7. Hukuk Dairesi 2010/7855 E. , 2011/5569 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve katılan davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 113 ada 1 ve 229 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 2472,83 m2 ve 719,36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak dav
**7. Hukuk Dairesi 2010/7855 E. , 2011/5569 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve katılan davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 113 ada 1 ve 229 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 2472,83 m2 ve 719,36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava konusu taşınmazların bir bölümünün kendisine ait olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Hazine malı olduğunu öne sürerek davaya katılmıştır. Mahkemece davacı ...'ın davasının reddine, katılan davacı Hazine'nin davasının kısmen kabulüne, 229 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 11.5.2010 tarihli haritada (B) harfi ile gösterilen 351,30 m2 ve (C) harfi ile gösterilen 449,21 m2 olmak üzere, toplam 850,51 m2 yüzölçümündeki bölümünün tespit gibi tapuya tesciline, (D) harfi ile gösterilen bölümünün kayalık ve çalılık niteliğiyle katılan davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve katılan davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava konusu 229 ada 2 parsel sayılı taşınmazın, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 7.7.2010 günlü haritada (A) harfi ile işaretli 57,10 m2 yüzölçümündeki bölümü ile 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazın aynı haritada (B) harfi ile işaretli 351,30 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalı tarafından dayanılan Akseki Asliye Hukuk Mahkemesinin 7.9.1983 gün, 1982/98-1983/228 E.K. sayılı kesin hükmü kapsamında kaldığı, dava ve temyize konu taşınmazların geriye kalan bölümleri üzerinde ise tespit gününde davacı ... yararına .../.3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, davacının taşınmazlar üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı ...’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Katılan davacı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 11.5.2010 günlü haritada (B) harfi ile işaretli 351,30 m2 yüzölçümündeki bölümü üzerinde tespit gününde adına tescil kararı verilen zilyet davalı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki; mahkeme hükmünden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile Genel Mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür. Bu yasal değişiklik nedeniyle yazılı şekilde hüküm oluşturulması sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemelere aykırı ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 4. ve 5. bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine 4. bent olarak "Davacı Hazine tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına," sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan 7390 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 29.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.