Başvuru, kamu görevlisi olan başvurucunun sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamu görevlisi olan başvurucunun sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 12/7/2018 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, başvuruya konu olayların yaşandığı tarihte Antalya'da bulunan Konyaaltı Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğünde özel eğitim öğretmeni olarak görev yapmaktadır.A. Disiplin Soruşturması Süreci Somut olaya konu disiplin soruşturması, başvurucunun sosyal medya paylaşımlarına ilişkin ekran görüntülerinin İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından siyasi içerikli olduğu değerlendirilerek incelenmesi amacıyla müfettişliğe bildirilmesi üzerine başlatılmıştır. Başvurucunun disiplin soruşturmasına konu edilen sosyal medya iletileri şöyledir: "-18 Kasım 2016 tarihli paylaşımında: "Çocukları tecavüzcüsüyle evlendirmek için yasa çıkaran sapık zihniyete söyleyecek söz bulamıyoruz!#Tecavüz meşrulaştırılamaz (Ekli görselde: Ne demek tecavüzcüsüyle evlendirilsin! 13 kişinin tecavüzüne uğrayan kız için de hangisi ile evlensin diye kura mı çekeceksiniz! Delirdiniz!!!)-30 Kasım 2016 tarihli paylaşımında: "Başbakan'ın söylemini haberlerde duyunca - 'Bu ülkenin vatanseverleri doların yükselişine karşı çağrımızı duyunca 112 milyarlık dolar bozdurdu' - Jet Fadıl geldi aklıma birden'' Disiplin soruşturması sürecinde başvurucunun ifadesine başvurulmuştur. Başvurucu; beyanında başvuruya konu edilen paylaşımları kendisinin yaptığını, 18/11/2016 tarihli paylaşımında, bu tarihlerde çıkarılmaya çalışılan kanun ile ilgili bir kız babası olarak tepkisini göstermek istediğini, paylaşımdaki görselde yer alan yazının sosyal medyada var olan bir paylaşım olduğunu ve kendinden bir şey eklemediğini, paylaşımı meclisi ya da herhangi birini küçük düşürmek ya da hakaret etmek amacıyla yapmadığını; 30/11/2016 tarihli paylaşımının ise doların yükselişi ile ilgili olduğunu, doların yükselişine karşı yaptığı bir espriden ibaret olduğunu, başbakan dâhil hiç kimseye hakaret kastının olmadığını belirtmiştir. Soruşturma sonucunda; başvurucunun paylaşımlarında geçen "Sapık Zihniyet" ifadesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM) alenen aşağıladığı ve "Jet Fadıl" ifadesinin ise hakaret olduğu belirtilerek başvurucu hakkında 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (d) alt bendi uyarınca "hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunduğu" gerekçesiyle kınama cezasının uygulanması teklif edilmiş ve başvurucunun konuya ilişkin savunması istenmiştir. Başvurucu savunmasında; mağdurun tecavüzcüsüyle evlendirilmesini düzenleyen yasa tasarısına ilişkin çok sayıda paylaşım yapıldığını ve bu sayede oluşan kamuoyu ve toplumsal tepki neticesinde teklifin geri çekildiğini, bu anlamda paylaşımının suç teşkil etmediğini; Jet Fadıl benzetmesini yaptığı paylaşımda ise ülkenin içinde bulunduğu ekonomik duruma vurgu yapmak adına 2000 yılından önceki hükûmetler zamanında vurgun yaparak dolar milyoneri olan ve halk tarafından Jet Fadıl olarak tanınan kişiyi örnek göstererek döviz zengini olan insanların hükûmetin çağrısına kulak vermesi gerektiğini vurguladığını belirtmiştir. Nihayetinde disiplin amiri kararı ile başvurucu hakkında teklif edilen cezanın kabulüne karar verilmiştir. Anılan karara karşı yapılan itiraz ise İl Disiplin Kurulu kararı ile reddedilerek disiplin cezası kesinleşmiştir.B. Başvurucunun Disiplin Cezasına İlişkin İşleme Karşı Açtığı İptal Davası Süreci Başvurucu, hakkında tesis edilen disiplin cezasının iptali istemiyle Antalya İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme, Anayasa'nın çeşitli hükümleri ile birlikte Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına atıfta bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Olayda, davacı hakkında yürütülen soruşturmaya konu Facebook paylaşımlarında, davacının kamu görevlisi sıfatı kullanılmadığı, kişisel görüşlerinin ifade edildiği, herhangi bir kişi veya kurumu hedef alan hakaret içerikli paylaşımlar olmadığı, nitekim söz konusu paylaşımların ülkenin gündemini meşgul eden, geniş bir kitleye yayılmış olan, kamuoyundaki haberler olduğu, yukarıda ayrıntılı bir şekilde aktarıldığı üzere, söz konusu paylaşımların gerek Anayasamızda ve gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesin'de ifadesini bulan ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, ifade özgürlüğü kapsamında aktarılan görüşlerin, idarece davacıya disiplin cezası verilmesi olanağı vermediği ve sonucunda da davacının disiplin cezasıyla cezalandırılmasına yol açamayacağı, aksi düşüncenin ise ifade özgürlüğünün ihlali anlamına geleceği kuşkusuzdur.Bu durumda, davacının kendi Facebook hesabından yaptığı paylaşımların ifade ve düşünceyi yayma özgürlüğü kapsamında kaldığı, kimsenin ifade özgürlüğü kapsamında beyan ettiği ve paylaştığı düşüncelerinden dolayı cezalandırılmayacağı, aksi halin gerek Anayasamıza ve gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırılık teşkil edeceği hususları göz önüne alındığında, davacının kınama cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır." Davalı idare, anılan karara karşı istinaf talebinde bulunmuştur. Konya Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi), Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Bakılan davada, davacının facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde kullanmış olduğu, yukarıda belirtilen ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında kalmadığı ve anılan ifadelerin içeriği de dikkate alındığında öğretmen olan davacının bu paylaşımlarının hizmet dışında Devlet Memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranış olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Bu durumda davacının 657 sayılı Kanunun 125/B-d maddesi uyarınca kınama cezasıyla tecziyesine ilişkin davakonusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemi iptal eden mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır." Bölge idare mahkemesi kararı başvurucuya 4/7/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. 657 sayılı Kanun'un "Davranış ve işbirliği" başlıklı maddesi şöyledir:"Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar.Devlet memurlarının işbirliği içinde çalışmaları esastır." Aynı Kanun'un "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…B - Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…d) Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak."