T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1321 - 2025/2231 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1321 KARAR NO : 2025/2231 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/03/2024 NUMARASI : 2023/430 Esas - 2024/183 Karar DAVACI : BAYRAMOĞLU İNŞAAT VE MAKİNA SANAYİ TİC…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1321 - 2025/2231 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1321 KARAR NO : 2025/2231 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/03/2024 NUMARASI : 2023/430 Esas - 2024/183 Karar DAVACI : BAYRAMOĞLU İNŞAAT VE MAKİNA SANAYİ TİC. LTD. ŞTİ. - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... : 2- GÜNGÖR YAPI DENETİM LTD. ŞTİ. - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden kaynanaklanan) DAVA TARİHİ : 03/08/2023 KARAR TARİHİ : 24/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 13/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı taraflar ile arasında yapılan 07.10.2019 tarihli "PROTOKOL-SÖZLEŞME"ye göre Mal Müdürlüğüne yatırılan 36.060.00 TL'nin davalı tarafların hesaplarına Mal Müdürlüğü tarafından geri ödenmiş olduğu halde, davalı tarafların taleplerine karşılık parayı ödemediklerini, taraflar arasında yapılmış olan 07.10.2019 tarihli protokol- sözleşme incelendiği takdirde ve yapılacak yargılaması sonucu haklı olduklarının ortaya çıkacağını belirterek 36.060.00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalılar ... ve Güngör Yapı Denetim Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davası açısından konu ve tarafları aynı olarak daha önceden ikame ettiği Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2020/4709 esas sayılı icra takip dosyası ve buna bağlı olarak açtığı Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/172 E. sayılı dava dosyasının mevcut olduğunu ve dosyaların henüz derdest olduğunu, davacının aynı konuya dayalı olarak 2. bir dava ikame ettiğinden derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının öncelikle Sakarya 1. İcra Müdürlüğü 2020/4709 esas sayılı icra takip dosyası açısından itiraz edilen takibe yönelik olarak usule uygun bir itirazın iptali davası açması, bu davayı sonuçlandırması ve takibe devam etmesi gerektiğini, bu sebeple davanın derdestlik nedeni ile HMK 114 /1-ı gereği davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, geçerli bir arabuluculuk başvurusunun bulunmadığını, davacı için hizmet verilen inşaat alanının Kocaeli ili Başiskele İlçesi ... Mah G...D PAFTA ... Parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan, 11 blok 1 adet yüzme havuzu - sudeposu ve bir adet kapıcı dairesinden oluştuğunu, Yapı Sahibinin ... ve hissedarları olduğunu, anılan Yapı Denetim Hizmeti Sözleşmesinin 2013 yılında imzalandığını, Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesinin tarafının mal sahibi olduğunu, davacı müteahhitin tarafı olmadığı bir sözleşmede ödenen bedel kapsamında kendisi açısından iade talep ettiğini, davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, davalı ve borçlu olarak gösterilen ...'un Güngör Yapı Denetim Ltd. şirketinin sahibi olduğunu, Yapı Denetim Hizmet Bedelinin davalı Güngör yapı denetime ödendiği iddia olunmakta olup, şirketin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu, davalı ...'un şahsi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ... açsından husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının talebi ve ileri sürmüş olduğu sözleşme içeriklerinin TBK 27 gereği Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğunu, yapı denetim hizmet bedelinin tespit edilmesi gerektiğini, zaman aşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın HMK 114/1-ı ve 115/2 maddesi uyarınca derdestlik sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle 29.03.2024 tarihindeki duruşma gününde Asliye Hukuk Mahkemesinde duruşması olduğunu beyan ederek mazeret dilekçesi göndermesine rağmen duruşmada davalı tarafın derdestlik iddiası ile ilgili olarak davacı vekili olarak görüş ve beyanları alınmadan tek taraflı olarak red kararı verilmesi uygun olmadığını ve bu hususun göz önünden bulundurulması talebi ile haksız ve mesnetsiz bir şekilde hak ve hukuk ilkeleri ile usule ve yasaya, Yargıtay İçtihatlarına aykırı olarak dosya münderecatı gerekli bir şekilde objektif olarak incelenmeden tek taraflı olarak verilen, derdestlik sebebi ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair veriline yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/03/2024 Tarih - 2023/430 Esas - 2024/183 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; 07.10.2019 tarihli protokole göre mal müdürlüğüne yatırılan 36.060.00 TL'nin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; Davanın HMK 114/1-ı ve 115/2 maddesi uyarınca derdestlik sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacının 07.10.2019 tarihli protokol gereğince Mal Müdürlüğüne yatırıldığı iddia edilen 36.060.00 TL'yi davalılardan tahsilini talep ettiği, davalı tarafından davanın reddini savunulduğu, Mahkemece Sakarya 2. Asliye Hukuk mahkemesinin 2022/172 esas 2022/361 karar sayılı dava dosyasında gerekçeli kararın yazıldığı, taraflarca talep edilmediğinden kararın tebliğe çıkarılmadığı ve henüz kesinleşmediği göz önüne alınarak davanın derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddedildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği görülmektedir. Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların talep ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda, mahkemenin davayı dinlenebilir olmadığından reddetmesi gerekir. Mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır; taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler (HMK. M.115/1). Dava şartı noksanlığının tespit edilmesi hâlinde davanın usulden reddine karar verilir, ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için ilgili tarafa kesin süre verilecek olup, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir (HMK m.115/2). Dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlar olup, derdestlik olumsuz dava şartları arasında yer alır. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile HMK'nın 114. maddesiyle derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir. HMK'nın 114. maddesinin gerekçesinde derdestlik itirazının hukukî yarar eksikliğinin somut ve özel planda bir düzenleniş biçimi olduğu, onun da temelinde yatan bu düşünceye uygun işlev görmesinin sağlanabilmesi için ilk itiraz olmaktan çıkartılıp, dava şartına ilişkin usulî itiraza dönüştürülmesinde kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu belirtilmiştir. Derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şeklî anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukukunda Derdestlik İtirazı, Ankara 2007, s. 8 vd.). Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir. Derdestlik (görülmekte olan dava), yargılamanın başlaması anından hüküm verilmesine ve bu hükmün de kesinleşmesine kadar geçen süreç, görülmekte olan yargılamayı ifade eder. Başka bir ifadeyle, bir davanın görülmekte olması için, verilen kararın şeklî anlamda da kesinleşmemiş olması gerekir (Mazlum, İsmet: Medenî Usûl Hukukunda Aslî Müdahale, Ankara 2019, s. 126; Tanrıver, s. 49). (Yargıtay HGK. 17/02/2022 T., 2018/(19)11-1015 E., 2022/146 K.) Sakarya 2. Asliye Hukuk mahkemesinin 2022/172 esas 2022/361 karar sayılı dosyasında davacı Bayramoğlu İnşaat Ve Makina Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından davalılar ... ve Güngör Yapı Denetim Limited Şirketi'ne karşı Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2020/4709 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava açıldığı, eldeki davada ise aynı alacağın alacak davası ile talep edildiği görülmektedir. Bu nedenle tarafları, müddeabihi ve dava sebebinin aynı olması nedeniyle iki dava birbiri için derdestlik oluşturmaktadır. İlk dava şekli anlamda kesinleşmediğinden ve derdestlik şekli anlamda kesinleşinceye kadar devam edeceğinden, ilk davanın halen derdeslik oluşturduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafından istinaf talebinde Mahkemece taraflarına davanın kesinleştirilmesi için süre verilmesi talep edilmiş ise de, yukarıda anılan HGK kararında ayrıtılı açıklandığı üzere "...Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, eldeki davanın mahkemenin 2013/281 E., 2015/315 K. sayılı açılmamış sayılmasına dair kararının kesinleşmesinden önce açıldığı, açılmamış sayılmasına dair kararın derdestliğe konu olmaması için kesinleşmesi gerektiği, ancak aynı davanın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte (derdest) olmaması yönündeki olumsuz dava şartının sonradan tamamlanabileceği, eldeki dava dosyası Hukuk Genel Kurulunda bulunduğu sırada yapılan kesinleştirme işleminin Hukuk Genel Kurulunca değerlendirilemeyeceği, bu durumda mahkemece davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın kesinleşip kesinleşmediği üzerinde durulup, kesinleşmemişse kesinleşmesinin sağlanması için taraflara süre verilip sonucunun beklenmesi gerektiği, direnme kararının Özel Daire bozma kararında belirtilen nedenler yanında bu genişletilmiş gerekçe ve nedenlerle bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir..." görüldüğü üzere bu görüş HGK tarafından benimsenmemiş, HGK'ya konu olayda davacı tarafından ilk dosyanın kesinleştirilmesi nedeniyle derdestlik dava şartının sonradan ortadan kaldırıldığı vurgulanmış, karara konu ilk derece Mahkemesi kararının davanın açılmamış sayılmasına ilişkin olması, kaldı ki somut olayda herhangi bir kesinleştirme işlemi bulunmadığından davacının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Gerekçeli karar başlığında; davalılar ile vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,8-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*