TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/05/2024 NUMARASI: 2023/87 Esas, 2024/388 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GER…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1301 KARAR NO : 2025/1437 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/05/2024 NUMARASI: 2023/87 Esas, 2024/388 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, ... İnşaat Taahhüt A.Ş'ne Katar-Doha kentinde işveren ... Petroleum tarafından ihale edilen ...Şehri Kongre Merkezi Projesinin tüm bina içi elektrik işlerinin mühendislik tedarik imalat teslimat, kurulum ve işletmeye alınması işlerinin davacının parçası olduğu ...-Elektrosis İş Ortaklığı tarafından üstlenildiğini, ... İnşaat Taahhüt A.Ş ile alt yüklenici tarafından sözleşme imzaladıkları, iş bu alt yüklenicilik sözleşmesinin teminatı olarak davacı şirket tarafından ... İnşaat Taahhüt A.Ş lehine ...Bank A.Ş. tarafından düzenlenen 2.257.449,00 USD bedelli teminat mektubunu verildiğini, davacı şirketin alt yüklenicilik sözleşmesi kapsamında üstlenmiş olduğu tüm yükümlülükleri sözleşmeye uygun olarak ve süresi içinde yerine getirmesine rağmen ... İnşaat Taahhüt A.Ş tarafından teminat mektubunun haksız ve usulsüz olarak paraya çevrilerek bedelinin tahsil edildiğini, davacı şirketin uğradığı zararın tazmini için İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ... İnşaat Taahhüt A.Ş aleyhine teminat mektubunun haksız paraya çevrilmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için icra takibi başlattıklarını, icra takibine yapılan itiraz sonucunda İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/579 esas numaralı dosyası ile dava açtıklarını, yapılan yargılama sonucu Mahkemenin 2014/579 esas ve 2018/151 karar sayılı kararları ile itirazın iptaline ve % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmettiğini, itirazın iptaline ilişkin kararın icra dosyasına konularak takip yapıldığını, ancak dosya alacağının tahsilinin mümkün olmadığını, davacı şirketin teminat mektubunun davalıların kasta varan kusurlu davranışları nedeniyle nakde çevrildiğini, dava dışı ... İnşaat Taahhüt A.Ş'nin borca yetecek malvarlığının bulunmadığını, haksız ve hukuksuz olarak teminat mektubunu nakde çevirerek davacı şirketin doğrudan zararına neden olan ve itirazın iptali davası devam ederken şirketin içini boşaltan davalı şirket yetkililerinin TTK 553/1. Madde uyarınca davalı şirketin uğradığı zararı tazmin etmesi gerektiğini, ... İnşaat Taahhüt A.Ş'nin yönetim kurulu üyelerine karşı kusurlarıyla verdikleri zararın tazmini için ... İnşaat Taahhüt A.Ş'nin ticaret sicili kayıtlarından tespit edilen yöneticileri olan ... Uluslararası ... İşi. A.Ş., ... Çelik Endüstrisi A.Ş ve diğer yönetim kurulu üyesi şirketleri devralan ... Holding A.Ş. firmalarına dava açıldığını, bahse konu davayla ilgili bilirkişilerce hazırlanan raporlarda teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrilmesinde yönetim kurulu üyelerinin kanun ve esas sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiklerini, ayrıca TTK'nın 369. maddesi bağlamında tedbirli bir yöneticinin özeni ile davranmadıklarını, şirketin menfaatini dürüstlük kurallarına uygun olarak gözetmediklerini, bu durumun mahkeme kararıyla da ispatlandığını, ... İnşaat Taahhüt A.Ş.'nin ... Grup Şirketlerinden biri olduğunu ve kuruluşundan bugüne hissedarları değişse de hakim hissedarlarının hep ... Grup Şirketleri olan kuruluşunda yönetim kurulu başkanı ... olan ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren şirket olduğunu, ...'in kuruluştan itibaren uzun yıllar yönetim kurulu başkanlığı sıfatını taşıdığını, yönetim kurulunda yer almadığı dönemlerde de ... İnşaat Taahhüt A.Ş hissedarı şirketlerin hisselerini elinde bulundurarak hem şirket yönetiminde hem de şirket genel kurulunda yönetim gücünü elinde bulundurarak fiilen şirketin yöneticisi olduğunu, teminat mektubunun bozdurulduğu tarihte ... İnşaat Taahhüt A.