9. Ceza Dairesi 2021/24366 E. , 2025/1023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇA SÜRÜKLENEN SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM: Beraat TEMYİZ EDENLER: Katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bolu
**9. Ceza Dairesi 2021/24366 E. , 2025/1023 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇA SÜRÜKLENEN SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM: Beraat TEMYİZ EDENLER: Katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun, 2016 yılı ve öncesi eylemlerine ilişkin ceza verilmesine yer olmadığına, 2017 yılındaki eylemi açısından ise çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdure Vekili ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, suça sürüklenen çocuğun en üst hadden ve indirim uygulanmadan cezalandırılarak beraat hükmünün kaldırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Sayın Üyeler ... ve ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Suça sürüklenen çocuğun 2017 yılındaki eylemine ilişkin mahkumiyetine dair ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece Mahkemesinin kararlarını kaldırarak suça sürüklenen çocuğun nitelikli cinsel istismar suçundan beraatine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşü olan hükmün onanması kararına katılmıyoruz. Dairemiz çoğunluk görüşü ile aramızdaki görüş ayrılığı suçun sübutuna yöneliktir. Mağdur ...’nın okuldaki Din Kültürü öğretmenine 22/10/2018 günü yazdığı mektupta kendisine tecavüz edildiğinden bahsettiği, olayın intikalinden sonra mağdurun alınan beyanında, kuzeni olan suça sürüklenen çocuk ...’un dedelerinin ve mağdurun evinde 8 yaşından 12 yaşına kadar (2013 ve 2017 yılları arası) yalnız kaldıkları vakitlerde ....’nin kendisine ilk önce 8 yaşındayken babaannesinin evinde ....’nin doğum gününün kutlandığı gün, evdekilerin hediye almak için dışarı çıktıkları esnada ... ile yalnız şekilde salonda bulunduklarında ...’nin kendisinin göğüs ve cinsel bölgesine kıyafet üzerinden dokunduğunu, bunun yaklaşık 5 dakika kadar sürdüğünü, aynı yıl içerisinde sonbahar döneminde mağdurun halasının evinde ...’nin aynı şekilde kıyafetlerinin üzerinden kendisinin göğüs ve cinsel bölgesine dokunduğunu, yaklaşık 9 yaşındayken yaz döneminde halasının evinde ...’nin kendisinin göğüs ve cinsel bölgesine ellediğini, ...’nin alt kıyafetlerini çıkardıktan sonra cinsel organını mağdura yalattığını, 9 yaşındayken büyükbabasının ikametinde ....’nin kendisinin göğüs ve cinsel bölgesine 10 dk. sürecek şekilde ellediğini, 10 yaşındayken büyükbabasının yani halasının evindeyken ...’nin kıyafetlerini çıkartıp göğüslerini ellediğini, daha sonra ...’nin iç çamaşırına elini sokup cinsel organını okşadığını, bu olaydan iki ay sonra 10 yaşındayken evlerinde ....’nin göğüs ve cinsel bölgesini ellediğini, bu sırada kendi ailesinin mutfakta oldukları için daha ileri gitmediğini, 10 yaşındayken bir hafta sonu büyükbabasının yani halasının ikametinde ....’nin kendisini tamamen soyarak çıplak bıraktığını, ....’nin ise alt kıyafetini çıkararak cinsel organını kendi cinsel organına soktuğunu, bir müddet sonra ....’nin cinsel organından renksiz, yapışkan bir sıvı geldiğini, 11 yaşlarında ilkbahar döneminde büyükbabalarının ikametinde ....’nin kendisini tamamen soyduğunu, ....’nin kullandığı yatağa kendisini yüz üstü yatırdığını, kendisinin üstüne yatarak cinsel organını poposuna soktuğunu, bir süre sonra ....’den sıvı geldiğini, 12 yaşında yaz tatili başlayalı 2-3 hafta olmuşken kendi ikametinde ....’nin kendisinin alt kıyafetlerini çıkardığını, daha sonra ....’nin yatağına kendisini yüz üstü yatırdığını, kendisinin üstüne yatarak cinsel organını kendisinin poposuna soktuğunu, daha sonrasında da ....’den sıvı geldiğini ve ....’nin kendisinin özel bölgelerini okşadığını, ....’nin bu eylemlerinden başka herhangi bir eylemi olmadığını ve ....’nin kendisine yaklaşık 1 yıldır cinsel istismarda bulunmadığını belirtir ayrıntılı, samimi ve istikrarlı beyanlarda bulunması, Mağdurun halasının oğlu olan kuzenine iftira atmasını gerektirecek herhangi bir husumetin veya çatışmanın bulunmadığının mağdur ... ... beyanları ile sabit olması, Mağdurun annesinin beyanında, kızının bu konularda ilk olarak kendisine boşanma aşamasında söylediğini, ancak kendisinin önemsemediğini, boşanma döneminde kızı olan mağdurun psikiyatrik tedavi gördüğünü, o zamanlar ilacın dozu fazla geldiği için kızının hayali bazı şeyler gördüğü, ancak ilacın dozu ayarlandıktan sonra bu sıkıntının geçtiğini, ayrıca ....’nin evi kalabalık gibi görünse de o dönemde herkesin çalıştığını, sadece mağdur, ....’nin ve dedenin evde olduğunu, dedenin de odasından hiç çıkmadığını, çocukların gürültü yapmamaları için ayrı bir odaya gönderildiklerini söylemesi, Tanık olarak dinlenen mağdurun öğretmenlerinden ...’in beyanında, mağdurun kaynaştırma öğrencisi olduğunu, mağdurun olayları abartarak anlatma veya gerçek olmayan şeyleri söylediğini şahit olmadığını söylemesi, Mağdurenin mektup yazmak suretiyle olayın intikalini sağlayan öğretmeni beyanında ise, mağduru sınıfta ağlarken gördüğünü, mağdurun ağlamaktan konuşamadığını, yazarak anlatabileceğini beyan etmesi üzerine mağdurun başından geçenleri anlattığı mektup yazdığını, bu mektubu rehberlik öğretmenine teslim ettiğini, rehberlik öğretmeni ile birlikte mağduru dinlediklerinde mağdurun tecavüze uğradığını, intihar girişiminde bulunduğunu ve hastaneye yatarak tedavi gördüğünü anlatması, Adli Tıp kurumu 6.İhtisas kurulundan aldırılan 17/01/2020 tarihli raporda 2017 yılında mağduru olduğu olayda mağdurun beyanına itibar edilebileceğine ilişkin rapor verilmesi, mağdur hakkında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, nitelikli cinsel istismara ilişkin bir delilin olmaması nedeni ile ....’nin eyleminin ilk derece mahkemesince kabul edildiği gibi 2017 yılındaki çocuğun basit cinsel istismarı suçu olup ilk derece mahkemesinin kararının yerinde olduğu, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olmadığı bu nedenle bozma kararı verilmesi gerektiği vicdani kanaati ile Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.