4. Hukuk Dairesi 2009/10836 E. , 2010/6375 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/11/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 11/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile …
**4. Hukuk Dairesi 2009/10836 E. , 2010/6375 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/11/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 11/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27/05/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalının 14/09/2008 tarihinde katıldığı ... İlçe kongresinde yaptığı konuşmada yer alan "Ben buradan şimdi özellikle ...'ye sesleniyorum. Bak ... Başkanı'na benim bu konularla ilgili verilmiş bir talimatım yoktur. Bunu ispat edemeyen alçaktır, şerefsizdir." sözlerinin saldırı niteliğinde olduğundan manevi tazminat ödetilmesini istemiş, yerel mahkemece konuşma bütün olarak değerlendirildiğinde davacıya yönelik olduğunun anlaşılmadığı ve eleştiri niteliğinde olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davacının temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır. Davacı ... Milletvekili olup 13/09/2008 tarihinde ... Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında, kamuoyunda "Deniz Feneri" olarak bilinen davaya değinmiş, ... uzmanları tarafından Kanal 7 televizyonu hakkında bir inceleme yapıldığını, yetkililere gerekli bilgi ve belgeler verilmeyip ya da yanıltıcı bilgiler verildiği gerekçesiyle ... uzmanları tarafından ilgililer hakkında ... kanunu gereğince suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiğini, ancak 12/7/2007 tarihli genel seçim öncesi dosyanın kapatıldığını belirterek aradan 19 ay geçmesine rağmen halen raporun Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilmediğini açıkladıktan sonra Başbakan olan davalıya cevaplandırması istemiyle "... uzmanlarının Kanal 7 yöneticileri hakkında düzenlediği suç duyurusu raporunun işleme konulmaması için ... Başkanı ...’a bir talimat verdiniz mi? sorusunu yöneltmiştir. Davalı 14/09/2008 tarihinde katıldığı ... İlçe kongresinde yaptığı konuşmada yukarıda anılan şekilde cevap vermiştir. Davalının dava konusu beyanlarının davacıyı hedef aldığı, kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıktır. Nitekim takip eden günlerde basın ve yayın organlarında yer alan haberlerde davalının davacı sorusuna cevap verdiği açıklanmıştır. Davacının milletvekili kimliği ile düzenlediği basın toplantısında sorduğu sorulara karşı Başbakan olan davalının yaptığı açıklamada siyasi kimliğinin ve devlet adamı olmanın gerektirdiği üslup aşılarak davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulmuştur. Yerel mahkemece davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken istemin reddine dair verilen kararın bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan Dairemiz çoğunluğunun onama kararına katılamıyoruz. 27/05/2010