Başvuru, Tıbbi Biyolojik Bilimler Bölümü mezuniyeti üzerine Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) uyarınca atanma talebinin reddedilmesi nedeniyle eğitim hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, Tıbbi Biyolojik Bilimler Bölümü mezuniyeti üzerine Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) uyarınca atanma talebinin reddedilmesi nedeniyle eğitim hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurular 9/10/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2019/33966 ve 2019/3967 numaralı başvuru dosyalarının konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2019/33965 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2019/33965 numaralı başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine ve diğer başvuru dosyalarının kapatılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, tıbbi biyolojik bilimler bölümü mezunudurlar. Sağlık Bakanlığı Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğünce, 5/4/1973 tarih ve 7/6229 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Tababet Uzmanlık Tüzüğünün (Tüzük) maddesinin (b) numaralı fıkrası uyarınca asistanlığa atanabilecekler arasında yer almayan "tıbbi biyolojik bilimler" ile "kimya mühendisliği" mezunlarının TUS'a girme haklarının olup olmadığı hususunda Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Genel Kurulundan (YÖK) görüş istenilmiştir. YÖK'ün 6/11/2008 tarihli kararı ile yükseköğretim kurumlarının "tıbbi biyolojik bilimler" ile "kimya mühendisliği" programlarından mezun olanların Tüzük'ün maddesinin (b) numaralı fıkrası uyarınca TUS'a girme haklarının olmadığına karar verilmiştir. Başvurucular, 11-12 Nisan 2009 tarihlerinde yapılan 2009 İlkbahar Dönemi TUS'a katılmışlar ve değişik hastanelerin "tıbbi biyokimya" ve "tıbbi mikrobiyoloji" bölümlerine yerleşmiştir. Başvurucuların TUS sonuçları uyarınca yerleştirildikleri bölümlere atanmak istemiyle yaptıkları başvurular, Tüzük'ün maddesinin (b) numaralı fıkrası uyarınca Tıbbi Biyolojik Bilimler Bölümü mezunlarının asistanlığa atanabilmek için aranan şartları taşımadığı, söz konusu hususun 2009 İlkbahar Dönemi TUS Kılavuzu'nun (Kılavuz) sayfasında asistanlığa atanabilmek için aranan şartlar kısmında yer aldığı ve ayrıca YÖK'ün 6/11/2008 tarihli kararında da Tıbbi Biyolojik Bilimler Bölümü mezunlarının TUS'a girme hakları olmadığının bildirildiği belirtilerek Sağlık Bakanlığının 25/6/2009 tarihli işlemleri ile reddedilmiştir. Başvurucular tarafından, taleplerinin reddine yönelik işlemler ile söz konusu işlemlerin dayanağı 6/11/2008 tarihli YÖK kararının iptali istemiyle Danıştay Sekizinci Dairesinde (Daire) dava açılmıştır. Daire 28/12/2009 tarihinde dava konusu işlemlerin yürütülmesinin durdurulmasına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, hukuki bir gerekçe olmamasına karşın 2/4/1990 tarihli YÖK kararıyla hukuki bir zemine oturmuş ve idari istikrar sağlamış olan Tıbbi Biyolojik Bilimler Bölümü mezunlarının tıpta uzmanlık eğitimi almasına ilişkin uygulamayı ortadan kaldıran 6/11/2008 tarihli YÖK kararında ve bu karar temel alınarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca söz konusu işlemlerin giderilmesi güç veya olanaksız zararlar doğuracağı tespitine yer verilmiştir. Dairenin 28/12/2009 tarihli yürütmenin durdurulması kararlarına karşı yapılan itirazlar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun (İDDK) 6/5/2010 tarihli kararları ile reddedilmiştir. Başvurucular, söz konusu yürütmenin durdurulması kararları üzerine ilgili görevlerine atanmış ve uzmanlık eğitimlerini tamamlamıştır. Dairenin 16/10/2014 tarihli kararlarıyla oyçokluğuyla davaların reddine hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinde; tıpta uzmanlık eğitimi yapabilme hakkının tıp doktorları için esas olduğu, 19/3/1927 tarihli ve 992 sayılı Seriri Taharriyat ve Tahlilat Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus Bakteriyoloji ve Kimya Laboratuvarları Kanunu 'nda ise sadece veteriner, eczacı veya kimyagerler için kendi alanlarına ilişkin düzenleme yapılıncaya kadar istisnai nitelikte bir hak tanındığı belirtilmiştir. Tıbbi Biyolojik Bilimler Bölümü mezunlarının 992 sayılı Kanun kapsamında yer almaları gerektiği sonucuna varılmasının, Kanun kapsamının yorum yoluyla genişletilmesi anlamına geleceği ve bu durumun Kanun'a, tıpta uzmanlık eğitiminin amacı ve gerekleri ile kamu yararına uygun düşmeyeceği vurgulanmıştır. Öte yandan, günün şartları gereği ve ihtiyaçtan doğan nedenlerle 1989 yılından 18/7/2009 tarihli ve 27292 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Dişhekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin yürürlüğe girdiği 2009 yılına kadar tıpta uzmanlık sınavına girme olanağı tanınan Tıbbi Biyolojik Bilimler Bölümü mezunlarının süregelen uygulamadan kaynaklı kazanılmış haklarının bulunduğundan söz etmeye hukuken olanak bulunmadığı da belirlenmiştir. Ayrıca başvurucu tarafından, düzenlemelerin eşitlik ilkesine aykırı olduğunun ileri sürüldüğü ancak mevzuat hükümleri, ihtiyaç durumu ve hizmet gerekleri gözönünde bulundurularak tıp dışı meslek mensupları ile tıp fakültesi mezunlarının farklı hukuksal durumda bulunmaları nedeniyle sözü edilen meslek mensuplarının farklı usule tabi kılınmasında eşitlik ilkesine aykırılık bulunmadığı ifade edilmiştir. Nihai olarak davalı idareler tarafından hukuki düzenlemelerin verdiği görev ve yetkinin yerine getirilmesi amacıyla yürürlüğe konulan dava konusu düzenleyici işlemde ve bu işleme dayanılarak tesis edilen bireysel işlemde hukuka, kamu yararına, hizmet gereklerine ve eşitlik ilkesine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Karşıoy gerekçesinde, Dairenin 28/12/2009 tarihli yürütmenin durdurulması kararındaki gerekçeye benzer tespitlere yer verilmiştir (bkz. § 12). Başvurucuların temyiz istemleri İDDK'nın 29/1/2018 tarihli kararlarıyla reddedilmiş, İDDK'nın 13/6/2019 tarihli kararlarıyla da kararın düzeltilmesi istemlerinin reddine hükmedilmiştir. Nihai kararlar 21/9/2019 ve 22/9/2019 tarihlerinde tebliğ edilmiş, başvurucular 9/10/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) Türkiye'nin taraf olduğu Ek 1 No.lu Protokol'ün maddesi şöyledir:"Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. … " Eğitimin toplum için taşıdığı öneme karşın, eğitim hakkı mutlak ve sınırsız bir hak değildir. Niteliği gereği devlet tarafından düzenleme yapılmasını gerektirdiğinden bazı kısıtlamalara tabi tutulması da doğaldır. Şüphesiz eğitim kurumlarını düzenleyen kurallar, toplumun ihtiyaç ve kaynakları ile eğitimin farklı düzeylerine has özelliklere göre zaman ve mekân içinde değişiklik gösterebilir. Bu nedenle devletler bu konuda yapacakları düzenleme ve uygulamalarda belli bir takdir alanına sahiptir. Devletin bu takdir alanı, eğitim kurumunun seviyesi yükseldikçe artmakta, buna karşılık bu eğitimin birey ve toplum bakımından önemine bağlı olarak azalmaktadır (Ponomaryovi/Bulgaristan, 5335/05, 21/6/2011, § 50).