11. Hukuk Dairesi 2013/884 E. , 2013/18280 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/11/2011 tarih ve 2010/465-2011/550 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.nun 3494 sayılı kanunla değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken…
**11. Hukuk Dairesi 2013/884 E. , 2013/18280 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/11/2011 tarih ve 2010/465-2011/550 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.nun 3494 sayılı kanunla değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 31/03/2010 tarihinde Mamak tren istasyonu içerisinde banliyo trenini beklerken elektrik çarpması sonucunda malul kaldığını, olayın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu, zira olayın meydana geldiği gece vakti istasyonda hiçbir güvenlik görevlisi, biletçi veya herhangi bir görevlinin bulunmadığını, aydınlatmanın yeterli olmadığını ve en önemlisi, istasyon içerisinden geçen elektrik kablolarının açıkta olması nedeniyle kazanın meydana geldiğini ileri sürerek maluliyet tazminatı olarak şimdilik 8.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili, davada idari yargı yerlerinin görevli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca kazanın kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında meydana geldiği, davanın davalı kurumun hizmet kusuruna dayandırıldığı, tekel niteliğinde kamu hizmeti yürüten davalı ...'nin bu hizmeti yürüttüğü sırada kişilere verdiği zararın tazmini istemiyle açılan davada, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, hizmet kusuru veya başka bir nedenle idarenin sorumluluğunun bulunup bulunmadığının saptanması gerektiği, 2577 Sayılı Kanunun 2/1-b maddesi kapsamında bulunan davanın çözüm yerinin idari yargı görevine girdiği gerekçesiyle davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacının Mamak tren istasyonu içerisinde banliyo trenini beklerken elektrik çarpması sonucu malul kaldığı iddiasıyla tazminat talebine ilişkindir. Davalı olan TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü, 233 sayılı KHK'nın 2. maddesinin 3. fıkrasına göre sermayesinin tamamı devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan kamu iktisadi teşebbüsüdür. Kamu iktisadi teşebbüsleri, müesseseler, bağlı ortaklıklar 233 sayılı KHK ile saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabidirler. Ayrıca ticari bir faaliyet olarak işletmeciliği yürütülen Mamak tren istasyonunda ve TTK'nda düzenlenen taşıma hizmeti esnasında gerçekleşen hadise nedeniyle TCDD'nin sorumluluğuna ilişkin işbu davada adli yargı görevlidir. Bu itibarla mahkemece uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.