Başvuru, disiplin soruşturması sonucu göreve son verilmesi işlemine karşı açılan dava ile bu davada verilen karara istinaden göreve yeniden atanma talebinin reddi üzerine açılan davada ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenmeden davaların reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, disiplin soruşturması sonucu göreve son verilmesi işlemine karşı açılan dava ile bu davada verilen karara istinaden göreve yeniden atanma talebinin reddi üzerine açılan davada ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenmeden davaların reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 5/5/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca kabul edilebilirlik açısından yapılan incelemede Komisyon üyeleri arasında oy birliği sağlanamadığından kabul edilebilirlik ve esas incelemesi Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 29/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş sunmamıştır. Başvurucuya ait 2015/5188 sayılı bireysel başvuru ilgisi gereği 2014/6079 sayılı işbu başvuru ile birleştirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun Çekerek müftüsü olarak görev yaptığı döneme ilişkin hakkında "1-Geçici olarak görevlendirdiği imam- hatiplerin geçici görev yolluklarını bilgisayar alımı ve hizmet otosunun tamiri gibi hizmetlerde kullanacağını söyleyerek aldığı ancak söz konusu paraları kendisinin kullandığı, 2- 2005 yılında Kur'an kurslarında yapılan bilgi yarışmasında başarılı olan öğrencilere verilmek üzere 6 adet çeyrek altın topladığı halde bunlardan üçünü öğrencilere, birini Kur'an Kursu Öğreticisine verdiği, diğer 2 çeyrek altın ise vermeyip kendisinin aldığı, 3- Müftülük hizmet binası bünyesindeki lojmanlarda oturan bazı kişilerden Kasım-2004 ile Şubat 2005 tarihleri arasında kömür parası topladığı halde, o yıl ki kömür paralarının bir kısmını Müftülük hesabından, geri kalan kısmını da Diyanet Vakfının hesaplarından ödediği, böylece kömür parası adı altında topladığı toplam 000 YTL'yi kendisinin aldığı, 4- Müftülüğün toplantı salonunu bilgisayar tamirhanesi olarak kullandığı, mesai dışında olduğu kadar mesai saatleri içinde bu yerde, bilgisayar tamiri ve montesi gibi işler yaptığı, tamir ve monüte ettiği bilgisayarları ve bilgisayar parçalarını şahsi çıkar ve kar elde etmek için görevlilere ve halka para karşılığında sattığı, 5- Çekerek Müftülüğü Demirbaş eşya defterinin 75 sıra numarasında kayıtlı 2001 kayıtlı Kaymakamlıkça verilen bilgisayarın işlemcisini; 2004 yılı Aralık ayında Müftülükçe Devlet bütçesinden satın alınan iki adet bilgisayarın ise işlemcileri dahil faturasında yazılı pek çok parçasını alarak zimmetine geçirdiği, eyleminin açığa çıkmamasını sağlamak için de tamir etme bahanesiyle yerine hurda bilgisayarlardan temin ettiği parçaları müftülük bilgisayarlarına taktığı, 6- Çekerek ilçesi Merkez Kur'an Kursunda, resmi tatiller dışında 2005 yılı Kasım ve Aralık aylarında Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri ikişer saatten haftalık 8 saat; 2006 yılında Ocak ve Şubat aylarında haftanın her günü, günde ikişer saatten haftada 10 saat olmak üzere Merkez Kur'an Kursunda derse girmediği halde ücretini tahakkuk ettirerek aldığı, 7- Yılın yarıdan fazlasını görevli ve tedavi için sevkli gibi sebepler bularak ilçe dışında geçirdiği bu cümleden olarak, 2005 yılında 111 gün görevli, 201 gün tedavi amaçlı toplam 312 gün; 2004 yılında ise 16 gün görevli, 140 gün tedavi sebebiyle toplam 156 gün; Çekerek ilçe merkezi dışında harcırahlı olarak geçirdiği" iddialarıyla ilgili olarak soruşturma açılmıştır. Yapılan soruşturma sonucu yukarıda sayılan eylemlerinin ayrı ayrı her birinin İslam törelerine uygun olmayan davranışlar olduğu dolayısıyla 25/8/2004 tarihli ve 25564 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga