Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in yetkilisi olduğu .... İnşaat San. ve Tic. Ltd Şti, Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğünü hasım göstererek, İstanbul Vergi Mahkemesi .. E. .. K. Sayılı Dosyasıyla yüklenilen KDV indirimlerinin reddedilip, hesaplanan KDV üzerinden tesis edilen cezalı KDV tarhiyatının kaldırılmasıyla KDV iade taleplerinin yerine getirilmesi davası açıldığını, ... İnşaat San. ve Tic. Ltd Şti adlı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, yapılan y
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ihyası talep edilen ... Elektronik Ltd. Şti. arasında 2014 yılında ticari emtia ve .. hattı kontör TL yükleme yetkisi verilmesine ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki çerçevesinde, müvekkilinin ihyası istenen şirketten alacaklı olduğunu, alacakların tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe itiraz edildiğini, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/632 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, dava sonucunda müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edildiğini, ancak dosyasının istinaf aşamasındayken borçlu şirketin tasfiye edildiğinin öğrenildiğini, tasfiye ve terkin işlemleri usulsüz olduğunu ileri sürerek, ...nün 645673 sicil numarasına kayıtlı olan ... Ltd. Şti'nin TTK'nın 547.maddesi uyarınca ihyasına, ...i'in yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle;TTK'nın 32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34. maddesi çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, vadesi gelmeyen borçlarda ihtilaflı veya şarta bağlı borçların notere tevdii ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu işlemler yapılmadan şirketin terkin edilmesi halinde sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını savunarak, davanın müvekkili yönünden reddini istemiştir. Davalı Tasfiye memuru vekilinin, savunmasında özetle; davacının hukuken ispatlanmış bir alacağının bulunmadığını, İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkmesinin 2016/332 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın istinaf aşamasında olduğunu ve henüz kesinleşmediğini, alacaklı kesinleşmeden bankaya depo ettirme işleminin yapılamayacağını, borçlu şirketin dava takip yetkisi bulunmaması nedeniyle hakkındaki davanın usulden reddi gerektiğini, ancak mahkemece bu durumun fark edilmediğini, itirazın iptali davasında verilen kararın usulen sakat olması nedeniyle yok hükmünde olduğunu, şirketin tasfiye süresinin 3 yıl sürdüğünü ve bu süreçte tüm bu şekil şartları yerine getirildiğini, bu sürede hiçbir alacaklının alacak bildiriminde bulunmadığını, 3 yıl süren tasfiye süreci içerisinde hiçbir alacaklının yapılan çağrılardan haberinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapılan ilanlara rağmen alacaklıların başvuruda bulunmadıklarını, bunun üzerine şirketin aktif ve pasifi oluşmadığından ve şirketin borcunun varlığı da tespit edilmediğinden şirket tasfiye edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.