8. Ceza Dairesi 2024/13134 E. , 2024/9042 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1089 E., 2019/2171 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 …
**8. Ceza Dairesi 2024/13134 E. , 2024/9042 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1089 E., 2019/2171 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A.Sanığın 15.01.2018 tarihli eylemi nedeni ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 19.02.2018 tarihli iddianame ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2018 tarih, 2018/121 Esas, 2018/304 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrasının (a-b) bendi, 62 nci maddesi,52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 37500 TL adli para cezasına karar verilmiştir. D. Kararın istinaf edilmesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 10.10.2018 tarih, 2018/2023 Esas, 2018/2317 Karar sayılı kararı ile bozma kararı verilmiştir. E. Sanığın 17.01.2018 tarihli eylemi nedeni ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 26.06.2018 tarihli iddianame ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.11.2018 tarih, 2018/339 Esas, 2018/400 Karar sayılı kararı ile hukuki ve fiili irtibat nedeni ile dava dosyasının İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/508 Esas sayılı dava dosyası ile birleşmesine karar verilmiştir. F. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2019 tarih, 2018/508 Esas, 2019/123 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31240 TL adli para cezasına karar verilmiştir. E. Kararın istinaf edilmesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 10.10.2019 tarih, 2019/1089 Esas, 2019/2171 Karar sayılı kararında ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak değişen suç vasfı ile 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Ele geçen uyuşturucu miktarı ve suçun işleniş biçimine göre asgari hadden uzaklaşılmış olması ve önceden hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğundan bahisle, tekrar uygulanmamış olmasına rağmen, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının mahkumiyet sayılmaması gerektiği düşüncesi ile sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinin yerinde olmadığı kanısı ile temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın evinde yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçirilmesi, Ö. T., O. Ö. ve R. K.nin sanıktan uyuşturucu madde aldıklarını beyan etmeleri sonrası uyuşturucu ticareti yapma suçu nedeniyle yapılan soruşturmada sanığın uyuşturucu madde kullandığını beyan etmesi ile uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Sanık ... hakkında 17.01.2018 tarihinde sanık ...'in Ö. T. isimli uyuşturucu madde kullanıcısına uyuşturucu madde sattığı yolunda açıklama ile uyuşturucu madde ticareti suçundan kamu davası açıldığı, bu davanın İstanbul Anadolu 5.Ağır Ceza Mahkemesinde 2018/339 Esas numaralı dosya üzerinden görülmeye başlandığı, aynı sanık hakkında ayrıca 2018/10477 soruşturma numaralı dosya üzerinden 15.01.2018 tarihinde O. Ö. isimli uyuşturucu madde kullanıcısına uyuşturucu madde sattığı O. Ö.nün üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi ve beyanı ile bu hususun saptandığı, aynı gün O. Ö.nün verdiği bilgi çerçevesinde araştırıldığında sanık ...'in yanında yine uyuşturucu kullanıcısı olan R. K. yakalandığında hazırlık aşamasında üzerinde uyuşturucu madde ele geçirildiği ve uyuşturucu maddeleri sanık ...'den aldığını ifade ettiği, sanığın evinde yapılan aramada da uyuşturucu madde ele geçirildiği belirlenmiş, yapılan inceleme sonucunda uyuşturucuların sentetik kannobinoid olduğu tespit edilmiştir. Sanığın 15.01.2018 tarihinde yaptığı satışlarla ilgili İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda 5.Ağır Ceza Mahkemesinde ki dosyadan da bahsedilerek varsa zincirleme suç hükümlerinin tatbiki yönünden gereğinin yapılması, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulama koşullarının bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmadığı beliritlerek kararın bozulmasına karar verilerek dosya mahkemeye iade edilmiştir. Bozma sonrasında 5.