Diyanet İşleri Başkanlığı Görevde Yükselme Yönetmeliği'nin maddesinde aranan "atanmalarında dinî öğrenim yapmış olma niteliği arananlar için bu genel şartlar yanında itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu" şartını kaybettiği gerekçesiyle 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/B ve 98/b maddeleri uyarınca başvurucunun görevine son verilmiştir. Ayrıca başvurucu hakkında Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/104 Esas sayılı dosyasında anılan hususlarla ilgili ceza davası açılmıştır. Başvurucu, göreve son verme işleminin iptali istemiyle 4/5/2007 tarihinde Aksaray İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme 29/4/2008 tarihli ve E.2007/1200, K.2008/901 sayılı kararı ile başvurucunun soruşturma raporunda isnat edilen fiilleri işlediğinin Ceza Mahkemesi kararı ile sabit olması gerektiği, ortada henüz böyle bir karar olmadığından 657 sayılı Kanun'un maddesinde belirtilen şartları kaybettiğinin söylenemeyeceği gerekçesiyle göreve son verme işlemini iptal etmiştir. Bu arada başvurucu, anılan dava henüz sonuçlanmadan 7/8/2007 tarihli dilekçesi ile emeklilik talebinde bulunmuş ve 4/9/2007 tarihli işlemle emekliye sevk edilmiştir. Başvurucu 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesi uyarınca Aksaray İdare Mahkemesinin 29/4/2008 tarihli iptal kararı doğrultusunda işlem tesis edilmesi istemiyle 27/6/2008 tarihli dilekçesiyle Diyanet İşleri Başkanlığına başvuruda bulunmuştur. Diyanet İşleri Başkanlığı 2/7/2008 tarihli işlemle başvurucunun kendi isteğiyle emekliye ayrılması sonucu statü değişikliğinin ortaya çıktığı ve kamu görevi ile hukuki irtibatının kesildiği gerekçesiyle istemi reddetmiştir. Başvurucu, bu işleme karşı Ankara İdare Mahkemesinde 29/7/2008 tarihinde iptal davası açmıştır. Söz konusu dava sürerken Aksaray idare Mahkemesinin 29/4/2008 tarihli ve E.2007/1200, K.2008/901 sayılı iptal kararı Danıştay Onikinci Dairesinin 19/1/2009 tarihli ve E:2008/4379, K:2009/81 sayılı kararı ile eksik inceleme ve değerlendirme gerekçesiyle bozulmuş ve karar düzeltme istemi de reddedilmiştir. Bozma kararının gerekçesi şöyledir:"Din Hizmetleri Sınıfında görev yapan din görevlilerinin kendilerinden toplumda örnek davranışlar içinde olmaları beklendiğinden aynı zamanda örnek kişilik özellikleri sergileme sorumluluğunu taşıdıkları nedeniyle ve ayrıca, toplumda kabul gören değerlere ters düşmek yerine inanç, ibadet ve davranış bütünlüğü içinde bu değerlere örnek olma görevini yüklendiklerinden, bu hizmet sınıfı için yukarda sözü edilen ve iptali istenen nitelik şartının aranmasında hukuka ve 657 sayılı Yasa'nın 48/B-2 maddesine, aynı zamanda hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 2005 günlü E:2003/959; K2005/35 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun maddesinde; Din Hizmetleri Sınıfının özel kanunlarına göre çeşitli derecelerde dini eğitim görmüş olan ve dini görev yapan memurları kapsadığı ifade edilmiş olup, dava konusu ortak nitelik şartının, bu hizmet sınıfı kapsamında bulunan görevler için aranacağı kuşkusuzdur İdare Mahkemesi kararında davacının görevine son verilme sebebi olarak gösterilen Yönetmelik maddesinin getirdiği özel şart olan ortak nitelik şartının, Devlet Memurluğuna alınacaklarda aranan genel şartlar arasında sayılan657 sayılı Yasanın 48/A- maddesinde sayılan suçlardan dolayı mahkum olmamış olmak şartının kanuna aykırı bir şekilde genişletilmesi anlamına geleceği, bu durumda anılan Yönetmelik hükmü uyarınca görevine son verilemeyeceğinden söz edilmiş ise de; 657 sayılı Yasanın 48/B-2 maddesinde "devlet memurlarının kurumların özel kanun ve diğer mevzuatında aranan şartları taşımak" hükmüne yer verildiği, bu hükümde yer alan "diğer mevzuatında aranan şartları taşımak" ibaresindeki