Başvuru, sağlık sorunları bulunmasına rağmen özgürlüğünden yoksun bırakılma nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkindir.
Başvuru, sağlık sorunları bulunmasına rağmen özgürlüğünden yoksun bırakılma nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkindir. Başvuru 26/4/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca 22/5/2019 tarihinde başvurucunun sağlık hizmetlerine erişim imkanına sahip olduğu değerlendirilerek tahliye edilmesi yönündeki tedbir talebinin reddedilmesine karar verilmiştir. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler doğrultusunda tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: 1971 doğumlu olan başvurucu hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyeliği suçlamasıyla Antalya Ağır Ceza Mahkemesinde (Ağır Ceza Mahkemesi) ceza davası açılmıştır. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu olarak yargılanan başvurucunun 15/3/2018 tarihinde 8 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği mahkûmiyet kararına karşı yapılan istinaf talepleri, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince (Bölge Adliye Mahkemesi) 14/2/2019 tarihinde esastan reddedilmiştir. Ret kararını başvurucu temyiz etmiştir. Yargılama dosyasının Yargıtaya gönderilmesi aşamasında başvurucu 30/3/2019 tarihinde karaciğer nakli operasyonu geçirmiştir. Başvurucunun tutulduğu Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu (Ceza İnfaz Kurumu) 2/4/2019 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesine müzekkere yazarak başvurucunun sağlık durumu hakkında bilgi vermiş ve tutukluluk hâlinin gözden geçirilmesini talep etmiştir. Müzekkerede;i. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (Araştırma Hastanesi) tarafından başvurucu hakkında düzenlenen 11/12/2017 tarihli raporda ''Hepatit-B'ye bağlı karaciğer sirozu, evre 1-2 tanısı ile hayati tehlikesi vardır. 3 (üç) aylık Gastroentroloji poliklinik kontrolü ile cezaevinde kalabilir.'' tespitinin yapıldığı,ii. Araştırma Hastanesinin başvurucu hakkındaki 8/6/2018 tarihli sağlık kurulu raporunda ''3 ayda 1 Gastroentroloji Poliklinik kontrolü ile cezaevinde hayatının yalnız devam ettirebileceği''nin belirtildiği,iii. Düzenli poliklinik kontrolleri esnasında başvurucuya ''karaciğer naklinin uygun görüldüğü", gerekli tahlil ve tetkiklerin yapıldığı, 13/11/2018 tarihinde başvurucunun tedavisine başlandığı, bu tedaviden 1 ay sonra organ nakli olacağı hususunda rapor tanzim edilerek hükümözlü kadavradan nakil sırasına alındığı, iv. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İhtisas Kurulu (Adli Tıp Kurumu) tarafından başvurucu hakkında düzenlenen 1/3/2019 tarihli sağlık kurulu raporunda ''karaciğer naklinin gerçekleşmesi, hastalığının ilerlemesi veya vasfının değişmesi halinde yeniden değerlendirileceğinin" belirtildiği, v. Başvurucunun 29/3/2019 tarihinde karaciğer nakli için Araştırma Hastanesine sevkinin yapıldığı, nakil sonrası Araştırma Hastanesinde yatarak hâlen tedavi gördüğü açıklanmıştır. Karaciğer naklinin ardından başvurucu hakkında 1/4/2019 tarihinde Araştırma Hastanesince rapor düzenlenmiş, düzenlenen bu raporun akabinde 8/4/2019 tarihinde Adli Tıp Kurumunca yeniden sağlık kurulu raporu düzenlenmiştir. 1/4/2019 tarihli rapora da atıf yapılan 8/4/2019 tarihli adli tıp raporunun ilgili kısmı şöyledir:"Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 2019 tarih ve 9914 sayılı raporunda; hastanın organ nakli servisine yatışının gerçekleştiği, 2019’da kadavradan karaciğer nakli olduğu, 2019 tarihinde yoğun bakım ünitesinden servise devralındığı, mevcut tedavisine devam edildiği, yolculuk yapması ve cezaevi koşullarında kalmasının uygun olmadığı belirtildiğine göre; sonuç olarak 2019 tarihinde karaciğer nakli operasyonu uygulandığı belirtilen İsmail oğlu 1971 doğumlu Şerif Ağu adına düzenlenen dosyadaki mevcut belgelerine göre halihazırda; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16/ maddesi kapsamında değerlendirildiği, 6 (altı) ay süre ile cezasının infazının tehirinin uygun olduğu, tehir süresi bitiminde son durumunu gösteren sağlık kurulu raporu ile birlikte muayeneye gönderilmesi sonrasında sorulan hususlar hakkında yeniden değerlendirileceği" Bölge Adliye Mahkemesinin 9/4/2019 tarihli ek kararıyla başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:"Sanığa atılı suç, mevcut delil durumu, almış olduğu ceza miktarı, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İhtisas Kurulunun 08/04/2019 tarih ve 6106 sayılı sağlık kurulu tarafından düzenlenen raporda; sanığın nakil sonrası cezaevinde kalmasının sağlığı açısından uygun olup olmayacağı yönünde herhangi bir mütalaanın mevcut olmaması, sanığın hali hazırda hastane şartlarında yatılı olarak tedavi görüyor olması, tedavi sonrasında her aşamada sanık hakkında yeniden rapor düzenlenebilecek ve tutukluluğu durumunda karar verilebilecek olması hususları bir bütün halinde değerlendirilerek, sanığın, kaçma ihtimalinin bulunması, hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasının yetersiz kalacağı dikkate alınarak sanığın tutukluluk halinin devamına," Başvurucu, anılan karara itiraz etmiş; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin 17/4/2019 tarihli kararıyla itiraz reddedilmiştir. Ret kararını 25/4/2019 tarihinde öğrendiğini beyan eden başvurucu 26/4/2019 tarihinde tedbir talebiyle bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesince 10/5/2019 tarihinde başvurucunun sağlık durumuyla ilgili olarak Ceza İnfaz Kurumundan bilgi istenmiştir. Ceza İnfaz Kurumunun 14/5/2019 tarihli cevabında, başvurucunun Ceza İnfaz Kurumuna yerleştirildiği 27/6/2016 tarihinden beri teşhis ve tedavilerine yönelik ayrıntılı açıklama yapılmış; en son başvurucunun karaciğer nakli operasyonu geçirmesi nedeniyle hâlihazırda Araştırma Hastanesinde tedavisinin yatılı olarak devam ettiği belirtilmiştir. Başvurucunun sağlık durumu nedeniyle tedbiren tahliye istemi, sağlık hizmetlerine erişim imkânına sahip olduğu, ceza infaz kurumunda tutulmasının yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike oluşturduğuna dair bilgi veya bulgu bulunmadığı gerekçesiyle Komisyonca 22/5/2019 tarihinde reddedilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) tutuklu bir kimsenin sağlık gerekçesiyle serbest bırakılması için hiçbir genel zorunluluk getirmediğini ancak doğal olarak ortaya çıkan fiziksel ya da ruhsal rahatsızlıklardan kaynaklanan acının yetkililerin sorumlu tutulabileceği tutukluluk koşullarından dolayı artması ya da artma riski bulunması hâlinde bu durumun Sözleşme’nin maddesi kapsamına girebileceğini belirtmektedir (Mouisel/Fransa, B. No: 67263/01, 14/11/2002, §§ 38-40; Ürfi Çetinkaya/Türkiye, B. No; 19866/04, 23/7/2013, § 88). Bu tür davalarda AİHM, sağlık durumunun endişeye sebep olduğu durumlarda başvurucunun alıkonulmasına devam edilmesinin sağlık durumu açısından uygun olup olmadığının değerlendirilmesinde özellikle üç etkenin dikkate alınmasının gerektiğini belirtmiştir. Bunlar hükümlü/tutuklunun sağlık durumu, sağlanan bakımın kalitesi ve sağlık durumu açısından başvurucunun tutulmasına devam edilmesinin gerekip gerekmediğidir (Zarzycki/Polonya, B. No: 15351/03, 12/3/2013, § 103). Ayrıntılı ilgili hukuk için bkz. Fatih Hilmioğlu, B. No: 2014/648, 18/9/2014, §§ 28-34; Temur Eskibağ ve Mehmet Rıza Eskibağ, B. No: 2014/5098, 20/12/2017, § 45; Civan Boltan, B. No: 2014/5324, 30/10/2018, §§ 33-