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2.Ağır Ceza Mahkemesi dosyası üzerinde birleştirme kararı verilmiş ve kovuşturmaya devam olunmuştur. Sanık uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu savunmuş ise de, dava dosyasına konu iddianame de ismi yazılı ve mahkememizce tanık olarak dinlenen O. Ö. ve R. K.nin soruşturma aşamasında poliste vermiş oldukları 15.01.2018 tarihli ifadelerinde üzerinde yakalanan uyuşturucu maddeleri 15 TL ve 20 TL karşılığında sanık ...'den satın aldıklarını açıklamış oldukları, birleşen dosya iddianamesinde ismi geçen Ö. T.nin soruşturma aşamasında vermiş olduğu 17.01.2018 tarihli ifadesinde üzerinde yakalanan bonzai maddesi sanık ...'den satın almış olduğunu ifade ettiği ve sanığı ayrıca fotoğrafından teşhis ettiği, sanık ...'in evinde yapılan aramada da evinde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, sanığın evinde ele geçirilen ve sanığın uyuşturucu sattığı tanık olarak ifadeleri tespit edilen şahısların üzerinde ele geçirilen maddelerin kimyasal inceleme uzmanlık raporuna göre yeşil renkli bitki parçalarının uyuşturucu maddelerden sentetik kannabinoidler sınıfından olduğunun tespit edildiği, sanık ... ile tanık R. K.nin birlikte yürümekte iken yakalandıkları yerin okula ve hastaneye 200 metreden daha yakın mesafede olduğu belirlenmiş ise de, sanık tarafından uyuşturucu maddenin satışının yapıldığı noktanın belli olmadığı, belirlenemediği bu nedenle sanık lehine değerlendirme yapılarak aleyhine 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşulunun gerçekleşmediği, sanığın uyuşturucu satışı yapmadığına ilişkin savunmasının aksinin bu şekilde tanık beyanları ile sübuta erdiği, satıcı olmayıp kullanıcı olduğuna ilişkin savunmasının kendisini cezadan kurtarmaya yönelik mahiyette olduğu, bu nedenle itibar edilmemesi gerektiği kabul edilmekle, sanığın aynı suçu işleme kararı ile birden fazla kişiye uyuşturucu madde satışını yaptığı sabit görüldüğünden uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: 15.01.2018 ve 17.01.2018 tarihli eylemler açısından, ilk eylemde tanık R.te, ikinci eylemde ise tanık Ö.de ele geçirilen maddelerin bu kişilere sanık tarafından verildiğine ilişkin bir fiziki takip ya da tespitin bulunmadığı, ilk olayda O. Ö. isimli şahısta uyuşturucu madde ele geçtiği ve bunu sanıktan aldığını beyan ettiği, bunun üzerine sanığa ulaşıldığında yanında tanık R.nin de bulunduğu, tanık R.nin de üzerinde ele geçirilen iki parça maddeyi sanıktan aldığını poliste ifade ettiği, ancak kovuşturma aşamasında bu beyanından döndüğü, tanık ...'un kovuşturma aşamasında da beyanını yinelediği, ancak belirtildiği üzere bu alışverişler görülmediğinden ve uyuşturucu madde ambalajları imha edildiği için iz incelemesi de yapılamayacağından ve sanık da bu kişilere uyuşturucu madde vermediğini savunmakla, yine 17.01.2018 tarihli ... açısından da sanığın tanık Ö.de ele geçirilen maddeyi ona verdiğine dair fiziki takip bulunmadığı, iz incelemesi de yapılamadığından ve sanık da suçlamayı kabul etmediğinden, her türlü şüpheden uzak biçimde sanığın bu kişilere uyuşturucu madde verdiğinden bahsedilememektedir. 15.01.2018 tarihinde sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilen iki parça halindeki maddelerin ise kullanma sınırında bulunup, sanık tarafından da kullanmak maksadıyla bulundurulduklarının savunulması karşısında, bu maddenin de kullanma dışı bir maksatla bulundurulduğuna dair delil elde edilemeyen olayda, sanığın eyleminin uyuşturucu maddeyi kullanmak için bulundurma suçu kapsamında kaldığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, sanık hakkında daha önce 21.08.2014 tarihli eyleminden dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı uygulandığından, yasal koşulları oluşmadığı için zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uygulanamamış, kullanmak için uyuşturucu madde suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tanık olarak dinlenen O. Ö. ve R. K.nin soruşturma aşamasında poliste vermiş oldukları 15.01.2018 tarihli ifadelerinde üzerinde yakalanan uyuşturucu maddeleri 15 TL ve 20 TL karşılığında sanık ...'den satın aldıklarını açıklamış oldukları, yine tanık Ö. T.nin soruşturma aşamasında vermiş olduğu 17.01.2018 tarihli ifadesinde üzerinde yakalanan bonzai maddesini sanık ...' den satın almış olduğunu ifade ettiği ve sanığı fotoğrafından teşhis ettiği, sanık ...'in evinde yapılan aramada da uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, sanığın evinde ele geçirilen ve sanığın uyuşturucu sattığı tanık olarak ifadeleri tespit edilen şahısların üzerinde ele geçirilen maddelerin kimyasal inceleme uzmanlık raporuna göre yeşil renkli bitki parçalarının uyuşturucu maddelerden sentetik kannabinoidler sınıfından olduğunun tespit edildiği, Mahkeme huzurunda dinlenen tutanak tanıklarının da sanığın kolluk görevlilerini fark edince elindeki maddeyi R. K.ye verdiği şeklinde beyanda bulundukları dikkate alındığında sanığın uyuşturucu madde satışı yapmadığına ilişkin savunmasının aksinin bu şekilde tanık beyanları ile sübuta erdiği, satıcı olmayıp kullanıcı olduğuna ilişkin savunmasının kendisini cezadan kurtarmaya yönelik mahiyette olduğu değerlendirilerek sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 10.10.2019 tarih, 2019/1089 Esas, 2019/2171 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.