diğer mevzuattan kastın, idarenin kanunun verdiği yetkiye dayanarak ve ona aykırı olmamak kaydıyla günün koşullarına uygun olarak genel düzenleyici işlemler ile (dava konusu olayda yönetmelik ile) istihdam edeceği personelin niteliğini belirleyebilmesidir. Bu yetki idareye Anayasa'nın maddesiyle tanınmış olup, Diyanet İşleri Başkanlığı Sınav Atama ve Nakil Yönetmeliği de 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanuna ve657 sayılı Devlet Memurları Kanununa dayanılarak hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuş olduğundan bu Yönetmelik hükmü uyarınca davacının, aynı zamanda zimmet irtikap, dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma... gibi birçok suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmasına neden olan eylemleriyle ilgili olarak yapılan soruşturma sonucu ortak nitelik koşulunu kaybettiğinin tespiti halinde ayrıca bir mahkumiyet kararı aranmaksızın 657 sayılı Yasanın 98/b maddesi uygulanarak görevine son verilebileceği açıktır. Bu durumda dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte, atanmasında dini öğrenimin esas alındığı ilçe müftülüğü görevini yürüten davacıya isnat edilen eylemlerle ilgili olarak yapılan soruşturma sonucuna göre davacının, Yönetmelikte düzenlenen ortak nitelik şartını taşıyıp taşımadığı hususunda Mahkemece bir değerlendirme yapılmaksızın, davacı hakkında 657 sayılı Yasanın 48/A- maddesinde sayılan suçlardan dolayı kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı ve Yönetmelikle getirilen özel şartın kanuna aykırı olarak genel şartı genişletmesinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işleminiptali yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir." Aksaray İdare Mahkemesi 16/8/2011 tarihli ve E.2010/3, K.2011/934 sayılı kararıyla bozma kararına uyarak göreve son vermeye ilişkin davayı reddetmiştir. Aksaray İdare Mahkemesi kararının gerekçesi şöyledir:"... bozma kararına uyularak yeniden incelenmek suretiyle işin gereği görüşüldü:Dava, Aksaray İli Ağaçören İlçe Müftüsü olarak görev yapmakta iken, 657 sayılı Yasa'nın 98/b maddesi uyarınca görevine son verilen davacı tarafından, görevine son verilmesine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 2006 gün ve 66 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesin (A) bendinde memur olmanın genel şartları sayılmış olup; (B) bendinde ise kurumların özel kanunlarla veya mevzuatla getirilen şartlarının taşımak gerektiği de ayrıca vurgulanmıştır.Aynı Kanun'un maddesinin (b) bendinde, ''Memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi'' halinde memurluğun sona ereceği hükme bağlanmıştır.Öte yandan, 2004 gün ve 25564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği'nin maddesinin (b) bendinde, ''Atanmalarında dini öğrenimi esas alan alanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik şartı taşımak,'' özel şartına yer verilmiştir.Dava dosyasının incelenmesinden: Davacının Yozgat ili Çekerek ilçe müftüsü iken Aksaray ili Ağaçören İlçe Müftüsü olarak naklen atandığı, Çekerek Müftüsü olarak görev yaptığı dönemde... iddialarıyla ilgili olarak soruşturma açıldığı; soruşturma sonucunda düzenlenen 2006 gün ve 20 sayılı soruşturma raporu ile idari yönden 657 sayılı Yasa'nın 48/b uyarınca özel şart olarak düzenlenen yukarıda sayılan eylemlerinin ayrı ayrı her birinin islam törelerine uygun olmayan davranışlar olduğu, dolayısıyla memur olmanın gerektirdiği özel şartı kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Yasa'nın 98/b maddesi uyarınca görevine son verilmesinin teklif edildiği; adli yönde ise suç duyurusunda bulunulduğu; 2006 gün ve 2478 sayılı Başkanlık onayı ile durumun Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulu'na sunulduğ;, dava konusu işlem ve Başkanlık onayı ile de görevine son verildiği; bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.