7. Hukuk Dairesi 2023/4530 E. , 2023/6028 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/45 E., 2023/105 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa satış bedeli ve ev bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkeme…
**7. Hukuk Dairesi 2023/4530 E. , 2023/6028 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/45 E., 2023/105 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa satış bedeli ve ev bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ...’ın dava konusu taşınmazı 24.10.1972 tarihinde davalıların murisi ...’tan satın alarak üzerine ev yaptığını, o zamandan beri önce murisleri, daha sonra da davacılar tarafından kullanıldığını ileri sürerek tapunun iptali ile davacılar adına tesciline, Mahkemece bu talep kabul edilmez ise denkleştirici adalet ilkesine göre satış bedelinin ve ev bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; dava konusu taşınmazın satışına ilişkin sözleşmedeki imzanın davalıların murisine ait olmadığını, murislerinin soyadının .... değil ... olduğunu, haricen yapılan taşınmaz satış sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce: “…davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ... dava konusu 1301 parsel sayılı taşınmazın 14.02.1965 tarihli tapulama yoluyla davalıların murisi .... adına tescil edildiği, 10.12.2015 tarihinde ... olarak isim tashihi yapıldığı, daha sonra 21.12.2015 tarihinde davalılara intikal ettiği, davacıların dayandığı 24.10.1972 tarihli arsa ve ev satış senedi başlıklı belgede, davalıların murisi ...’un taşınmazını davacıların murisi ...’a satarak parasını aldığını şahit ve muhtar huzurunda beyan etmiş ise de, tapulu taşınmazın haricen satışı geçersiz olduğundan ve davalıların satış sözleşmesindeki imzanın murislerine ait olmadığını beyan etmesi üzerine, Adli Tıp tarafından yapılan imza incelenmesinde, sözleşmedeki imzanın ... eli ürünü olup olmadığı tespit edilemediğinden, davacıların tapu iptali ve tescili ile satış bedelinin tahsiline ilişkin talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı ... davacıların diğer terditli talebi olan ev bedelinin tahsiline ilişkin uyuşmazlığın TMK’nin 723 üncü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu taşınmaz başında yapılan keşifte ve yargılama sırasında duruşmada davacılar tarafından dinletilen bütün tanık beyanlarına göre dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan evin davacıların murisi tarafından yapıldığı, çapa bağlı taşınmaza inşaat yaparken gerekli özen gösterilmediğinden iyiniyetten söz edilemeyeceği, Mahkemece TMK'nin 723 üncü maddesinde yer alan düzenlemeye göre davacılar lehine, uzman bilirkişiler vasıtasıyla asgari levazım bedeli hesaplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli ve 2022/45 Esas, 2023/105 Karar sayılı kararıyla; davaya konu 1301 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi çalışmaları sonucunda 1045 ada 16 parsel numarasını aldığı, keşif sonucu bilirkişi heyetince düzenlenen 04.12.2022 havale tarihli raporun hükme elverişli olduğu, davacılar vekilinin tapu iptali ve tescil talebinin Mahkemece verilen ilk kararda reddedilmiş olması ve bu hususun bozma ilâmı dışında kaldığı gerekçesiyle terditli talepler arasında yer alan, taşınmaz üzerindeki davacılara ait yapıların değeri olarak 21.472,14 TL asgari levazım bedelinin dava tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hatalı karar verildiğini, zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu, tapu iptali ve tescil taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa satış bedeli ve ev bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 722 nci maddesi: “…Bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin veya bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur. Ancak, sahibinin rızası olmaksızın kullanılmış olan malzemenin sökülmesi aşırı zarara yol açmayacaksa, malzeme sahibi, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere bunların sökülüp kendisine verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında arazinin maliki de, rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebilir.”, yine 723 üncü maddesi: “…Malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran arazi maliki iyiniyetli değilse hâkim, malzeme sahibinin uğradığı zararın tamamının tazmin edilmesine karar verebilir. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hâkimin hükmedeceği miktar bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir.” düzenlemelerini ihtiva etmektedir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,06.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.