1. Hukuk Dairesi 2015/3067 E. , 2017/5143 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu i…
**1. Hukuk Dairesi 2015/3067 E. , 2017/5143 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, 496, 4576, 4575, 4237 ve 2300 parsel sayılı taşınmazlar murisine aitken vekil marifetiyle davalıya satış suretiyle temlik edildiğini, 4237 sayılı parselin ...'a aktarıldığını, temliklerin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürüp iptal- tescil, olmadığı takdirde tenkis 4237 sayılı parselin bedelinin tahsili isteklerinde bulunmuştur. Yargılama aşamasında 2300 nolu parselin temlik edilmesi üzerine yeni malik davaya dahil edilmiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Mirasbırakan ...n’ın 13.02.2010’da öldüğü, geride eşi ... ve çocukları ...’ın mirasçısı olarak kaldıkları, 4966,4576,4575,4237 ve 2300 parsel sayılı taşınmazlar mirasbırakana ait iken oğlu ...’ı vekil tayin ettiği, vekil ... tarafından çekişme konusu taşınmazların davalı ...’e satış suretiyle temlik edildiği ...’in 4237 parsel sayılı taşınmazı ...’e devrettiği kayden sabittir. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.