Öte yandan, davacının yukarıdaki fiillerin de yer aldığı bazı konular hakkında Yozgat Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı, anılan mahkemenin 2011 gün ve E:2006/104, K:2011/93 sayılı kararı ile yukarıda sayılan fiillerin sıradaki fiil nedeniyle irtikap suçundan, ve sıradaki fiiller nedeniyle iki defa emniyeti suistimal suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı, 4-5-6- sıradaki fiiller nedeniyle de hakkında beraat kararı verildiği görülmüştür. Dava dosyası ve soruşturma raporu her bir fiil açısından ayrı ayrı irdelendiğinde; 1-"Geçici olarak görevlendirdiği imam- hatiplerin geçici görev yolluklarını bilgisayar alımı ve hizmet otosunun tamiri gibi hizmetlerde kullanacağını söyleyerek aldığı ancak söz konusu paraları kendisinin kullandığı" iddiasıyla ilgili olarak, davacının çeşitli bahanelerle toplam beş müftülük görevlisinden 9 defada 365,00 TL geçici görev yolluğunu aldığı ve kendisinin kullandığının ifadelerle sabit olduğu, nitekim Niğde Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da bu fiil nedeniyle davacının irtikap suçundan cezalandırıldığı; 2-"2005 yılında Kur'an kurslarında yapılan bilgi yarışmasında başarılı olan öğrencilere verilmek üzere 6 adet çeyrek altın topladığı halde bunlardan üçünü öğrencilere, birini Kur'an Kursu Öğreticisine verdiği, diğer 2 çeyrek altın ise vermeyip kendisinin aldığı" iddiası bakımından, alınan ifadelerden davacının iki adet çeyrek altını mal edinmek istediği, ancak hakkında başlatılan soruşturma sonrası bu altınları iade ettiği hususu ifadelerle sabit olduğu, Niğde Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da bu fiil nedeniyle davacının emniyeti suistimal suçundan cezalandırıldığı; 3-"Müftülük hizmet binası bünyesindeki lojmanlarda oturan Y. , H. , T. ve Ö. Y.'dan 400'er TL ve Y. A.'dan da 350 TL, Kasım 2004 ile Şubat 2005 tarihleri arasında kömür parası topladığı halde, o yılki kömür paralarının bir kısmını Müftülük hesabından, geri kalan kısmını da Diyanet Vakfı hesabından ödediği, böylece adı geçen şahıslardan kömür parası adı altında topladığı toplam 950 TL'yi 2006 Nisan ayınının ortalarına kadar ilgili hesaba yatırmayıp kendisinin alması" eyleminin, kömür parası toplanan toplam 5 lojman sakini personel tarafından aynı doğrultuda ve davacının söz konusu parayı ilgili hesaba yatırmayıp adli tahkikat başlaması üzerine 2006 Nisan ayı ortasında eksik olarak geri verdiği yönündeki beyanlardan davacının eylemini subüta erdiği; nitekim Niğde Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da bu fiil nedeniyle davacının emniyet suistimal suçundan cezalandırıldığı;Davacının 4-5-6- bentlerde sayılan fiilleri açısından ise, davacının bu fiiller nedeniyle Niğde Ağır Ceza Mahkemesinde açılan ceza davasında beraat ettiği, bu fillerin işlendiğine ilişkin bilgi ve belgelerin yetersiz olduğu, tam olarak ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.Bu duruma göre, davacının yukarıda 7 bent halinde sayılan fiillerinden, Niğde Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da irtikap ve emniyeti suistimal suçlarından ceza aldığı ilk üç bentteki fiillerinin sübut bulduğu açık olup; bu fiilleri işleyen davacının, yukarıda yer alan Yönetmeliğin maddesinin (b) bendinde, ''Atanmalarında dini öğrenimi esas alan alanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik şartı taşımak,'' özel şartını kaybettiği açık olup, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/B ve 98/b maddeleri uyarınca özel şartı kaybeden davacının görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde bu nedenle hukuka aykırılık bulunmamaktadır." Bu karar, Danıştay Onikinci Dairesinin 6/2/2014 tarihli ve E:2012/1319, K:2014/393 