Ş hisselerinin % 19'una ... Holdingin sahip olduğunu, ayrıca Endüstri Holding firmasının %52'sine sahip olarak hakim ortak konumunda olduğunu, davacı şirketin zarara uğradığı tarihte ... Holding firmasının yönetim kurulu başkanı ve murahhas üyesinin ... olduğunu, bu şekilde ... İnşaat Taahhüt A.Ş'nin hisse çoğunluğunu oluşturan şirketlerin ikisinin de yönetim kurulu başkanlığının ... tarafından yürütüldüğünü, bütün bu değerlendirmeler karşısında somut olaydaki duruma ilişkin olarak kanun koyucunun amacının fiili yönetici konumunda bulunan davalının sorumlu tutulabileceği yönünde olduğunu, bu uygulamanın İsviçre'deki anlayışı aşan bir boyut taşımayacağını, davalının davacı şirkete verdiği zarar nispetinde sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek, haksız olarak nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, TTK'nın 560/1. maddesi gereğince sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkının davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten iki ve her halde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını, teminat mektubunun nakde çevrildiği tarihteki yönetim kurulu üyesi olan tüzel kişilikleri ve organizasyon yapısını en geç İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2018/1114 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan davasını açtığı tarih olan 28.12.2018 tarihinde öğrenmiş olduğunu, davalının yönetiminde yer aldığı şirketlere ve yönetim kurulu üyeliklerine dair sunduğu ticaret sicil kayıtlarının da aleni olması sebebiyle (kabul anlamına gelmemek kaydıyla) dava konusu olayda zararı doğuran fiil olan haksız tazminin meydana geldiği tarihin 23.12.2012 olması sebebiyle davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalının pasif husumetinin olmadığını, davalının teminat mektubunu nakde çeviren dava dışı ... İnşaat Taahhüt A.Ş'nin tazmin tarihinde yönetim kurulu üyesi olmadığı gibi şirketin fiilen yöneticisi de olmadığını, teminat mektubunun nakde dönmesinden nihai menfaat sağlayan kişi olduğu iddiasının da bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere gerçek olmadığını, teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihte ve sonrasında ... İnşaat Taahhüt A.Ş'nin yöneticisi olmadığını, davalının kasıtlı olarak hareket ettiğini ve bu sebeple sorumlu olduğunu iddia ederken davacı yanın hayali bağlantılar ve zorlama çıkarımlarda bulunması ve bu arada illiyet bağını gösteren somut hiçbir delil sunmamasının hukuk düzeninde himaye görmemesi gerektiğini, dava dışı ... İnşaat Taahhüt A.Ş'nin organizasyon yapısı incelendiğinde yönetim kurulu dışında genel müdür, genel müdür yardımcıları ve birim müdürlerinin bulunduğunu, paraya çevrilen teminat mektubunun ... İnşaat Taahhüt A.Ş kayıtlarına aynen yansıtıldığı İstanbul 19 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1114 Esas sayılı dosyasında mevcut 13.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiğini, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, şirket yönetim kurulu üyelerinin kusurlu davranışları ile şirketlerin zarar gördüğünü ve alacaklıların alacaklarını tahsil etmediği gibi sonuçların olağan olduğunu belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı tarafça sözleşme gereği davalı şirkete verdiği teminat mektubunun haksız şekilde tahsil edildiği, bu nedenle uğradıkları zarardan davalının hissedarı/yetkilisi olduğu şirketin yöneticisi olarak sorumlu olduğu iddiasıyla şirket yöneticisinin sorumluluğuna nedeniyle TTK'nın 553. maddesine dayalı tazminat davası açıldığı, TTK'nın 560. maddesindeki sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkının davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı düzenlemesinin bulunduğunu, somut olayda zamanaşımı süresinin zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl herhalde zararın gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl olduğunu, davacının İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1114 Esas sayılı dosyasının açıldığı tarih olan 28.12.2018 tarihi itibariyle davacı tarafın zararı ve zarardan sorumlu olanı öğrendiğini, bu tarihten itibaren 2 yıl içinde en geç 28/12/2020 tarihinde davanın açılması gerekirken eldeki davanın 25/02/2021 tarihinde açılması nedeniyle 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığından teminat mektubunun nakde çevrildiği tarih olan 23/12/2012 tarihinde zararın doğması nedeniyle, zararın doğduğu tarihten itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan çok sonra eldeki davayı açtığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Yerel mahkeme kararı davacı yanca istinaf edilmiştir. Dairemizin 11/01/2023 tarih 2022/1343 esas 2023/24 karar sayılı ilamıyla, mahkemece, TTK'nın 553. maddesi kapsamında açılan sorumluluk davasının TTK'nın 560. maddesi gereğince zararı ve zarar vereni öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde açılması gerektiği gerekçesiyle, İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1114 Esas ve 2020/797 karar sayılı dosyasının dava tarihi olan 28.08.2018 tarihini öğrenme tarihi olarak esas almak suretiyle 2 yıllık zamanaşımı süresi olan 28.12.2020 tarihine kadar davanın açılmamış olması sebebiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, TTK'nın 560. Maddesinde zamanaşımının zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten başlayacağı hükme bağlanmıştır. Davacı tarafından TTK 553 maddesi gereğince borçlu şirket yönetiminde yer alan şirketlere yönelik sorumluluk davası olarak İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1114 Esas ve 2020/797 karar sayılı dosyasında dava açılmıştır. Davacı, ancak bu mahkemenin vermiş olduğu karar ile şirket yönetim kurulunun sorumlu olduğunu öğrenmiştir. Sözü edilen davada 10.12.2020 tarihinde karar verildiğinden, mahkemece zamanaşımı süresinin bu tarihten başlatılması gerekirken, davanın açıldığı tarih olan 28.12.2018 tarihinden başlatılarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde olmadığı, önceki davanın karar tarihi olan 10/12/2020 tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlayacağından, istinaf incelemesine konu eldeki davanın açıldığı 25/02/2021 tarihinde henüz zamanaşımı süresi dolmadığından mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılmıştır. Mahkemece, kararın 01.11.2012 tarihinde tescil, 08.11.2012 tarih 8189 nolu Türkiye Ticari Sicil Gazetesinde ilan edildiği, teminat senedinin nakte dönüştürüldüğü 26.12.2012 tarihinde şirketin yönetim kurulu üyesinin ... Uluslararası ... İşletmeciliği A.Ş. Şirketini temsilen ... olduğu, davalının şahsi (gerçek kişi) olarak şirkette yönetici olmadığı, Davadışı ... Holding AŞ'nin, dava dışı ... İnşaat Taahhüt AŞ'nin yönetim kurulu üyeleri olan ... Uluslararası ... İşletmeciliği AŞ, ÇTÜ ... Tüketim Ürünleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret AŞ ve Avor İnşaat Gıda Tekstil ve Kimya Sanayi ve Ticaret AŞ tüzel kişiliklerinin, sermaye paylarının %70 ve üzerinde sahip olması nedeniyle hakim ortağı olduğu, Davalının, dolaylı olarak dava dışı ... Holding AŞ'nin hakim ortağı olduğu ve holding çatısı altında çeşitli şirketlerde yöneticilik yaptığı, Dava dışı ... İnşaat Taahhüt A.Ş.'nin yönetim kurulu üyeleri olan ... Uluslararası ... İşletmeciliği AŞ, ÇTÜ ... Tüketim Ürünleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret AŞ ve ... İnşaat Gıda Tekstil ve Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de davalı ...'in yönetim kurulu üyesi olarak yer almadığı, bu haliyle davalının dava dışı şirketin kaydi yönetim kurulu üyesi olmadığı, TTK m. 553 uyarınca fiili organ olarak sorumluluğu yönünden bakıldığında ise, kanuni organ niteliği bulunmayan herhangi bir kimsenin, tüzel kişiyi yönetmesi ve tüzel kişinin iradesinin veya kararının oluşmasında etkili olması durumunda bu kişilerin, kanuni organ niteliğinde olan yönetim kurulu üyeleri gibi sorumlu tutulması gerekmekte olup bunun için fiili organ sorumluluğu bakımından, ilgili kimsenin elindeki doğrudan ve önemli ölçüde fiilen kullanması aranır, somut olay bakımından davalının, yönetim kurulu üyesi olmamasına rağmen, elindeki gücü doğrudan ve önemli ölçüde dava dışı ... İnşaat Taahhüt A.Ş.'de kullandığına dair somut bir delil bulunmadığı, bu nedenle Davalının kaydi yönetici olmamasının yanı sıra, fili organ olarak da dava dışı ... İnşaat Taahhüt A.Ş.'yi yönettiği veya iradesinin oluşumunda etkili olduğuna dair somut bir delilin ortaya konulamaması nedeniyle davacının teminat mektubunun haksız nakde çevrilmesinden ötürü uğradığı zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı, zarar verenin davalı olduğu sabit olmadığından davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle,..., ... genel kurulundaki şirketlerin hisselerini ve yönetimlerini elinde bulundurmakta, ayrıca ... yönetim kurulunda yer alan şirketlerin de hisselerini ve yönetimlerini elinde bulundurduğunu, ..., ... firmasının perde arkasındaki fiili yöneticisidir ve işbu husus ticaret dünyasında da basın yayın organlarınca da bilindiğini, ... firmasının hissedarı olan tüm şirketlerin sahibi, dönüp dolaşıp ... Holdinge ve nihal olarak ...'in %100 hissesine sahip olduğu... firmasına çıktığını, davalının, yönetim kuruluna özgülenen işlemleri bizzat yaptığı, tüm grup şirketlerini bizzat tek merkezden yönettiği, ilgili işlemleri yapmak üzere bizzat kendi çalışanlarını atadığı, şirketin iş ve işlemlerini sevk ve idare ettiği, şirketin iradesinin oluşmasında etkili olmaları ve nüfuzları bir arada değerlendirildiğinde davalının fiili olarak yönetimi elinde bulundurduğu sabit olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı alt yüklenici, davalı yüklenicidir. Davada davacı, davalının fiilen yöneticisi olduğu ... inşaat şirketinin Doha kentinde işveren ... petroleum tarafından ihaleye çıkartılan ...Şehri Kongre Merkezi Projesi inşaatında davacı yüklenici olduğunu, taraflar arasında alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, davacı şirket taraufından 2.257.449,00 USD bedelli teminat mektubu ... şirketine verildiğini, davacı edimlerini yerine getirmesine rağmen teminat mektubu ... şirketi tarafından paraya çevrildiğini, haksız işlem sebebiyle uğradıkları zarar için İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ... şirketine yönelik icra takibi başlattıklarını, takip itiraz üzerine durması sebebiyle İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/579 esas sayılı dosyası ile açtıkları davada mahkeme itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmettiğini, hukuka aykırı olarak teminat mektubu paraya çevrildiğini, ... şirketinin içini boşalttıklarını, şirket yetkililerinin TTK 553/1 maddesi gereğine davacı şirketin uğradığı zararı tazmin etmesi gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin kusurları sebebiyle verdikleri zararların tazmini için İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1114 esas numaralı dosyası ile açılan davada mahkeme teminat mektubunun haksız olarak tazmin edildiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, ... şirketi ... grup şirketlerinden birisi olduğunu, hisseler değişse de hakim hissedarları hep ... grup şirketleri olduğunu, davalının ise ... Grup şirketleri kuruluşunda yönetim kurulu başkanı, ... şirketinin hissedarı, ... yönetiminde yer alan şirketlerin hisseleri elinde bulundurmak suretiyle şirketin fiilen yöneticisi konumunda bulunduğunu, ... şirketinin tüm hissedarları ... grup şirketleri olduğunu, bu şirketlerin hisselerinin tamamı yakını ...'e ait olduğunu, Teminat mektubu bozdurulduğu tarihte Endüstri holding A.Ş ... şirketinin %42 hisse sahibi olduğunu, Endüstri şirketinin başkanı ... olduğunu, diğer şirketlerde durumun aynı olduğunu, ... yönetim kurulu üyeleri olan ... Tüketim A.ş, ... A.Ş ve ...r inşaat şirketleri yöneticisi davalı olduğunu, davalı ... firmasının fiili yöneticisi ve davacı şirketin zararından fiilen sorumlu olduğunu, TTK 553/1 maddesi gereğince sorumlu olduğunu, ... teminat mektubunun paraya çevrilmesi kararında davalının imzası bulunduğunu belirterek, teminat mektubun haksız tazmini tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davacının doğrudan zararlarının tazmini talep etmiştir. Davalı, TTK 560/1 maddesi gereğince dava zamanaşımına uğradığını, davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davalının teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihte ... şirketinin yönetim kurulu üyesi olmadığı gibi, şirketin fiilen yöneticisi de olmadığını, nakde çevrilmesinde menfaat sağlayan kişi olmadığını, teminat paraya çevrildiği tarihte yönetim kurulunu oluşturan şirketlerde de davalının yönetim kurulunda yer almadığını, davacı iddialarını dolaylı sahipliğe dayandırmakta olduğunu, teminat alınan bedel toplam işin %0,32 oluşturduğunu, ... şirketinin Katar ülkesinde çok daha fazla işlerinin bulunduğunu, davalının ... holdig yönetim kurulu üyesi olması, diğer şirketlerin yönetimine fiili olarak müdahale etmesi anlamına gelmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 19/d maddesi ihlali nedeniyle alt yüklenici sözleşmesi ... şirketi genel müdürü ... tarafından fesih edildiğini, teminatın nakde çevrilmesine ilişkin bir şirket kararı bulunmadığını, profosyonel yöneticiler kararı ile teminat paraya çevrildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasındaki itilafın eser sözleşmesinin teminatı olarak verilen banka teminat mektubunun sözleşmeye aykırı olarak nakde çevrilmesi sebebiyle, nakde çevrilen dava dışı şirketin yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat davası itibariyle, İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/579 Esas ve 2018/151 karar sayılı kesinleşmiş ilamı itibariyle dava konusu teminat mektubunun haksız şekilde nakde çevrildiği hususu sabit olduğu, bu hususta davacı tarafından davalılar ... Çelik Endüstrisi A.Ş., ... Holding A.Ş., ... Uluslararası ... İşletmeciliği A.Ş. aleyhine şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan (TTK 553/1. md) tazminat istemine ilişkin İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1114 Esas, 2020/797 Karar sayılı dosyası sonucunda davalılar ... Holding A.Ş., ... Uluslararası ... İşletmeciliği A.Ş. yönünden davanın kabulüne kararı verildiği ancak henüz kesinleşmediği, ava konusu teminat mektubunun nakde dönüştürüldüğü tarih olan 26.12.2012 tarihinden önceki son toplantı tutanağı ve hazirun cetveline göre son toplantının 10.10.2012 tarihinde yapıldığı ve hazirun cetvelinde dava dışı ...`in yönetim kurulu üyesi olarak imzasının bulunduğu, dava dışı şirketin 10.10.2012 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında, davalı ... ve diğer yönetim kurulu üyelerinin yerine 3 tüzel kişinin yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği ve bu kararın 01.11.2012 tarihinde tescil, 08.11.2012 tarih 8189 nolu Türkiye Ticari Sicil Gazetesinde ilan edildiği, teminat senedinin nakte dönüştürüldüğü 26.12.2012 tarihinde davalının şirket yönetim kurulu üyesi olmadığı, yönetim kurulu üyesi ... şirketinin temsilcisi olduğu, davalının, yönetim kurulu üyesi olmamasına rağmen, elindeki gücü doğrudan ve önemli ölçüde dava dışı ... İnşaat Taahhüt A.Ş.'de kullandığına dair somut bir delil bulunmadığı, tüm dosya kapsamı itibariyle davalının şahsi sorumluluğu ile teminat mektubunun haksız paraya çevrilmesinden ötürü uğradığı zararlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığın belirterek davanın reddine karar vermiştir. İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... Elektrik Proje Taah. ve Tic. A.Ş., tarafından borçlu ... İnş. Taah. A.Ş. aleyhine teminat mektubu bedelinin haksız tazmininden kaynaklanan 2.366.617,00-$(USD) asıl alacak, 18.284,55-$(USD) işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.384.901,55-$(USD) alacak için adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/579 Esas, 2018/151 Karar sayılı ilamın incelenmesinde; davacı ... Elektrik Proje Taah. ve Tic. A.Ş., tarafından davalı ... İnş. Taah. A.Ş. Aleyhine açılan itirazın iptali neticesinde; davanın kısmen kabulü ile İst. Anadolu 9. İcra Dairesi ... E. sayılı takip dosyasında davalı hakkındaki takibin 19/02/2013 takip tarihi itibarı ile 2.374.258,32 USD üzerinden devamına, işbu alacak tutarının, asıl alacak olan 2.366.203,50 USD ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD cinsi döviz üzerinden 1 yıllık vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine ve asıl alacak üzerinden davacı yararına taktir olunan %20 inkar tazminatı olan 473.240,70 USD nin davalıdan tahsil ile davacıya ödenmesine karar verildiği ve kararın 22/03/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı şirket tarafından İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1114 Esas ve 2020/797 karar sayılı dosyası ile de davalılar borçlu ... İnşaat Taahhüt A.Ş'nin yönetiminde bulunan ... Çelik Endüstrisi A.Ş, ... Holding A.Ş, ... Uluslararası ... İşletmeciliği Anonim Şirketi olduğu, davanın TTK 553 maddesi gereğince şirket yönetim kurulunun sorumluluk davası olduğu, dava tarihinin 28.12.2018 tarihi olduğu, mahkeme tarafından 10.12.2020 tarihli karar ile davalılar ... şirketi ile ... Holding'e yönelik davanın kabulüne, davalı ... Çelik Entüstrisi şirketine yönelik davanın reddine karar verilmiştir. TTK MADDE 553– "(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…) (2) hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.(2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar.(3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz." düzenlenmiştir. TTK 553 maddesinde organ sorumluluğu yanında fiili yöneticinin sorumluluğunu kapsamaktadır. Madde gereğince bir kişinin sorumlu olabilmesi için, yönetici veya yönetici sıfatı bulunması, kusurlu daıvranış bulunması, zarar olmalı, illiyet bağı bulunmalıdır. Yukarıda özetlenen dava dosyalarında görüldüğü üzere, kusurlu davranış ile davacı şirkete ait teminat mektubu paraya çevrilmiş ve davacının zararı oluşmuştur. Ancak TTK 553/1 maddesi gereğince davalının sorumlu tutulabilmesi için; fiili yöneticilik ve bu yönetilicilik ile oluşan zarar arasında illiyet bağı kurulması gerekmektedir. Yerleşik yargıtay içtihatlarına göre; fiili yönetici için organik bağ şart değildir. Şirketi fiilen yönetiyorsa sorumluluk kabul edilmiştir. Bunun için de şirket yönetim organını fiilen yönlendirme, talimat verme, stratejik kararları belirleme, mali, idari ve ticari faaliyetlere doğrudan etki, profosyonel yöneticilerin üstünde fiili hakimiyeti, organ yerine geçmek suretiyle hareket etme hallerinden en az bir kaçının somut delillerle ispatlanması gerekmektedir. Davac tarafça, tarafından davalının dava dışı ... şirketine ekonomik hakimiyet ve fiili yönetim iddialarını somut deliller ile ispat etmesi gerekmektedir. Davacı iddiasını ispat etmek amacıyla, dava dışı ...'un tüm hissedarlarının ... gurubu şirketleri olduğu, davalının ... grubunda ekonomik ve organizasyonel hakimiyet kurduğu, kayıtlar itibariyle davalının nihai hakim olduğu, yönetim kurulu üyelerini davalı kontrolündeki şirketlerde görev yaptığı, ... şirketinin davalı tarafından fiilen yönetildiği iddia etmiş ve bir kısım belge evrakları dava dosyasına sunmuştur. Ayrıca davacı talebi doğrultusunda mahkemece ilgili yerlerden kayıt ve evraklar celbi sağlanarak dosya içerisine konulmuştur. Dosya kapsamında bilirkişi ve mahkeme, davalının dava dışı ... şirketinin yönetim kurulu üyesi olmadığı, davacı iddiası itibariyle teminat mektubu paraya çevrilmesi kararında davalının imzası bulunmadığı, taraflar arasındaki alt yüklenici sözleşmesi dava dışı ... şirketinin profosyonel genel müdürü tarafından fesih edildiği ve sözleşme 19 maddesi gereği teminat mektubu paraya çevrildiği anlaşılmıştır. Davalının TTK 553 maddesi kapsamında ... şirketinin iş ve işlemleri itibariyle özellikle da konusunu oluşturan, tüm iş bedelinin %0,32 gibi bir oran itibariyle teminat mektubunun haksız paraya çevrilmesinde fiili yönetim içinde olduğu hususu ispat edilmediği gibi davalının teminat mektubunun paraya çevrilmesine ilişkin işlem yönünden illiyet bağı ispat edilemediği dosya kapamından anlaşılmaktadır. Mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2024 tarih ve 2023/87 Esas, 2024/388 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.