T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/612 - 2026/891 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/612 KARAR NO : 2026/891 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/09/2023 NUMARASI : 2022/421 E. - 2023/359 K. DAVANIN KONUSU : Kullanmama Nedeniyle Marka İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Huku…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/612 - 2026/891 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/612 KARAR NO : 2026/891 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/09/2023 NUMARASI : 2022/421 E. - 2023/359 K. DAVANIN KONUSU : Kullanmama Nedeniyle Marka İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2023 tarih ve 2022/421 E. - 2023/359 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 1996 yılında "..." konseptiyle hizmet vermeye başladığını, "..." ve "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının 2014/40136 sayılı markasının 7 yıldır tescilli olup tescil edildiği günden bu yana Türkiye sınırları içinde hiçbir şekilde kullanılmadığını; markasal kullanımın tescil kapsamındaki her bir emtia için ciddi olması gerektiğini ileri sürerek, davalıya ait 2014/40136 sayılı markasının ciddi bir şekilde kullanılmaması nedeniyle, iptal şartlarının ilk oluştuğu tarihten itibaren geçmişe etkili hüküm doğuracak şekilde iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin tescilli "..." ve "..." esas unsurlu markalarının bulunduğunu, bu markaları uzun yıllardan beri yoğun ve ciddi surette kullandığını, markalara ayırt edicilik kazandırdığını, "..." markasının özellikle kahve emtiasında ve dolayısıyla gıda sektöründe tanınmış marka olduğunu, bu nedenle gıda sektörüne yönelik mal ve hizmetler bakımından tescil kapsamı dışında da korunması gerektiğini, eldeki dava bakımından "kahve" emtiasında ciddi kullanımın davanın reddi için yeterli olduğunu, bununla birlikte markanın dava konusu mal ve hizmetlerde zaten kullanıldığını, davanın kötüniyetli olarak açıldığını, davacının devamlı surette müvekkilinin markasal haklarını ihlal edecek mahiyette marka tescillerinde bulunduğunu, dava açmakta hukuki menfaatinin de bulunmadığını, ayrıca karşı yanın kötüniyetli eylemlerine karşılık müvekkilinin kendisini ve tanınmış markalarını korumak adına koruma markaları tescil ettirmesinde bir beis bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, 2014/40136 sayılı markanın 08.12.2017 tarihinde 30. sınıfta "kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler." bakımından davalı adına tescilli olduğu; kullanım ispatı davalıya ait olduğundan davalı firmanın sunduğu delil ve belgelerin uzman bilirkişi heyetince incelendiği; bilirkişi heyetinin sunduğu 10/07/2023 tarihli raporda, özetle "Davalının markasını 30. sınıftaki "kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler" için kullandığı, markanın kullanılmamadan ötürü iptali şartlarının gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve tespitlere mahkemece de aynı gerekçelerle iştirak edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markanın tescil edildiği günden bu yana tesciline uygun biçimde kullanılmadığını, davalı kullanımlarının 2014/40136 sayılı markaya değil, "... ..." markasına ilişkin olduğunu, dava konusu markanın kullanımının ispatlanamadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, kullanmama nedeniyle marka iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde tescil edildiği mallar bakımından kullanılmadığı gerekçesiyle iptalinin talep edildiği; davalı şirketin dava konusu markayı ciddi biçimde kullanmakta olduğuna dair deliller sunduğu; SMK'nın 9/2-a maddesinde markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması markayı kullanma olarak kabul edilmiş olup, dosyaya sunulan kullanımlarda da "..." ibaresinin el yazısını andıran bir yazım tarzı ile yazılmasının markanın ayırt edici unsurunu değiştirmediği ve dava konusu markanın SMK'nın 9. maddesi anlamında kullanımının ispatlandığının kabulünün gerektiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 03/05/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.