(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/9218 E. , 2010/4485 K. MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 6 parsel sayılı 364875 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, komisyon tutanağı ve tapu kayıtları nedeniyle payları oranında davalılar ... ... ve müşterekle…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/9218 E. , 2010/4485 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 6 parsel sayılı 364875 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, komisyon tutanağı ve tapu kayıtları nedeniyle payları oranında davalılar ... ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ... ve müşterekleri, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalılar adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, müdahil ve bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın tespit ve davalıların dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı ve davalılar yararına edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. 03.10.1989 tarihli komisyon tutanağında Mart 1948 tarih 21 numaralı tapu kaydı ile diğer 17 adet tapu kayıtlarının ... ait 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 247, 248 ve 250 ile Kamışlı Birliğine ait 29, 31, 32, 33, 34, 43, 44 ve 45 parsel sayılı taşınmazları kapsadığı kabul edilerek tespitleri yapılmıştır. Dosya içinde bulunan geldi kayıtlarına göre bu tapu kayıtlarının tesislerine kadar geldileri izlenememektedir. Ayrıca kayıtların uygulanmalarını denetlemek yönünden uygulandıkları tüm taşınmazları birlikte gösterir geniş sınırlı kroki üzerinde tapu kayıtlarının sınırları gösterilmemiştir. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, tespitin dayanağını oluşturan tapu kayıtları, tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile dosya içine getirtilmeli, aynı kökten gelip gelmedikleri ve tesis tarihindeki yözülçümleri belirlenmeli, gerektiğinde bu hususta tapu kayıtları üzerinde uzman bilirkişiye inceleme yaptırılmak suretiyle rapor alınarak tespit ve davalıların dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının toplam yüzölçümleri saptanmalı, varsa sınır ve yüzölçümü değişikliklerinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususları üzerinde durulmalıdır. Bundan sonra, tespit ve davalıların dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının uygulandığı tüm taşınmazları birlikte gösteren geniş sınırlı kroki ile tapu kayıtlarının uygulandıkları tüm taşınmazlar bir bütün olarak düşünüldüğünde bu taşınmazları dıştan çevreleyen tüm taşınmazlara ait onaylı kadastro tutanağı örnekleri; varsa kadastro tespitlerinin dayanaklarını oluşturan kayıtlar tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile dosya içine getirtildikten sonra mahallinde davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları hazır olduğu halde keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte tespit ve davalıların dayanağını oluşturan tapu kayıtları köy mevki ve tüm sınırları okunarak mahalline uygulanmaya çalışılmalı, gösterilen sınırlar uzman fen bilirkişisine işaret ettirilmeli, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı tanınmalı ve yerel bilirkişi ile tanık sözleri komşu parsellere ait tutanak ve dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmelidir. Aynı şekilde, yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın hangi tarihten beri kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin kimden kime geçtiği, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin yarıcılık anlaşmalarına mı dayandığı, yoksa mülkiyet idiası ile mi sürdürüldüğü gibi hususlar da sorulup saptanmalıdır. Keşfe katılacak uzman fen bilirkişisinden keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, çekişmeli taşınmaz ile aynı kayıtların uygulandığı tüm taşınmazları birlikte gösteren; yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilmiş tüm sınırlar işaretlenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bu şekilde yapılacak araştırma, inceleme ve uygulama sonucunda ulaşılacak sonuca göre; dayanak kayıtların çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, kapsıyorsa tapu miktarları, kapsayan tapu kayıtlarının hangi taşınmazlara hangi miktarlarla uygulandıkları, çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresine göre tapu kaydının hukuki değerini koruyup korumadığı ve davacılar yararına edinme koşullarının oluşup oluşmadığı gibi hususlar değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu değerlendirme sırasında dayanak kayıtların uygulandığı tüm taşınmazların kesinleşme durumları ile varsa kesinleşmelerine esas mahkeme kararları da göz önünde tutulmalıdır. Müdahil ve bazı davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.