13. Hukuk Dairesi 2015/31543 E. , 2016/22111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı vekili avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözl
**13. Hukuk Dairesi 2015/31543 E. , 2016/22111 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı vekili avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 32254 ada 5 parselde bulunan binada 7 numaralı bağımsız bölümün .... Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında davalı ile yapılan 06/11/2007 tarihli "apartmanlar, imarlı arsa ve tesis sözleşmesi" hükümleri doğrultusunda davalı tarafından inşa edilecek konutlardan bir adet 100 m²'lik daire karşılığında davalıya devredildiğini, tesis ve müştemilata Bayındırlık Bakanlığınca her yıl yayınlanan birim fiyatlar üzerinden kıymet takdir komisyonlarınca bedel takdir edileceğinin ve bedelin de sözleşme tarihinde peşin olarak ödeneceğinin belediye meclis kararında belirtildiğini, 5104 sayılı Yasa, Uygulama yönetmeliği ve Belediye Meclis kararına göre, davalının ortak alan hisse bedeli ile yapı bedelini ödemesi gerektiği halde sadece ortak alan hisse bedelinin ödendiğini ileri sürerek; fazlaya dair haklar saklı tutularak şimdilik 10.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, kentsel dönüşüm projeleri idari işlem niteliğinde olduğu açılan davada idari yargının görevli olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacıya ait taşınmazın Kentsel dönüşüm projesi kapsamında davalı belediyeye devri hususunda taraflar arasında sözleşme akdedildiği, davalı belediyenin elemanlarınca 74 analiz numaralı kıymet takdir raporu düzenlenerek davacının taşınmazına sadece ortak alan hisse bedelinin davacıya ödendiği, davacının kendisine ortak alan hisse bedeli değil tüm yapı bedelinin ödenmesi gerektiği iddiasıyla eldeki davayı açtığı, mahkemece de davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden bahisle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiş olup, eldeki davada çözülmesi gereken husus davaya bakma görevinin adli yargıya mı, idari yargıya mı ait olduğu hususudur. Benzer bir olayda davanın reddine dair direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda görüşülmesi sırasında, Dairemizce de benimsenen kararda da belirtildiği üzere taraflar arasında yapılan sözleşmenin tarafların özgür iradesiyle düzenlendiği, davacının özel hukuk hükümlerine tabi bu sözleşme uyarınca eksik belirlendiği iddia edilen bakiye alacağının talep edildiği, davacının bu talebinin kişisel hakka dayandığı, bu nedenle uyuşmazlıkta idari yargı değil adli yargı mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır.(Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2015 gün 2014/13-1500 esas, 2015/1519 karar numaralı kararı) Bilindiği üzere görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereken bir husustur. Bu bağlamda mahkemenin, görevli olup olmadığını talep olmasa dahi kendiliğinden gözetmesi zorunludur. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da oluşmaz. Dava konusu olayda yukarıda belirtilen Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca da davacının talebinin özel hukuk hükümlerine tabi kişisel hakka dayalı olduğu, uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle görevli mahkemenin adli yargı mahkemesi olduğu gözetilerek işin esasına girilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karara vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1.350,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, HUMK’nun 440/III-3 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.