8. Hukuk Dairesi 2013/21998 E. , 2015/6088 K. "" Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve terkin Hazine ile Türkiye Emlak Bankası Sosyal Yardım Vakfı aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 06.06.2013 gün ve 448/360 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR…
**8. Hukuk Dairesi 2013/21998 E. , 2015/6088 K.** **"İçtihat Metni"** Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve terkin Hazine ile Türkiye Emlak Bankası Sosyal Yardım Vakfı aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 06.06.2013 gün ve 448/360 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, mülkiyeti davalıya ait olan 211 ada 9 parsel kapsamındaki 610 m2 yerin kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığını açıklayarak, bu bölümün tapu kaydının iptaliyle kıyı olarak terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, taşınmazın kadastro yoluyla oluştuğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın bozma ilamı kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, toplam 1.336 TL yargılama gideri ile 22.750 TL vekâlet ücretinin davalı taraftan alınmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 211 ada 9 parsel, 29.09.1975 tarihinde kesinleşen kadastro komisyon kararı ile davalı adına tescil edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki karar, 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2.maddesi ile 3402 sayılı Kanunun 12.maddesinin 3.fıkrasına eklenen cümlede: "Bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dâhil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3.maddesi ile aynı Kanuna eklenen geçici 10.maddesinde ise; “Bu Kanunun 12.maddesinin 3. fıkrası hükmü Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindedir. Bu değişiklik nedeniyle anılan yasanın yürürlük tarihinden sonra Hazinenin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır. Ne var ki, yerel mahkeme kararının temyizi aşamasında Anayasa Mahkemesi'nin 12.05.2011 gün ve 2009/31 E. 2011/77 K. sayılı kararıyla; “25.02.2009 gün ve 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2.maddesiyle 21.06.1987 günlü 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen cümlenin ve 3.maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen Geçici 10. maddenin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline” karar verilmiş ve iptal kararı 23.07.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır.