Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1733 E. , 2024/5528 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1733 Karar No : 2024/5528 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya ili, Kaş ilçesi sınırları içerisinde bulu…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1733 E. , 2024/5528 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1733 Karar No : 2024/5528 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya ili, Kaş ilçesi sınırları içerisinde bulunan İR:... sayılı IV. grup maden işletme ruhsatına sahip davacıya 2016 yılı için maden işletme ruhsat bedelini ödemediğinden bahisle 20.000,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin...tarihli ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K... sayılı kararda; iptali istenen dava konusu işlem tebligatının davacının ruhsat adresi olan Antalya ili, Kaş İlçesi, ... Köyü yerine "... Ticaret ... Kartal Kaş Antalya" adresine çıkarıldığı, dağıtıcının 18/07/2016 tarihinde "Tebligat üzerindeki adres yetersiz olması ve muhatabın ismen tanınmaması üzerine ... muhtar azası imzası ile çıkış merciine" şerhi ile tebligatın iade edildiği, davalı idarenin bunun üzerine gerekli araştırmayı yapmadan, davacının bilinen adresine ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak tebligatı yenilemesi gerekirken Resmi Gazete yolu ile tebliğ yoluna gittiği, dolayısıyla ruhsat bedelinin %70'ine tekabül eden 21.116,00-TL'nin ödenmesi için davacı şirkete üç ay süre verilmesine yönelik tesis edilen 21/06/2016 tarih ve 422189 sayılı işlem tebligatının usule uygun bir şekilde yapılmadığı anlaşıldığından işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin usule ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar, gerçek kişilerden olan tarafın ölümü hâlinde idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği, dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemişse varsa yürütmenin durdurulması kararının kendiliğinden hükümsüz kalacağı; aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceği kurala bağlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'nın 38. maddesinin 7. fıkrasında ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesinde kurala bağlanan, ''ceza sorumluluğunun şahsiliği'' ilkesi, herkesin kendi fiilinden sorumlu tutulmasını, cezanın yalnız, suça iştirak edenlere verilmesini, suça katkısı bulunmayanlara ceza sorumluluğu yükletilemeyeceğini; hiç kimsenin işlemediği bir suçtan dolayı sorumlu tutulamayacağını, bir başkasının işlediği suçun, suçu işlemeyenlere sirayet ettirilemeyeceğini ifade etmektedir. Ceza hukukunun en temel ilkelerinden olan bu ilke idarî para cezaları için de geçerlidir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinde düzenlenen kural ile, dava sırasında tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olması hâlinde izlenecek usule ilişkin düzenleme yapılmıştır. Ancak, tarafların kişilik veya niteliğinde olabilecek değişikliğin kanun yolu safhasında da gerçekleşebileceği dikkate alındığında, anılan kuralın bu safhayı da kapsar biçimde anlaşılması gerekmektedir. Tam yargı davalarında davacının vefatı hâlinde davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçılar davayı takip iradesini ortaya koyana kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İptal davaları yönünden ise bir ayrım yapmak gerekir. İptali istenen işlemin sonuçları terekeye intikal etmiş veya ileride intikal edecek durumda ise mirasçıların takip hakkı doğar. Çünkü böyle bir dava sonunda verilecek karar terekenin aktif veya pasifini etkileyeceğinden, mirasçıların bunu takip etmekte çıkarları olduğu açıktır. Buna karşılık iptali istenen işlemin doğurduğu veya doğuracağı sonuçlar davacının ölümüyle birlikte ortadan kalkıyorsa, başka bir anlatımla iptal davasının sonucu terekeyi ve mirasçıların hukukunu ilgilendirmiyorsa takip hakkından söz etmek de mümkün olmaz. Böyle bir durumda dosyanın işlemden kaldırılmasına değil dava dilekçesinin iptaline karar verilmesi gerekir (Kâzım Yenice, Yüksel Esin, İdari Yargılama Usulü, Arısan Matbaacılık, Ankara, 1983, s. 564 - 572). Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 21/06/2016 tarih ve 422189 sayılı işlem ile davacı adına 21.116,00-TL idari para cezası düzenlendiği, ancak davalı idare tarafından temyiz isteminde bulunulmasından sonra davacının 15/09/2021 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından Dairemizin 11/06/2024 tarih ve E:2021/1733 sayılı ara kararı ile... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararından önceki süreçte dava konusu idari para cezasının ödenip ödenmediği sorulmuş ve buna ilişkin tüm bilgi ve belgeler istenilmiş olup; davalı idare tarafından "dava konusu para cezasının ödendiğine dair bir bilgi ve belge ibraz edilmediği" hususunun beyan edildiği görülmüştür. Bu itibarla, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca tahsili davacının şahsından mümkün olan idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada, iptali istenilen işlemin doğurabileceği sonuçların davacının ölümüyle birlikte ortadan kalktığı ve dava konusu işlemin sonuçlarının terekeye intikal edecek durumda olmadığı anlaşıldığından, davanın yalnızca öleni ilgilendirdiği açık olup, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 23/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.