11. Hukuk Dairesi 2018/1850 E. , 2019/3778 K. "" MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08/02/2018 tarih ve 2017/47-2018/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinl…
**11. Hukuk Dairesi 2018/1850 E. , 2019/3778 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08/02/2018 tarih ve 2017/47-2018/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının, müvekkilinin “DALAN FAMİLY” tanınmış markasının benzeri olan “FAX FAMİLY” markasını tescilsiz olarak kullandığını, davalının eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının markaya tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitini, önlenmesini, tecavüzlü ürünlere el konulmasını, tecavüz oluşturan marka kullanımlarının durdurulup ilgili eşyaların toplatılmasını, hüküm özetinin ilanını, 10.000.-TL maddi, 10.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, maddi tazminat tutarını 19/11/2013'de 721.625.-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, kullanılan markanın “FAX FAMİLY” olduğunu, oysa davacı markasının kök olarak “DALAN” olduğunu, söz konusu ek nedeniyle korunamayacağını, “FAMİLY” ibaresinin ayırt edici ana unsur olmadığını, dolayısıyla herhangi bir tecavüzün söz konusu olmadığını, haksız rekabetten söz edilemeyeceğinin, tazminat taleplerinin dayanaksız ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kullanımının davacının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, davacının bu tespit üzerinden maddi ve manevi tazminat talep edebileceği, davacının hesaplama yöntemi olarak 556 sayılı KHK’nın 66/2-b hükmünü tercih ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının giderilmesine, 133.806,80 TL maddi, 10.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve kararın ilanına karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, davacı markasına tecavüzün ve bu eylemden doğan haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.