sarf edilen 1.600 TL bilirkişi ücreti, 183,60 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.783,60 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 1.169,70 TL'nin davalılar ... ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.100 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar ... ve ..., ... verilmesine, 9-Davalılar ... AŞ ile ... AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi gereğince 5.100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar ... AŞ ile ... AŞ'ye verilmesine, 10-HMK’nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, B-İstinaf İncelemesi Bakımından; 1-Davalılar ..., ..., ... AŞ ile ... AŞ tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran taraflara iadesine, 2-İstinaf kanun yolu aşamasında davalı ... AŞ tarafından sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile 78,60 TL posta gideri olmak üzere toplam 299,30 TL yargılama giderinin, davacıdan tahsil edilerek davalı ... AŞ'e verilmesine, 3-İstinaf kanun yolu aşamasında davalı ... AŞ tarafından sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının, davacıdan tahsil edilerek davalı ... AŞ'ye verilmesine, 4-İstinaf aşamasında davalılar ... ve ... tarafından yapılan masrafların üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/12/2025