11. Ceza Dairesi 2021/27432 E. , 2023/10352 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/182 E., 2016/240 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, bozma 1. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının
**11. Ceza Dairesi 2021/27432 E. , 2023/10352 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/182 E., 2016/240 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, bozma 1. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu ve bu hususta itiraz mercii olan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 tarihli kararı ile kesin nitelikte itirazın reddine dair karar verildiği tespit edilmiştir. 2. Sanıklar hakkında kurulan diğer hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2014 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun'un 157, 53 üncü maddeleri ile özel belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 207, 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle ... Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli kararı ile; a) Sanıkların dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, b) Sanık ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 ve 62 nci maddelerinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, c) Sanık ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 ve 62 nci maddelerinin birinci fıkrası ile 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyizi; sanıkların sahtecilik suçuna ilişkin eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesine değil, 207 nci maddesine temas ettiğine ve bu nedenle fazla ceza verildiğine ilişkindir. 2. Katılan ise gerekçe belirtmeksizin süre tutum dilekçesi vermiştir. 3. Sanık ...'ın ve müdafiinin temyizi; sanığın suça konu bonoları düzenlemediğine ve katılana vermediğine, katılanın beyanı doğrultusunda sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, oysa katılana karşı açılan menfi tespit davalarının lehlerine sonuçlandığına ilişkindir. 4. Sanık ... müdafiinin temyizi; katılanın getirdiği bonoların sahte olduğunu bilmeksizin bunları ciro ettiğine, katılanın alacağının sebebine ilişkin beyanlarının çelişki arzettiğine, ayrıca menfi tespit davasının lehlerine sonuçlandığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıkların ... ili Osmangazi ilçesinde kiralık iş yeri ilanı gördükleri, birlikte iş yapmak amacıyla sanık ...'ın kız arkadaşı ...adına bu yeri kiralamak istedikleri, inceleme konusu dosyanın katılanı sözde emlakçı ... ile telefonla irtibat kurarak bir araya geldikleri, ...nın 10.000,00 TL nakit para ile toplam 20.000,00 TL lik beş adet sıralı, borçlu olduğu bonoları iş yeri sahibine iletilmek üzere tahsilat için yetkisinin bulunduğunu söyleyen katılana verdiği, ...nın mülk sahibi ... isimli kişiyle 02.06.2012 tarihinde bir araya geldiği ve kira sözleşmesini tanzim ettiği anlaşılmıştır. 2. Mülk sahibi ..., katılan ...'ın kendisini emlakçı olarak tanıttığını ve iş yerine müşteri bulduğunu söylemesi üzerine onun aracılığıyla dükkanı kiralayan ...ile bir araya geldiklerini, hatta ...'a da emlakçı komisyon bedeli verdiğini, bilahare ...nın üzerine düşen borçları yerine getirmemesi nedeniyle kira sözleşmesini iptal ettiklerini, katılanın ...ve sanıklardan aldığı para ile bonolardan haberdar olmadığını, kendisine getirilmediğini, zira katılana böyle bir tahsilat yetkisi ve vekaletname de vermediğini, katılanın emlakçı komisyon bedelini de istemesine rağmen iade etmediğini beyan etmiştir. 3. Daha sonra sözde emlakçı ...'ın ...nın borçlu olarak tanzim ettiği (1) numaralı paragrafta izah edilen beş adet bono dışında Umut Ozeli isimli şahsın borçlu bulunduğu, lehtarı sanıklardan ... olan ve ... adına ilk cironun da bulunduğu yedi adet bonoyu da sanıklardan aldığını iddia ederek bunlardan iki adetini emlakçı komisyon bedeli alacağı için icra takibine konu ettiği, sanık ...'ın savunmasına göre, katılanın bu iki bono ile diğer on bonoyu sanıklardan ...'a götürerek, ...nin de ciro etmesini istediği, ...nin de bu bonoları arkadaşlarının borçlu ve ciranta olmasından dolayı birlikte ticari iş de yapacakları için ciranta olarak imzaladığı, imza attığı sırada ayrıca kiralama işinin olmaması halinde ciranta ve kefil sıfatıyla attığı bu imzalar nedeniyle borçlu olmayacağına dair protokol de imzaladığı, bu protokolün suretinin dosya arasında bulunduğu belirlenmiştir. 4. İcra takibine konu senetlerdeki borçlunun hayali bir kişi olduğunun tespit edilmesi, ayrıca borçlu olan sanıkların takibe itiraz etmeleri üzerine katılan sahte bonolarla dolandırıldığından bahisle şikayetçi olmuştur. 5. Sanık ..., Umut Ozeli adına düzenlenen ve kendisinin cirosunu ihtiva eden yedi adet bonoyu katılana asla vermediği yönünde savunmada bulunmuştur. 6. Ekspertiz raporuna göre; suça konu bonolarda ... adına yapılan cirodaki imzanın ve diğer imza ile yazıların bu kişinin eli ürünü olmadığı, Gani adına olan cirolardaki imzaların ise ...ye ait olduğu tespit edilmiştir. 7. ...ise kiralama işinin olmaması üzerine vermiş olduğu parayı ve beş adet bonoyu istemesine rağmen katılanın bunları iade etmediğini, bu sebeple menfi tespit davası açtığını ve borçlu olmadığının tespit edildiğini, kararın kesinleştiğini, hatta sanığın bedelsiz senedi kullanma suçundan da mahkûm olduğunu beyan etmiş, hukuk mahkemesi ilamı dosya arasına alınmıştır. 8. Sanıkların suça konu bonoların konu edildiği icra takibine itiraz etmeleri üzerine ödeme ve tanzim yeri ihtiva etmeyen bonoların kambiyo senedi vasfının bulunmadığı gerekçesiyle takibin iptal edildiği, sanıkların açtıkları menfi tespit davasında da bonolar nedeniyle ...'a borçlu olmadıklarına karar verildiği anlaşılmıştır. 9. Mahkemece sanıkların borçlusu hayali kişi olan suça konu bonoları katılana vererek resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri gerekçesiyle bu suçtan sanık ...'ın mahkûmiyetine ve sanık ...'nin ise hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, bonoların verilmesine dayanak olan kiralama işinin olmaması nedeniyle haksız menfaat temin edilmediği gerekçesiyle dolandırıcılık suçundan ise beraatlerine karar verilmiştir . IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına Dair Cumhuriyet Savcısının, Katılanın Ve Sanık Müdafiinin Temyizleri Yönünden Ön inceleme bölümünde (1) numaralı paragrafta belirtilen gerekçe dikkate alındığında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kanun yolu incelemesinin itiraz mercii tarafından yapılması gerektiği ve mercinin inceleme yaparak kesin nitelikte bir karar vermesi nedeniyle dava dosyasının bu yönden incelenmeksizin mahalline iade edilmesi gerektiği anlaşılmıştır B. Sanıklar hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Dair Katılanın Temyizi Yönünden Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin iştirak durumu da nazara alınarak 05.01.2015 tarihli sorgu olduğu, bu tarihten inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. C. Sanık ... hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Dair Cumhuriyet Savcısının, Katılanın, Sanık Ve Müdafiinin Temyizleri Yönünden 1. Sanık hakkında, sözde emlakçılık yapan katılana diğer sanık ... ile birlikte sahte bonolar vermek suretiyle iş yeri kiralayarak resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri kabulüyle mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; Olay ve Olgular bölümünde izah edilen tüm deliller çerçevesinde; kendisini ...Emlak Firmasında emlakçı tanıtan katılanın bu emlak şirketiyle ilişkisinin bulunmadığı, ayrıca mülk sahibi ... adına tahsilat yapmaya yetkili olduğunu ve bu sebeple mülk sahibinin kendisine vekaletname verdiğini söylemesine ve bu sebeple tahsilat yapıp bonolar almasına karşın bu yönde bir vekaletname ve yetkisinin de olmadığı, mülk sahibinin de katılana gerçekleşmeyen kiralama işlemi nedeniyle emlakçı komisyon ücreti ödediği ve iade alamadığı, sanığın tahsil etme yetkisinin de olmaması nedeniyle uhdesinde bulunmaması gereken bonolardan iki tanesini takibe koyduğu, borçlusu hayali kişi olan bu bonolarda cirosu bulunan sanık ...'ın süregelen savunmalarında katılana bu bonoları vermediğini savunduğu, bonoda sanık ...'a atfen atılan cironun bu kişinin eli ürünü olmadığına dair ekspertiz raporunun, diğer sanık ve tanık beyanlarının, hukuk mahkemesinde ihtilafa ilişkin sanıklar lehine verilen kararların da bu savunmayı doğruladığı anlaşılmakla, sanığın isnat edilen suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delil bulunmadığından beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi, 2. Kabule göre de; Mahkemesince gerekçede özel belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığından bahsedilmesine rağmen çelişki arz eder şekilde ve ek savunma hakkı da tanımaksızın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlanması ve 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması, Nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına Dair Cumhuriyet Savcısının, Katılanın ve Sanık Müdafiinin Temyizleri Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının, katılanın ve sanık müdafiinin kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenerek kesin olarak karar verildiğinden esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Dair Katılanın Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Sanık ... hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Dair Cumhuriyet Savcısının, Katılanın, Sanık ve Müdafiinin Temyizleri Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik Cumhuriyet savcısının, katılanın, sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.