16. Ceza Dairesi 2019/4392 E. , 2019/6430 K. "" I-TALEP: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2019 tarih ve 2019/31232 sayılı yazısı ile; Cumhurbaşkanına hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/10/2018 tarihli ve 2018/50782 soruşturma, 2018/36199 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Konya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 13/12/2018 tarihli ve 2018/6730 …
**16. Ceza Dairesi 2019/4392 E. , 2019/6430 K.** **"İçtihat Metni"** I-TALEP: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2019 tarih ve 2019/31232 sayılı yazısı ile; Cumhurbaşkanına hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/10/2018 tarihli ve 2018/50782 soruşturma, 2018/36199 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Konya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 13/12/2018 tarihli ve 2018/6730 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, şüpheli tarafından Konya İl Emniyet Müdürlüğü'ne posta yoluyla gönderilen 17/08/2018 kayıt tarihli, "Halkımıza Duyurulur" başlıklı bildiri içerikli yazıda "...Ya da tefecilerden aldığı para olmadan hiçbir iş beceremeyen birini dünya lideri olarak halkımıza yutturan emperyalizmin oyunlarını anlayamaz..." şeklindeki beyan nedeniyle Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Cumhurbaşkanına hakaret suçundan başlatılan soruşturma sonucunda, anılan beyanın Cumhurbaşkanı'nın şahsına yönelik olduğu hususunda bir söz bulunmadığı ve eleştiri boyutunda kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 126. maddesinde yer alan "Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda, halkımızın dünya lideri olarak kabul ettiği şahsın sayın Cumhurbaşkanı olduğu hususunda duraksama bulunmadığı ve bu nedenle hakaret suçunun oluşması için isimlerinin zikredilmesinin gerekmediği, diğer taraftan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/11/2009 tarihli ve 2009/9-190 esas, 2009/253 sayılı ilamında belirtildiği üzere, eleştirinin küçültücü, incitici veya abartılı olması halinde eleştiri hakkından söz edilemeyeceği, dolayısıyla mağdurun temsil ettiği sıfat ile kesinlikle bağdaşması düşünülemeyecek şekilde, tefecilerden para aldığı ve hiçbir iş beceremediği tarzındaki sözlerin küçümseyici ve incitici bir amaçla söylendiği, toplanan delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve atılı Cumhurbaşkanına hakaret suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 299/3. maddesi uyarınca kovuşturma izni verilmesi durumunda delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 20/03/2019 gün ve 94660652-105-42-2075-2019-Kyb sayılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak Dairemize gönderilmiştir. II-OLAY: