10. Ceza Dairesi 2023/23249 E. , 2025/4594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2. Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 1. 2019/291 E., 2021/20 K. 2. 2021/58 E., 2021/893 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARARLAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 53. ma
**10. Ceza Dairesi 2023/23249 E. , 2025/4594 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2. Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 1. 2019/291 E., 2021/20 K. 2. 2021/58 E., 2021/893 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARARLAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 22.01.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 192/3, ve 62 maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 50. maddesi uyarınca eğitim kurumuna devam etme seçenek tedbirine çevrilmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 19.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2023 tarihli ve 2023/3500 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB-2023/117247 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB-2023/117247 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1. Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli ve 2019/291 Esas, 2021/20 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, Somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usûlüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." 2. Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2021 tarihli ve 2021/58 Esas, 2021/893 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, Sanık hakkında 28/07/2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği iddiasıyla yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/4-a maddesi uyarınca daha önce aynı neviden suçtan hakkında dava açıldığından bahisle, kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 25/12/2020 tarihli ve 2020/9068 esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/04/2021 tarihli kararıyla sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı, Sanık hakkında, 09.05.2018 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.07.2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak anılan erteleme kararında 1 nolu gerekçemizde belirtildiği üzere sanığa erteleme kararına karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı, bu durumda usûlüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle sanık hakkında usulüne uygun şekilde verilmiş bir erteleme kararı bulunmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp her iki suça ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli ve 2019/291 Esas, 2021/20 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, 1. Şüpheli hakkında, 09.05.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 30.07.2018 tarihli ve 2018/144081 Soruşturma, 2018/1835 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmaması üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2019 tarihli ve 2018/144081 Soruşturma, 2019/27221 Esas, 2019/19028 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 06.01.2021 tarihli ve 2019/291 Esas, 2021/20 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2021 tarihli ve 2021/58 Esas, 2021/893 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, 1. Şüpheli hakkında, 28.07.2020 tarihli aynı nev'i suçu nedeniyle Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2020 tarihli ve 2020/17906 Soruşturma, 2020/9068 Esas, 2020/6705 sayılı iddianamesi ile doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.04.2021 tarihli ve 2021/58 Esas, 2021/893 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 192/3. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 50. maddesi uyarınca eğitim kurumuna devam etme seçenek tedbirine çevrilmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.07.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından şüphelinin erteleme süresi zarfında, kendisine yüklenen denetimli serbestlik yükümlülüklerine veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ermesi ya da yasakları ihlal etmesi halinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli ve 2019/291 Esas, 2021/20 Karar sayılı kararı kanun'a aykırıdır. Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine hükmedildiği ve yukarıda belirtildiği üzere anılan kararın kanun yararına bozulması halinde kamu davasının durmasına karar verileceğinin anlaşılması karşısında, Sanığın incelemeye konu 28.07.2020 tarihindeki eyleminden ötürü 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı gibi söz konusu eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulü ile kesinleşmemesi nedeniyle ihlâli mahiyetinde de olmadığı anlaşıldığından Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2021 tarihli ve 20217/58 Esas, 2021/893 Karar sayılı kararı da Kanun'a aykırıdır. Açıklanan nedenlerle, öncelikle; Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/58 Esas sayılı davasının Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemenin 2019/291 Esas sayılı davası ile birleştirmesine karar verilerek, davaların birleşmesinden sonra, Mahkemesince, eylemler yönünden kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanığın 09.05.2018, 28.07.2020 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiğinden, mahkûmiyet kararları Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli ve 2019/291 Esas, 2021/20 Karar sayılı kararı ile Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2021 tarihli ve 2021/58 Esas, 2021/893 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.