sayılı kararı ile onanmıştır. Karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 13/11/2014 tarihli ve E.2014/5721, K.2014/7436 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu göreve son vermeye ilişkin olan bu yargılamayla ilgili olarak 2015/5188 numaralı bireysel başvuruda bulunmuştur. Öte yandan Aksaray İdare Mahkemesinin iptal kararının uygulanması istemiyle yapılan idari başvurunun reddi üzerine Ankara İdare Mahkemesinde açılan davada Mahkeme, 19/6/2009 tarihli ve E.2008/1147, K.2009/935 sayılı kararıyla iptal kararından önce emekliliğini isteyen ve ve emekliye sevk edilerek kamu göreviyle ilişiği kesilen başvurucunun, anılan Mahkeme kararının hukuken ve fiilen uygulanma olanağını kendi iradesiyle ortadan kaldırmış olması nedeniyle yeniden eski görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bu karar ise Danıştay Onikinci Dairesinin 6/2/2013 tarihli ve E.2010/1025, K.2013/283 sayılı kararı ile olayda hükme esas alınan Aksaray idare Mahkemesinin iptal kararının Danıştay tarafından bozulması üzerine davanın reddine karar verildiğinden dayanak kararın ortadan kalkması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle onanmıştır. Karar düzeltme istemi 23/12/2013 tarihli ve E.2013/7714, K.2013/11996 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bu karar 3/4/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 5/5/2014 tarihinde 2014/6079 sayılı bireysel başvuruda bulunmuştur. Öte yandan ceza yargılamasında Yozgat Ağır Ceza Mahkemesi 18/4/2011 tarihli ve E.2006/104, K.2011/193 sayılı kararıyla bir kısım suçtan başvurucunun beraatine bir kısım suçtan ise mahkûmiyetine karar vermiş; Yargıtay Ceza Dairesinin 20/6/2014 tarihli ve E.2013/3412, K.2014/6862 sayılı kararıyla beraate ilişkin kısımlar onanmış ve mahkûmiyete ilişkin kısımlar ise bozulmuştur. Bozma kararına uyan Yozgat Ağır Ceza Mahkemesi 15/10/2015 tarihli ve E.2014/180, 2015/131 sayılı kararıyla başvurucunun üzerine atılan suçları işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar vermiştir.B. İlgili Hukuk 657 sayılı Kanun’un "Genel ve özel şartlar" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.A) Genel şartlar: Türk Vatandaşı olmak, Bu Kanunun 40 ncı maddesindeki yaş şartlarını taşımak, Bu Kanunun 41 nci maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak, Kamu haklarından mahrum bulunmamak, (Değişik: 23/1/2008-5728/317 md.) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak....B) Özel şartlar: Hizmet göreceği sınıf için 36 ve 41 nci maddelerde belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarının birinden diploma almış olmak, Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak.” 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinin 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’la değişmeden önceki hâli şöyledir:“Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, ağır hapis veyahut 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak.” 657 sayılı Kanun’un “Memurluğun sona ermesi” kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:“Devlet memurlarının a) Bu kanun hükümlerine göre memurluktan çıkarılması; b) Memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi; c) …hallerinde memurluğu sona erer.” Mülga Diyanet İşleri Başkanlığı Görevde Yükselme Yönetmeliği'nin "Bu Yönetmelik kapsamına giren kadrolara atanacaklarda aranan genel ve özel şartlar" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Bu Yönetmelikte yer alan kadrolara atanacaklarda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 48 inci maddesinin (A) bendindeki genel şartlar ile atanmalarında dinî öğrenim yapmış olma niteliği arananlar için bu genel şartlar yanında "itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu" şeklinde ortak bir nitelik şartı da aranır."