12. Ceza Dairesi 2022/8856 E. , 2025/2724 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3506 E. - 2022/2668 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin r
**12. Ceza Dairesi 2022/8856 E. , 2025/2724 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3506 E. - 2022/2668 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, anılan Kanunun 65/1 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 70.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile beraat kararı verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesinde kain özel mülkiyete ait parselde yapılan temel kazısı sırasında kanal ve sarnıç kalıntılarının çıktığının e-mail yoluyla İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna iletilmesi üzerine yerinde yapılan kontroller sonucunda bodrum kat seviyesinde beton döküldüğünün, parselin doğu ve kuzey tarafında su kanallarına rastlanıldığının ve inşai faaliyetin durdurulduğunun, Kurulun 02.05.2016 tarih ve 1056 sayılı yazısıyla sanığın uyarılmasına rağmen parseldeki inşai faaliyetin devam ettiğinin tespit edilmesi üzerine suç duyurusunda bulunulduğu, sanığın savunmasında gelen yazı üzerine inşaat faaliyetini durdurduklarını, projenin revize edildiğini, ilgili birimlerden yeniden izin alınıp faaliyetlere devam edildiğini beyan ettiği, ilk derece mahkemesince icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan arkeolog ve inşaat bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda kanalın bina yapımı sırasında inşaat alanı içinde kalan kısmının tamamen yok edilerek kalan kısmının uçlarından kırıldığının, binaya yakın kanal kısımlarının ağız kısmına ve üstüne beton döküldüğünün, inşaat sırasında hiçbir koruma yapılmadığı gibi kalıp yüzeyi olarak ağız kısımlarının kullanıldığının, yapışmayı önlemek için aralara naylon konulduğunun, inşaat bittikten sonra dahi yağmur borusunun ucunun kanala verilerek su etkisi altında kalmasına ve zarar görmesine sebebiyet verildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan değerlendirmede, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, "İnşaatın durdurulduğu tarihin tescil tarihi öncesi olduğu, bu tarihten sonra aldırılan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere inşaata devam etmek için 22.07.2016 tarihli dilekçe ile kuruldan izin talebinde bulunulduğu ve kurulun 91 nolu parselde bulunan tescilli kalıntılara ilişkin sunulan rölevenin uygun olduğunu ve projede yapılan tadilatın uygulanmasında 2863 sayılı Kanun kapsamında sakınca olmadığına karar verdiği, yine bilirkişi raporuna göre dava konusu yerde yapılan uygulamaların bu röleveye göre tamamlandığı anlaşıldığından, yapıya zarar verilen tahribatların tescil sonrası yapıldığına ilişkin delil bulunmayan olayda 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında bulunan kültür varlığına yönelik aynı yasanın 9. maddesinde belirtilen aykırılıkların kurul tarafından tesciline karar verilen 14.07.2016 tarihinde yani inşai faaliyetin başlamasından sonra tescillenmesi karşısında belirtildiği üzere dava konusu uygulamaların onaylı röleveye göre tamamlandığının da bizzat bilirkişi raporundan anlaşılması karşısında atılı suçu işlediğine ilişkin başkaca delil bulunmayan sanığın beraatine karar verilmesi" gerektiği değerlendirilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp, sanık hakkında atılı suçtan beraat hükmü tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunun 14.07.2016 tarih ve 3756 sayılı kararı ile su kanalının kültür varlığı olarak tescil edilmesine, kalıntıların rölövesi ile parselden geçtiği kısmını koruyacak şekilde hazırlanacak bodrum kat tadilat projesinin kurula iletilmesine, Kurulun 21.07.2016 tarih ve 3794 sayılı kararı ile de tescilli kalıntılara ilişkin sunulan rölövenin uygun olduğuna ve projede yapılan tadilatın uygulanmasında 2863 sayılı Kanun kapsamında sakınca olmadığına karar verildiği ancak ilk derece mahkemesince yapılan keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporunda su kanalına verilen tahribatların neler olduğunun tespit edildiğinin, raporda binanın tamamlanmasından sonra dahi kanalın zarar görmesine sebebiyet verildiğinin belirtilmesi karşısında, suça konu yerin niteliğini bilmesine rağmen tahribata uğramasına neden olan sanığın üzerine atılı suç yönünden mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmesi yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile beraatine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.