4. Hukuk Dairesi 2013/1140 E. , 2014/776 K. "" MAHKEMESİ : Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/10/2012 NUMARASI : 2012/337-2012/569 Davacılar M.. A.. vekili Avukat M.. Y.. tarafından, davalılar B.. A.. vdl. aleyhine 17/05/2012 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/10/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilek…
**4. Hukuk Dairesi 2013/1140 E. , 2014/776 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/10/2012 NUMARASI : 2012/337-2012/569 Davacılar M.. A.. vekili Avukat M.. Y.. tarafından, davalılar B.. A.. vdl. aleyhine 17/05/2012 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/10/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, Bursa Hakimiyet Gazetesinin 16/05/2012 günlü sayısında yayınlanan “Facebook'ta Büyük Kavga” başlıklı davalı S.. Ö.. tarafından kaleme alınan haber içeriğinde kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia ederek uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalılar, dava konusu yazının güncel ve gerçek olduğunu, davacı ile davalılardan S.. Ö..'in facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde arkadaş olduklarını, Fenerbahçe-Galatasaray derbi maçından sonra Galatasaraylı olan davacının facebook sayfasında paylaştığı iletiye cevap veren Fenerbahçeli Z..B. ile arasındaki yazışmaları davalı S.. Ö..'in de görüp okuduğunu ve tarafların Bursa'da tanınmış kişiler olmalarından dolayı olayı haber haline getirdiğini, tarafların birbirine karşılıklı yazışmalarına hiçbir ilave, ekleme yapılmamış olduğunu, konunun haber değeri taşıdığını, basın özgürlüğü sınırları içinde yayınlandığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu haberin veriliş tarzı ve sadece kırıcı sözlere yer verilmesi nedeni ile davacının kişilik haklarının ihlal edildiği kanaatine varılarak istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür