Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ile davalının ----- kurduklarını, şirket sözleşmesine göre her iki tarafın da %50 hisseye ve ayrı ayrı yönetim ve temsil salahiyetine sahip olduklarını, davalının şirketin kuruluşundan beri şirketin kasasını elinde tuttuğunu, çalışanları kendisinin belirlediğini, müvekkiline de misafirmiş gibi davrandığını, aynca müvekkilinin sürekli yurt dışında olması nedeniyle şirket hesaplarının hep davalı tarafından kontrol edildiğini, müvekkili tarafında
davacı vekili tarafından talep edilen ihtiyati tedbirin ilk derece mahkemesince reddine dair verilen ara kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların ortak murisi ... 18.08.2018 tarihinde vefat ettiğini, müvekkili ..., murisin sağ kalan eşi, davalılar ... ve ...'nun ise murisin bir başka anneden olma çocukları olduğunu, ortak muris ... vefatından sonra tereke olarak muhtelif taşınmazların ve bir de ... Ltd. Şti. hisselerinin kaldığını, müvekkili ve davalılar arasında muhtelif davalar bulunduğunu, davacının halen ölen eşi ile birlikte oturduğu evi aile konutu ve mesken olarak kullandığını, ancak tapusu şirket adına kayıtlı evin elektriğinin (muhtemelen doğalgaz ve suyunu) 07.08.2019 tarihi itibariyle kasten kestirildiğini belirterek, şirketin her türlü faaliyetinin tedbiren durdurulmasına, davalıların şirketi temsil yetkilerinin tedbiren kaldırılmasına, şirkete ait taşınmazlar üzerindeki her türlü tasarruf yetkilerinin tedbiren kısıtlanmasına, kira paralarının alınmasının ve her türlü işlem yapmalarının önlenmesine, şirket adına kayıtlı olmakla birlikte müvekkilinin aile konutu (mesken) olarak oturduğu taşınmazın elektriğinin tedbiren açtırılmasına karar verilmesini, davalıların her türlü yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılması ve Türk Medeni Kanunu'nun 426/3 ve 427/4. maddeleri gereğince, şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 23.09.2019 tarihli tedbir talebini içerir dilekçesinde özetle; ... Ltd. Şti.'nin sermaye hisse oranının toplamının ... pay olduğunu, .... payın davalı ..., .... payın davalı ..., 55 payın davacı ... adına kayıtlı olduğunu, Şile C. Başsavcılığının 2019-1290 soruşturma numaralı dosyasının derdest olduğunu, davalıların şirkete ait taşınmazları satmaya ve bu şekilde şirketin için boşaltıp davacı şirket ortağı ... hissesini bedelsiz hale getirmeye çalıştıklarını belirterek, şirket adına kayıtlı taşınmazların üçüncü kişilere devir ve temlikini engeller nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesini, şirketi münferit imza ile temsile yetkili ...'nun temsil ve yönetim yetkisinin tedbiren kaldırılmasını, şirkete ait ... plakalı aracın trafik kaydına, devir ve temliki önlemeye yarar tedbir konmasını, şirkete tensiben geçici bir kayyum atanmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca kararı istinafa götürmesi gerekirken yeniden aynı taleple mahkemeye müracaatta bulunmasının usul ve yasaya aykırı olup işbu istemlerinin de reddini talep ettiklerini, ancak şirketin feshi istendiğinde mahkemece organ boşluğunu doldurmak ve belli işlerin görülmesini sağlamak üzere şirkete kayyum atanabileceğini, diğer davalı ... tarafından İstanbul Anadolu 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/590 E sayılı dosyasıyla TTK m.410/2 gereği genel kurulu toplantıya çağırma izni verilmesi talepli dava açıldığını, dosyanın karar aşamasında olduğunu, mahkemece toplantıya çağırma izni verilmesi halinde genel kurul gerçekleştirilerek olup müdür tayini yapılacağını belirterek İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/590 E sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılmasına, davacının tedbir taleplerinin (daha önce bu hususta karar verilmiş olmakla ) reddine, haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın esastan reddine, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep etmiştir.