3. Ceza Dairesi 2023/22769 E. , 2024/901 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/157 E., 2022/506 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fık…
**3. Ceza Dairesi 2023/22769 E. , 2024/901 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/157 E., 2022/506 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2019/23 Esas, 2020/828 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile birinci cümlesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2021/157 Esas, 2022/506 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.11.2023 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Dosya içerisindeki bilirkişi raporlarının yetersiz ve çelişkili olmasına rağmen çelişkilerin aydınlatılmadığına, 2. Sanığın tüm aşamalarda kullandığı iddia olunan (...) (...) 95 51 numaralı hattın gerçek kullanıcısı olmadığını ve hattın gerçek kullanıcısının eşi olduğunu beyan ettiğine 3. Sanığın eşinin yargılandığı dosyada (...) (...) 95 51 numaralı hattın gerçek kullanıcısı olduğunu ifade ettiğine, 4. ByLock kullanıcı adının sanıkla ilgisinin bulunmadığına ve sanık tarafından kullanılmadığına, 5. Mahkemece HTS kayıtlarında sanığın eşinin meslektaşları ve ailesiyle görüşme yaptığı dikkate alınmadan telefon hattının gerçek kullanıcısının sanık olduğu kanaatine varılmasının anlaşılamadığına, 6. HTS raporunun yeterince incelenmediğine, bu hususta araştırma yapılmadığına ve sanığın eşinin tanık olarak dinlenmesi taleplerinin reddedildiğine, 7. Sanığın eşine ait 2 telefon hattına da yüklendiği iddia olunan ByLock ID şifrelerinin aynı olduğuna, bu nedenle her iki kullanıcının farklı olmadığının açık olduğuna, 8. Emniyetteki işleri sanığın emniyet mensubu olan eşinin yapması nedeni ile kendi telefon numarasını irtibat numarası olarak verdiğine, 9. Sanığın örgüt üyeliğine ilişkin eylemi bulunmadığına, 10. Sanığın ByLock kullanmadığına, 11. ByLock verilerinin çelişkili olduğuna, herhangi bir yazışma ve mail içeriği bulunmadığına, 12. Sanık ile aynı suçtan aynı mahkemede yargılanan eşi arasında menfaat çatışması olmasına ve bu hususun bizzat ilk derece mahkemesince sabit görülmesine rağmen sanığın aynı zamanda eşinin vekilliğini üstlenen avukat tarafından temsil edilmiş olmasının savunma hakkının kısıtlanmasına yol açtığına, 13. Sanığın Segbis aracılığı ile duruşmalara katılmasının savunma hakkını kısıtladığına, 14. Bölge Adliye Mahkemesi kararının kanunen zorunlu olduğu halde, gerekçeli karar olarak oluşturulmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, 15. Sanık hakkındaki dava ile eşi hakkındaki dava arasında doğrudan ve kuvvetli bağlantı bulunduğu anlaşılmasına nazaran her iki davanın birleştirilmesi gerektiği ve kabule göre de sanığın eşinin tanık olarak dinlenmesinin zorunluluk arz ettiği gözetilmeden eksik kovuşturmaya dayalı olarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna 16. Sanığın yüklenen suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı nitelikte, mahkumiyete yeter derecede delil bulunmadığı anlaşılmasına rağmen atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, 17. Sanığın örgüt talimatıyla veya örgütsel amaçla ByLock programı kullandığının kabulünün mümkün olmadığına, 18. ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, 19. Suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, 20. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.05.2012 tarih ve 2011/1-872 Esas 2012/198 sayılı Kararında da ayrıntıları belirtildiği üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği, Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli ve 2017/455 Esas, 2020/339 sayılı Kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen ... ile sanık ...'ın karı koca oldukları; sanık ...'ın, ByLock tespit edilen ve sanık ... adına kayıtlı (...) (...) 95 51 numaralı GSM hattını eşi ile ortak kullandıklarını, bu hat üzerinden ByLock kullanılmış ise bu programın eşi tarafından kullanılmış olabileceğini beyan etmesi karşısında; aynı müdafii tarafından temsil edilen sanıklar arasında savunmalarına zafiyet yaratacak düzeyde zarar verebilecek menfaat çatışması oluştuğundan ayrı müdafilerce temsil edilmelerine imkan sağlanması gerekirken CMK'nın 152/1 inci maddesine aykırı şekilde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2. Kabul ve uygulamaya göre de; a. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanmadığını, ByLock tespit edilen (...) (...) 95 51 numaralı hattın eşine ait olduğunu, bu hattı eşi ile ortak kullandıklarını, ByLock programını da eşinin kullanmış olabileceğini bildiren sanığın, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konması ve sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından, öncelikle güncel ve son hali ile 232254 numaralı ID numarasına ilişkin ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi, ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması ve sanığın eşi ...'ın tanık olarak dinlenmesi ile 232354 ID numaralı ByLock'un kim tarafından kullanıldığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi, UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan bulunup bulunmadığının tespiti ile bu beyanlar getirtilerek gerekirse ilgili şahısların tanık olarak dinlenmesinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, b. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında sanığın gözaltı tarihlerinin "26.11.2018 - 28.11.2018" yerine "26.11.2018 - 28.12.2018" olarak gösterilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2021/157 Esas, 2022/506 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.01.2024 tarihinde karar verildi.